beden algısı

DÜNDEN BUGÜNE BEDEN ALGISI

Beden algısı, çocukluğun başlarında kendisini, kendi olmayanlardan ayırt etmesiyle başlar. Yaşam boyu değişiklik gösterir. Beden algısı kişinin kendi zihninde görünüşü ile ilgili yarattığı resimdir. Fakat bu resim kendi görünüşüyle ilişkili olmayabilir. Beden algısında çocukluk döneminde ebeveynlerin tutumları , erken dönem deneyimleri, duyguları ruh halleri gibi  iç faktörler önemlidir. Başka bir söylem ile dış görünüşe yüklenen anlamlar içinde bulunulan zamana, kültüre ve kişilere göre değişiklik gösterir.

Beden algısı geçmişten bugüne değişim göstermiştir. M.Ö. 24.000-22.000 yıllarında yapılmış olan Paleolitik dönem Venüsleri ilk yorumlayabileceğimiz kadın figürleridir. Bu dönemlerde bir kadın ne kadar kiloluysa o kadar sağlıklı ve doğurgan olarak kabul edilirdi. Büyük göğüslü veya iri kalçalı kadın , doğurganlığın ,cinselliğin bolluk ve bereketin sembolüydü. 

14 ve 16. Yüzyıllarda küçük göğüsler , geniş kalçalar ve hafif şişkin bir göbek ve açık ten popülerdir. Saraydan çok çıkmayan kadınlar o dönem için bu özellikleri karşılıyordu. Ondan sonraki dönemlerde

19.yy Victoria dönemi ile beraber beden algısı değişmiş, kadınlarda kum saati görünüm kavramı ortaya çıkmıştır. 1920’lerde de kısa saç ve neredeyse dümdüz görünen göğüsler popülerdi. Erkeksi görünüm veren bu moda ile kadınların belleri göğüsleri düzdü veya bol kıyafetler ile kıvrımlar kapatılıp belirsizleştiriliyordu.

1950’ler Marilyn Monroe ve onun gibi balık etli, hafif kıvrımlı kadınlar oldukça popülerdi.

1960’lar da ise 0 beden kavramı yükselişe geçti. Sonuç olarak kıvrımlı vücutların yerini ince, uzun vücutlar aldı.

Günümüz Hayatı ile Beden Algısı

Bugüne döndüğümüzde zayıflık, dolgun göğüsler belirgin kalçalar güzellik algısını oluşturuyor. Dayatılan ideal ölçülere göre bedenleriyle ilgili duygu ve tutum geliştiren bireylerde ideal algılayıştan sapma ve kendilik değerlendirmesinde değişmeye neden olmuştur.

Bireyin beden algısının değişiminde kendi tutum ve algıları kadar başkalarının bakış açısı da etkilidir. Her şeyden önce bu algı yaşanılan zamana göre değişiklik gösterir.

Günümüze kadar bu süreçler kadınların bedenlerini algılayışını ve güzellik kavramını değiştirmiş, popüler olana teşvik etmiştir. Toplumca idealize edilen beden algısı , psikolojik olarak olumsuz etkilere de sahiptir. İdealize edilen bedene kavuşma arzusu ,kişinin gerçek yada hayali kusurlarıyla aşırı ilgilenmesi beden algısı bozukluğu yaratmıştır.

Beden algısının değişimi teknolojinin gelişmesiyle , sosyal medya kullanımının artışı ile kolaylaşmıştır. Beden algısının bu denli değişimi günümüzde tek tip olmak ile sonuçlanıyor. Tarihsel beden algısına ve günümüze baktığımızda kişi başka biri gibi olmak var. Bu sürekli kendini veya kusur gördüğü şeyleri değiştirmek için zihinsel ve fiziksel mücadeleye sevkediliyor.

Sonuç olarak yıllardır değişerek süren bu algının topluma empoze edilmesi, sorgulanmadan olduğu gibi kabul edilmesi zihindeki ideal beden algısına ulaşma arzusu kişilerde kaygı, depresyon, yeme bozuklukları , beden dismorfik bozukluk gibi psikolojik hastalıklara kapı aralamaktadır.

Psikolog Zahide BELTEN

Facebook
Twitter
LinkedIn
Telegram
Comments