Kernbeg’ın Aktarım Odaklı Psikoterapisi

Aktarım odaklı psikoterapi ağır kişilik bozuklukları için geliştirilen bir psikodinamik terapidir. Kernberg bu terapi modelini özellikle Borderline kişilik bozukluğu için geliştirmiştir. Aslında Otto Kernberge göre bütün kişilik bozuklukları borderline düzlem üzerindedir. Aktarım odaklı psikoterapi Nesne İlişkileri Kuramına dayanmaktadır.

Kişilik bozukluğu olan hastaların bir kendilik bütünlüğü yoktur. Kendilik bütünlüğü kişinin kendisini ve diğer insanları negatif ve pozitif taraflarını bir bütün halinde ele almasıdır. Ancak patolojileri olan insanların kendilik bütünlüğü yoktur. Aynı şekilde gündelik hayat içinde ruh halimizi yükselten veya düşüren bazı olaylar olabilmektedir. Bu olaylar gerçekleştikten sonra kişinin yükselen veya dibe çöken ruh hali yavaş yavaş orta seviyeye gelmelidir. Eğer kişinin duygulanımı ve ruh hali hep uçlarda kalıyorsa burada bir sıkıntı aranmalıdır. Bir diğer sıkıntı ise kişinin herhangi bir olay karşısında kendisini veya karşısındaki kişiyi idealize etmesi veya devalüasyon yapmasıdır. Kişi kendisine ve karşısındaki kişilere karşı istemediği veya istediği bir olay meydana geldiği zaman duygulanımında değişmeler olur. Örneğin çok sevdiği biri bir anada en nefret ettiği kişi haline gelebilir. Tam tersi bir şekilde sevmediği biri çok sevdiği biri haline gelir. Kişinin kendisine ve başkalarına ait bir nesne ve kendilik bütünlüğü yok. Buda aslında bölme mekanizmasından gelmektedir.

Bordeline kişilik bozukluğuna sahip olanlar bölme mekanizmasını kullanır. Rahatsızlığın asıl sebebi bu mekanizmanın kullanılmasından gelir. İlk beş yaşına kadar çocukta kimlik bütünlüğü yoktur. Yani çocuk için iyi nesne ve kötü nesne bir arada değildir. İyi nesne ve kötü nesneyi böler. Kendisini ve başkalarını iyi ve kötü taraflarıyla görerek bir bütünde birleştirir. Kişi bunu beş yaşından sonra yapamıyorsa bir kişilik bütünlüğü sağlanmamış olur. Kişi bu şekilde bölme mekanizmasını devam ettirir. Borderline dışında birçok kişilik bozukluğunda bölme mekanizması devam etmektedir. Kernberg de bundan dolayı bütün kişilik bozukluklarını borderline kişilik bozukluğu altında toplamıştır.

Peki bu bölme mekanizmasının kapanmamasını sebebi ne olabilir? Normal çocuklarda bu devre beş yaşına geldikten sonra sona erer. Patolojik sıkıntılara sahip olan kişilerde bu devre kapanmamış olur. Bu da aslında bebeğe bakım veren nesneyle ilgilidir. Bu dönemde anne nesnesi çocuk için ya yok denecek kadar az ya da çok fazladır. Anne çocuğun ihtiyaçlarını yeterli karşılamadığında sıkıntı olabileceği gibi fazla karşıladığında da problem olabilmektedir. Doğal olarak çocuğun sağlıklı bir nesnesi olmamış olur. Çocuğun kimlik bütünlüğünün oluşması için sağlıklı bir nesneye ihtiyacı var. Kernberg de çocuğun bu sağlıklı nesnesi için Aktarım odaklı terapiyi geliştirmiştir. Terapi sırasında danışanın çocukken nesneden alamadığı veya tamamlayamadığı o sevgi ve ihtiyaçları terapist yapacaktır. Danışanın geçmişte yaşadığı olayları ve insanları, yani geçmişte anneyle tamamlayamadığı veya yanlış ve eksik işlediği nesne ilişkisini terapistle yeniden işleyecek. Danışanın içselleştirdiği nesne ilişkileri gündeme getirilip yeniden gözlemlenip ve yorumlanmalıdır.

Aktarım danışanın terapistine karşı olan olumlu-olumsuz duyguları ve düşünceleridir. Karşı aktarım ise tam tersi terapistin danışanına olan duyguları ve düşünceleridir. Aktarım odaklı terapide daha çok danışanın terapiste olan aktarımları üzerine gidilir. Danışan seans odasına geçmişten getirdiği olayları ve insanları terapiste aktararak ilerler. Danışanın bu aktarımları sonucunda terapistte danışana karşı aktarımları olur. Terapistin karşı aktarımları seans odasında danışanla paylaşılıp üzerine konuşulup yorumlanması gerekir. Terapide kullanılan tekniklerden olan aktarımın ve karşı aktarımın analizi yapılmalıdır.

Aktarım odaklı terapide danışanın dışarıdan ve geçmişten getirdiği her şeyi şu an ve buraya terapist ve danışan arasına getirilmelidir. Danışan geçmişte yaşadığı olayları anlatırken onu şu an ve buraya getirip terapistle olan ilişkisinde bu olayları ve duyguları şimdi yaşayıp yaşamadığı sorulur. Mesela danışanın seansa getirdiği bir olayda karşısındaki kişinin ona çok değersiz ve yetersiz hissettirdiğinden bahsettiği zaman terapist ona, “şimdi burada senin ve benim ilişkimde kendini böyle hissettiğin durumlar oluyor mu ya da şu an böyle hissediyor musun” diye yöneltilir. Aktarım odaklı psikoterapide şimdi ve burada daha ön plandadır. Danışanın seansa getirdiği olaydan bahsederken ona olay gerçekleştiği zaman danışanın kendisini orda nasıl algıladığı ve nasıl hissettiği sorulur. Mesela danışan “kendimi yalnız algıladım ve bu bana çok kötü hissettirdi” gibi bir şey söyledi. Bununla beraber terapist “Daha önce seans odasında da kendinizi yanız algıladığınız ve kötü hissettiğiniz hiç oldu mu, eğer olduysa şu anda da böyle hissediyor musunuz” diye sorarak danışanı seans odasına getirir. Aslında burada önemli olan danışanın annesi ve babasıyla olan ilişkisinin terapistle arasında olan ilişkiye ne kadar benzediğidir. Çünkü bu yolla danışanın geçmişteki ilişkilerin şu anki ilişkileri üzerindeki etkisi ölçülür.

Aktarım odaklı terapi daha çok netleştirme, yüzleştirme ve yorumlama teknikleri üzerine gider. Ayrıyeten aktarımın ve karşı aktarım analizi yapılır. Terapi sırasında danışanın söylediği şeyler sorular sorarak daha çok detaylandırıp netleştirilir. Danışanın ikili durumları, ikili duygulanımları ve zıtlıkları ile ilgili yüzleştirmeler yapılır.  Aktarım ve karşı aktarımın çözülmesi, netleştirme ve yüzleştirmelere terapist yorumlar yapar. Bu yorumlarla danışandaki bölünme mekanizması sonlandırılmaya çalışılır.

Aktarım odaklı terapi en az 2-3 yıl sürmektedir. Ayrıca Aktarım odaklı terapinin ve terapist danışan arasındaki ilişkinin etkililiği için Online terapi yerine yüz yüze terapiler tercih edilir.

HALİME ÇİÇEK

KAYNAKÇA

PULAT, F. Aktarım Odaklı Psikoterapinin Borderline Patolojilere Bakışı. Türkiye Bütüncül Psikoterapi Dergisi2(3), 117-130.

Lütfi Atabey (2020), Kernberg ve Aktarım Odaklı Psikoterapi

Psikolog, öneri,Anadolu, yakası psikolog öneri, avrupa yakası psikolog, öneri, en iyi psikolog avrupa yakası, istanbul psikolog tavsiye, ücretsiz psikolog, istanbul psikolog fiyatları, psikolog ücretleri, istanbul psikolog, şişli psikolog, psikolog ücretleri, online terapi, psikolog fiyatları, pedagog, psikolog randevu, psikolog merkezi, psikolojik testler, online terapi, yetişkin terapi ,çocuk-ergen terapi, aile-çift terapi, hipnoz terapi, çocuk ergen, cinsel terapi, terspist, panik atak, özgüven, depresyon, ilişki problemi, travma, okb, vesvese, takıntı, obsesif kompalsif bozukluk, kişilik bozukluğu, paranoid, kişilik bozukluğu, narsizim, narsisizm, borderline, kişilik, bozukluğu, çekingen, anksiyete, kaygı, sosyal fobi, çekingenlik, kararsızlık, kapalı yer korkusu, klostrofobi, hassas bağırsak sendromu, erken boşalma, iktidarsızlık, erektil disfonksiyonel bozukluk, vajinismus, Adalar, Arnavutköy, Ataşehir, Avcılar, Bağcılar, Bahçelievler, Bakırköy, Başakşehir, Bayrampaşa, Beşiktaş, Beykoz, Beylikdüzü, Beyoğlu, Büyükçekmece, Çatalca, Çekmeköy, Esenler, Esenyurt, Eyüpsultan, Fatih, Gaziosmanpaşa, Güngören, Kadıköy, Kağıthane, Kartal, Küçükçekmece, Maltepe, Pendik, Sancaktepe, Sarıyer, Silivri, Sultanbeyli, Sultangazi, Şile, Şişli, Tuzla, Ümraniye, Üsküdar ve Zeytinburnu, Adana, Adıyaman, Afyonkarahisar, Ağrı, Amasya, Ankara, Antalya, Artvin, Aydın, Balıkesir, Bilecik, Bingöl, Bitlis, Bolu, Burdur, Bursa, Çanakkale, Çankır,ı Çorum, Denizli, Diyarbakır, Edirne, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Eskişehir, Gaziantep, Giresun, Gümüşhane, Hakkari, Hatay, Isparta, Mersin, İstanbul, İzmir, Kars, Kastamonu, Kayseri, Kırklareli, Kırşehir, Kocaeli, Konya, Kütahya, Malatya, Manisa, Kahramanmaraş, Mardin, Muğla, Muş, Nevşehir, Niğde, Ordu, Rize, Sakarya, Samsun, Siirt, Sinop, Sivas, Tekirdağ, Tokat, Trabzon, Tunceli, Şanlıurfa, Uşak, Van, Yozgat, Zonguldak, Aksaray, Bayburt, Karaman, Kırıkkale, Batman, Şırnak, Bartın, Ardahan, Iğdır, Yalova, Karabük, Kilis, Osmaniye, Düzce, psikolog

Facebook
Twitter
LinkedIn
Telegram
Comments