MADDEYE BAĞLI BOZUKLUKLAR

Psikolojik İhtiyaçlar

MADDEYE BAĞLI BOZUKLUKLAR

 

Madde Kullanımında Nedensel Faktörler

1- Ailesel Faktörler

  • Aile içi cinsel veya fiziksel istismar
  • Ebeveyn veya kardeşte madde kullanımı
  • Çocuğun madde kullanımına ailenin sessiz kalması
  • Zayıf iletişim
  • Kötü disiplin

2- Okul ile İlgili Faktörler

  • Okul başarısızlığı
  • Okul aktivitelerine katılımda eksiklik
  • Kötü okul şartları
  1. Toplumsal Faktörler
  • Yoksulluk
  • İşsizlik
  • Madde kullanımına göz yuman toplum yapısı

Madde Kulanımı Devam Ettiren Faktörler

  • Edimsel Koşullanma: Birey maddenin sağladığı olumlu etkilerin devamlılığını sağlamak için maddeyi kullanmaya devam edebilir. Erken zaman olumlu etkiler gelecekte karşılaşacağı olumsuz etkileri kişi için çoğu zaman manipüle etmeye yeter.
    MADDEYE BAĞLI BOZUKLUKLAR

    MADDEYE BAĞLI BOZUKLUKLAR

  • Tansiyon Azaltma Hipozeti: Kişi birçok stresörün etkisinden uzaklaşmak için madde kullanmaya devam edebilir.
  • Öz Farkındalık Kuramı: Maddeye bağlı azalan kişisel denetiminde sonucu olarak kişi kendini daha rahat hissedecektir. Öz farkındalığı azalan birey bu durumun getirilerini kullanmak için madde kullanımına devam edebilir.

 

  • Sosyal Öğrenme Kuramı: Kişi madde kullanımı sosyal çevresinden de görerek model alma yoluyla kendi hayatında uygulamaya koyabilir.

 

  • Bilişsel Uyumsuzluk Kuramı: Kişinin madde kullanımına karşı olumsuz olan ve madde kullanımını engelleyen tutumları olduğunu düşünelim. Bu kişi eğer bir kez madde kullanmışsa kendi içinde bilişsel bir tutarsızlığa düşer. Bu tutarsızlıktan kurtulmak için madde kullanma davranışını değiştiremeyeceğinden bu konuda ki düşüncesini değiştirir. Böylece kişi tutum olarak maddeye daha ılımlı yaklaşarak bilişsel tutarsızlığından kurtulmakla beraber madde kullanmaya daha açık hale gelir.

Madde Bağımlılığında DSM-IV-TR ve DSM-5

DSM-IV-TR’de bozukluk, madde kötüye kullanımı ve madde bağımlılığı olmak üzere ikiye ayrılmıştır. DSM-5’te yapılan güncellemeyle Madde Kullanım Bozuklukları başlığı altında toplanmıştır.

Bağımlılık Bileşenleri

  • Tolerans: Hem arzu edilen etkiyi elde etmek için daha fazla madde kullanımı hem de aynı miktarda alınmasına karşın daha az etkilenmeyi ifade eder.
  • Yoksunluk: Madde kullanımının sona erdirilmesi ya da maddenin daha az alınması durumunda kişinin geliştirdiği olumsuz fizyolojik ve psikolojik belirtileri ifade etmektedir. (kas ağrıları, tikler, terleme, kusma, uykusuzluk…)
  • Niyet edilenden fazla madde kullanmak.
  • Başarısız bırakma girişimleri.
  • Kullanılan madde yüzünden fiziksel ve psikolojik sağlığın kötüleşmesi.
  • İşte ve ilişkilerde sorunlarla karşılaşmak.

Alkol Kullanım Bozuklukları

Alkolün psişik etkilerini yaşamak, yokluğunun yarattığı rahatsızlıktan kaçınmak için bedensel, ruhsal ve toplumsal sağlığının bozulmasına rağmen çok miktarda ve sıklıkla alkol tüketen bireylere ‘alkolik birey’ denir.

Alkol ve Zararları

Alkolün Beyin Üzerindeki Etkileri

Alkol fazla miktarda alındığında nöratransmitterlerden biri olan glutamatı engelleyerek beynin işleyişini düşürür ve böylece beynin bazı bölümlerinde etkinliğin yavaşlamasına neden olur. Kas koordinasyonu, konuşma ve görme yetileri düşer. Karar mekanizması zarar görür, benlik denetimi azalır, iştahta azalmalar görülür.

Alkolün Psikososyal Etkileri

Alkol başlarda stresli durumlarda baş edilemeyen gerçekleri gölgelerken yararlı bir araç gibi görünebilir fakat zamanla problemleri durumlar ortaya çıkar. Bunlar daha az sorumluluk almaya, iş kaybına, çatışmalı ilişkilere ve kişiliğin aşamalı olarak kötüleşmesine yol açar.

 

 

DeliryumTremens

Uzun süre aşırı içki içme döneminin sonrasında kandaki alkol oranının aniden düşmesiyle çekilen yoksunluk sırasında ortaya çıkar. Görsel ve  dokunsal halisünasyonlar., mekankarşaması, tanıyamama, titreme gibi belirtiler birbirini izler. Tedavi olmama durumunda ölüm riski yüksektir.

Alkole Bağlı Bozukluklarda Tedavi Yöntemleri

  • İlaçlar
  • Psikolojik Tedaviler
  • Çevresel Müdahale
  • Kontrollü İçme / İçmeden Uzak Durma
  • İsimsiz Alkolikler

Uyuşturucu Kullanımı ve Bağımlılığı

Uyuşturucu kullananların davranış örüntüleri; uyuşturucunun tipine, miktarına, süresine, kişinin fizyolojik ve psikolojik yapısına ve bulunduğu sosyal ortama göre farklılık gösterir.

Afyon (Narkotikler)

Morfin ve Eroin narkotikler grubuna girmektedir. Morfinin asetik anhidrit ile işlenmesi sonucunda eroin elde edilir. Bu maddeler ilk kullanımla beraber yüksek bir öfori halinin ardından olumsuz yan etkilerle kendini gösterir.

Uyarıcılar

Kokain ve amfetamin uyarıcılar grubuna girmektedir. Kişinin zihinsel ve bedensel fonksiyonlarını uyarır ve yoğunlaştırırlar.

Kokain burun, ağız ve enjeksiyon yoluyla kullanılabilir. 4-6 saatlik bir öfori ardından baş ağrısı, baş dönmesi, huzursuzluk gibi etkiler ortaya çıkar. Kronik kullanımında akut şizofreni ortaya çıkabilir. Kokain aynı zamanda beyin korteksini uyararak; cinsel istek, uykusuzluk ve heyecan yaratabilir.

Barbitüratlar (Yatıştırıcılar)

Yoksunluk belirtileri afyon türlerinden daha tehlikeli ve şiddetlidir. Uyumaya yardımcı olan bu maddeler aynı zamanda bağımlılık yapıyor. Bilişsel görevlerde azalma, karar verme ve problem çözmede güçlükler ortaya çıkıyor. Aşırı dozda kullanımı solunum merkezini felç ettiği için ölümcül olmaktadır.

Halüsinojenler

Bu maddeler halüsinasyonlara, aslında var olmayan hislere neden olurlar. Genel olarak tümü algı ve duyguda değişikliğe neden olur. Yoğun duygudurum dalgalanmaları ile çok hızlı geçiş yaparlar, kullanıcı aynı anda birçok duyguyu hissedebilir. Halüsinojenler, artmış kalp hızı ve kan basıncı gibi fizyolojik semptomlara neden olabilir.

LSD: Kokusuz, renksiz, tatsız bir madde olan LSD halüsinojenlerinen  güçlüsüdür.Serotonin iletimini engelleyerek insanın var olmayan bazı hislere kapılmalarına neden olur. 8 saat boyunca; duyusal algısında değişiklikler, duygu durumu savrulmaları, kopukluk hissi yaşarlar. Bu eneyim hoş değildir ve travmatik olabilir (bozulan nesneler, sesler, aldatıcı renkler korkutucu bir hale bürünebilir).

Ekstasi: Dopamin ve serotoninin çok yükselmesini sağlar. Büyük bir coşkuya neden olurlar. Yüksek tansiyon, sıvı kaybı, ter basması, ölüm gibi yan etkileri oluşur. Halüsinasyon ve aşırı hislere neden olur.

Esrar: Hafif bir halüsinojen olmakla beraber içerisindeki THC etken maddesi renklere, seslere ve kokulara hassasiyeti arttırarak halüsinojen etki yaratır. Motor koordinasyon ve algı yeteneğini zayıflatır, hafızanın düzenlenmesini bozar. Akolün aksine THC maddesi tüm hafta vücutta kalır.

Kafein ve Nikotin

Düzenli kafein ve nikotin kullanımı sonrasında tolerans ve yoksunluk belirtilerinin ortaya çıkmasıyla bağımlılık gelişebilir. Kişi bu maddelerden uzak kaldığında veya azalttığında; yorgunluk ya da uyuşukluk, olumsuz duygulanım, asabiyet, odaklanmada güçlük çekme gibi belirtiler gösterebilir.

                                                                  FATMANUR BIÇAKÇI

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter
Share on linkedin
LinkedIn
Share on whatsapp
WhatsApp

Bir cevap yazın

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Post comment

Support Seven Courses!

Lorem ipsum dolor sit amet consectetur adipiscing elit dolor
donate

Recent posts

Featured articles