Histrionik Kişilik Bozukluğu

Histrionik Kişilik Bozukluğu

Histrio Latincede aktör, oyuncu anlamındadır. Histrionik kişilik bozukluğunda kişi dikkati üzerine çekmek ister. Histrionik kişilerde, abartılmış duygusal tepkiler , olayları dramatize etme , dış görünümüyle çok ilgili olma, gösterişli ve çekici olma çabası, çabuk etkilenme ve benmerkezcilik gibi özellikler vardır.Bu kişilik örüntüsüne sahip kişiler ilgi odağı olmadığı durumlarda rahatsız hissederler ve kışkırtıcı hareketlerde bulunabilirler. Genellikle yüzeysel ilişki kurarlar ve ilişkilerini sürdürmekte zorluk çekerler.

Histrionik kişilikler, kişilerarası ilişkilerde yüksek kaygı, yüksek yoğunluk ve yüksek tepkisellik yaşar. Duygularını yaşama şekli başkalarına yüzeysel, yapay ve abartılı görünebilir ve duyguları oldukça hızlı bir şekilde değişebilir.

Histrionik karakter yapıları olan kişiler ;

oyunculuk ,dans ,politikacılık ,eğitmenlik ve öğretmenlik gibi kişinin işini yaparken başkalarının önünde olduğu ve görüldüğü meslekleri sever. Histrionik kişilik bozukluğu  erkeklerden daha sık kadınlarda teşhis edilmektedir.

 Histrionik kişilik bozukluğunun nedenleri kesin olarak bilinmese de psikanalitik literatür bu bozukluğu aile ortamı , anne-baba ile olan iletişim ile ilişkilendirmektedir. Histrionik kişide görülen abartılı davranışlar erken dönemde ihmalkar anne tutumlarıyla ortaya çıkabilmektedir. Kişi bebekliğinde ihtiyaçlarını anneye iletebilmek için abartılı davranışlar sergiler. Bebek duygularını ifade edemediği için sıkıntı duyar ve bu sıkıntı ile duygularını abartılı bir şekilde dışa vurmaktadır. Abartılı davranışlar sergileyen bebek yaşamının ileri ki dönemlerinde kendini ifade edebilmek için, duygularından kurtulmak için aynı yolu tercih eder.

Freudyen bakış açılarına göre babanın kızına aşırı düşkün olması ile beraber bir de anneyi hor görüp onunla dalga geçiyorsa kızların anneyle kendini yarış içinde hissettikleri bir  ortam oluşacaktır. Babanın ilgisini korumak ve baba tarafından sevilme ihtiyacı için kız sürekli kendini gösterme ve  sevimli olma çabası içinde olacaktır. İleriki yaşlarda da insanlarla ilişkisinde  babayla öğrendiği kalıbı kullanarak flörtçü davranışlar gösterecek ve teşhirci davranacaktır. Hakim kültürde erkekler kadınlardan daha fazla güce sahiptir ve her çocuk bunu görür ve  erkekler bebeklerin birincil bakıcılığını daha az yaparlar ve bu göreceli yoklukları onları daha heyecan verici, idealize edilebilir ve kadınlara göre daha “öteki” yapar. Histrionik kişilik bozukluğunda hem öğrenilmiş hem de kalıtsal faktörler de etkili olabilmektedir. 

Histrionik kişilerde tükenmek bilmeyen ilgi ve övülme istekleri vardır. Bu istekler zamansız abartılı değişiklikler gösterir.  Yeni tanıştığı birisine karşı aşırı ilgili gözükebilir onunla çok ilgiliymiş gibi sohbet eder. Karşısındaki birey ya da bireylerin olumsuz deneyimlerine karşı aşırı duygusal tepkiler verir. Olumlu izlenim bırakabilmek için sevgi sözcükleri kullanmakta çok bonkör davranabilir (Gençtan, 2003).

Psikanalitik perspektife göre, oral saplanımlı histrioniklerin annelerinin genel olarak yetersiz, soğuk ve hissiz olduğunu belirtmiş; bu bakımdan korkmuş, izole olmuş ya da onaylanmamış küçük kız çocuğunun temel bakım verenden öte yeni bir bakım kaynağı bulmayı arzuladığını eklemiştir. Sonuç olarak, anneyi değersizleştirip şiddetle babasına dönen kız çocuğu, normal feminen özdeşleşmeyi de reddetmiş olur. Bu bağlamda, erkekler daha güçlü ve heyecan verici bulunurken, kadınlar zayıf ve muhtaç olarak algılanır, dolayısıyla küçük kız babasına dönüp tüm gücüyle onun dikkatini çekmeye ve onayını almaya çalışır

Histrionik Kişilik Bozukluğunun Belirtileri

  • İlgi odağı olmadığı durumlarda rahatsız olurlar.
  • Başkalarıyla olan etkileşimleri cinsel yönden ayartıcı, kışkırtıcı ve uygunsuz davranışlar olabilmektedir.
  • İlgi çekmek için sürekli dış görünümünü kullanırlar.
  • Benmerkezcilerdir.
  • Sürekli onay ve güvence isterler.
  • Duyguları hızlı bir şekilde değişir.
  • Dikkat çekmek için tehdit ve intihara teşebbüs edebilirler.
  • İlişkilerini sürdürmekte zorluk çekerler ve ilişkilerin normalden daha fazla yakın olmasını isterler.

Kaynakça

Gençtan, E. (2003). Psikodinamik psikiyatri ve normaldışı davranışlar. İstanbul:Metis Yayıncılık.McWilliams, N. (2013). Psikanalitik Tanı: Klinik süreç içinde kişilik yapısını anlamak (E. Kalem, Çev.). İstanbul: İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları. (Orijinal çalışma 1994 yılında yayımlanmıştır).

Facebook
Twitter
LinkedIn
Telegram
Comments