Nesnelerle Duygusal Bağlanma

“Onunla çok erken yaşta tanıştım. Üzerinde mavi bir şey vardı. İlk gördüğümde nereden bilecektim onu bu kadar seveceğimi. Ondan ayrılıp anaokuluna gitmek çok sinir bozucu olurdu. Sonra her şeyi birlikte yapar olduk. Film izlemeyi çok severdim onunla. Sarılırdık keyifli bir şekilde film izlerdik. Geceleri hep o yanımda olsun isterdim. Çünkü onunla uykuya dalarken hayal kurmalar çok daha keyifliydi. En çok sevdiğim yönü ise yumuşacık olmasıydı. Evet sevdiğim ve bağ kurduğum şey bir insan değil yastıktı. Onu hala anlattığımda içimi huzur kaplar” Bu yazıda ilk başta biriyle bağını anlatan birini okuduğunuzu düşündünüz değil mi? Ancak burada bir yetişkinin yastıkla kurduğu bağı görüyoruz. Peki cansız nesnelerle bağ kurmak mümkün mü gerçekten? Mesela çoraplarla, oyuncak ayıyla, T-shirtle, taşla veya arabayla. Mutlaka denk gelmişsinizdir “bu bizim kara kız” şeklinde arabasına isim veren birine.

geçiş nesnesi

Bowlby insanların çok erken dönemlerinde yakınları tarafından sağlanan psikolojik güvenliğe ihtiyaç duyduklarını öne sürer. Bebeğin- çocuğun bu ihtiyaçlarını karşılayan kişi (bakım veren) anne-baba olur genelde. Araştırmalar, bağlanma güvenliği tehdit edildiğinde bunu telafi etmek için insan olmayan nesnelere bağlanmanın gerçekleştiğini gösteriyor.

Peki bağlanma güvenliği nasıl tehdit altına girer?

  • Kişi, bağlanma ihtiyacının karşılanmasını beklediği bakım vereninin sürekli reddiyle karşılaşması, başkalarına güvenerek sıkıntıyı yönetmenin etkili bir yolu olmadığını öğrenebilir. İnsanlar tipik olarak bu duruma bağlanmadan kaçınma ile yanıt verirler: reddedilmekten kaçınmak için de duygusal mesafeyi sürdürürler.
  • Bakım veren kişi tutarsız bir şekilde ulaşılabilir veya güvenilmez destek sağlarsa da bağlanmanın güvenliği tehdit altına girebilir. İnsanlar bu duruma tipik olarak bağlanma kaygısı ile yanıt verirler. Sürekli tetikte olmak ve başkalarını yakınlaşmanın ihtiyaç anında ulaşılabilir olmamasına yönelik yoğun endişede olmak.

Eşyalar annenin gösterdiği şefkat ve ilgiyi gösteremiyorken neden tercih ediliyor?

Diğer potansiyel güvenlik kaynaklarının aksine, eşyalar son derece güvenilirdir. Çünkü nesneler tamamen kontrol edilebilir, gerektiğinde çağrılabilir ve olmadığında atılabilir. Bu, bir bakım verende aranan ilgi ve merhametten farklıdır. Ancak yakınlarının güvenilmezliğiyle karşı karşıya kalan insanlar için çekici olabilir. Winnicott çocuğun ilk kez kendiliği dışında bir nesneyi (örn. yastık) keşfetmesi, geçiş nesnesi olarak adlandırır. Bu anneden ayrışma sürecinde önemli bir aşamaya karşılık gelir. Her ne kadar o şey bir yastık dahi olsa çocuk o yastığın kendisinin bir parçası olduğu bir yanılsamadadır. O yastık anneden ayrılırken yaşadığı kaygıyı hafifletir. Hatta Winnicott geçiş nesneyi “ilk sahip olunan” olarak tanımlar.

Birçok kez eşyalar duygusal anlamlar taşırlar ve geçmişin koruyucuları olabilirler. Örneğin yıllardır kullandığı arabasından ayrılan bir bireye bakalım. O araba ile yaşadığı anıları arabayla birlikte elden çıkaracağını hissetmesi olasıdır. Çocukluğunda yaşadığı evin yıkıldığını görmek bütün geçmişinin yok olmuşçasına ağır bir travma yaşatması olasıdır.

Peki hangi durumda nesnelere bağlanma bir bozukluk haline gelir?

İstifçilik bozukluğu, yaşam alanlarında önemli sıkıntılara ve malları atma güçlüğü ve aşırı dağınıklık ile karakterize edilen psikolojik bir bozukluktur. Bir kişi ile eşyası arasında güçlü bir duygusal bağ olarak bu; duygusal bağlılık, gurur, rahatlık, zevk ve aynı zamanda bu eşyaları kaybetme riski ile endişe ve sıkıntı gibi olumsuz duygulardır. Araştırmalar istifçilik bozukluğu olan bireylerin nesnelere güçlü duygusal bağlar kurmakta hızlı olduklarını ve yüksek düzeyde nesne bağlanmasının biriktirme bozukluğu şiddetinin bir göstergesi olduğunu göstermiştir. Bu kişiler kullanılmayan gereksiz bir eşyayı, kenarda dursun bir gün lazım olur diye bir kenarda saklarlar. Eşyaların birçoğu ile çok fazla duygusal bağ kurarak çöpe atmaktan ya da birilerine vermekten çekinirler. O halde ilk adım olarak hangi eşyalara neden çok bağlı olduğunuzu, sizin hangi ihtiyacınızı karşıladığını bulmaya çalışabilirsiniz.

Sizin bağlandığınız ve isimlendirdiğiniz eşyalarınız var mıdır? Peki kendi geçiş nesneniz hatırlar mısınız?

Psikolog Süreyya ÇALIK

Facebook
Twitter
LinkedIn
Telegram
Yorumlar