Jacques Lacan’ın Ayna Teorisi

Lacan bebeğin altı aylıkken ayna karşısında kendi imgesi ile karşılaştığını söyler. Bebek ayna evresinde ben kavramıyla karşılaşır. Bebek aynada gördüğü yansıma ile özdeşim kurar. Bebek de sudaki kendi görüntüsüne aşık olan Narkissosa gibi aynadaki kendi görüntüsüne hayran olur. Ayna karşısında kendi yansımasıyla karşılaşan bebek öteki ve ben arasında ayrım yapmaya başlar.

Çocuklar ve Ergenler Depresyon Tanısı Alabilir mi?

Çocuklar ve Ergenler Depresyon Tanısı Alabilir mi? Spitz ve Bowlby birincil bakıcılarından erken yaşta ayrılmak zorunda olan kurum çocuklarında Anaklitik Depresyon’u tanımlamış ve bu çocuklarda uyku bozuklukları, kayıtsızlık, geri çekilme ve yemeği reddetme davranışlarının ortaya çıktığını belirtmişlerdir. Çocuklarda depresyon tanısı için beden duruşu, yüz ifadesi ve dışa vurumuna bakılarak tanı koyulabilir fakat 7 yaşından önce…

Emzirme ve Hospitalizm (Yuva Hastalığı)

Rene Spitz’in Gelişim Teorisi

Rene Spitz’in Gelişim Teorisi Rene Spitz erken dönem ruhsal gelişimi üç safhada ele almıştır. Bu üç safhada bebekle nesne ilişkisinin gelişimi ele alınır. Bu safhalardaki düzenleyiciler benlik örgütleyicileri olarak isimlendirilir. Üç safha; Nesnesiz evre, Libidinal Nesnenin yerleşmesi ve İnsan İletişiminin Başlangıcıdır. Nesnesiz Evre ( Doğum ile 3 ay arası ) İlk safha olan Nesnesiz Evre…

Sullivan ‘ın Gelişim Teorisi

Kişiler arası Psikanaliz teorisyeni olan Harry Stack Sullivan Freud’un temel psikoanalitik anlayışından farklı bir bakış açısına sahipti. Birçok noktada ondan ayrılıyordu. Freud’dan farklı olarak şizofreni gibi psikotik örgütlenmeye sahip bozukluklarında psikanalist ile tedavi edilebileceğini düşünüyordu.

İkinci farkı kaygıya yönelik bakıştır. Sullivan göre kaygının kaynağı kişiler arası etkileşimlerdir. Kaygı sosyal etkileşimler içerisinde doğar. Çocuk tarafından gösterilen kaygı ebeveyni çocuğun ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik harekete geçirir. Bununla birlikte ebeveyn kaygısı çocuğa da kaygılandırır. Sullivan, kaygının azaltılması için çocuğun kaygısız güvenilir yetişkinler ile şefkat ile ihtiyaçlarının karşılanması gerekir

Gelişim Evreleri

Gelişim Evreleri

Bu dönemde psikoterapötik değişim için büyük fırsattır. Çünkü başkalarının fikirlerine karşı hassasızdır .Bu evrede daha önceki evrede yaşanan çarpıklıklar arkadaş ilişkileri aracığıyla düzelebilir. Örneğin kötü niyetli bir çocuk bu evrede yakın arkadaş arayışı içindedir ve bu sayede bir grubun parçası olarak şefkat ve ya kabul bulma ihtimalini görebilir.

Winnicott’un Gelişim Evreleri

Winnicott’un Gelişim Evreleri Winnicott’a göre anne ve çocuk arasındaki bağımlılık 3 evreye yayılır: Mutlak bağımlılık Göreceli bağımlılık Bağımsızlığa doğru Mutlak bağımlılık Bebeğin ilk 3 ila 6 ayı bu aşamaya denk gelir. Bu aşamadaki bebekler birincil bakım verene mutlak bağımlı oldukları için dış nesnelere karşı herhangi bilgi ve tecrübesi yoktur. Bu aşamada anne ve bebek ayrılmaz…

Sistemik Aile Terapisi

Sistemik Aile Terapisi Nedir?

Sistemik Aile Terapisi Nedir? Aile terapisi, ailelerin ruh sağlığını ve aile kurumunun işleyişini etkileyen sorunlara yardımcı olmak, aile üyeleri arasındaki iletişimin kalitesini arttırmaya yönelik için tasarlanmış bir terapi yöntemidir. Bireysel aile üyelerinin daha güçlü ilişkiler kurmasına, iletişimi geliştirmesine ve aile sistemi içindeki çatışmaları yönetmeye yardımcı olabilmektedir. Aile terapisinin amaçlarından bazıları; daha iyi bir ev ortamı…

Mazoşistik Hastalarda Aktarım ve Karşı Aktarım

Mazoşistik Hastalarda Aktarım ve Karşı Aktarım   Mazoşistik bireyler hayatlarında oldukları gibi terapi odasında da terapiste ilgi ve ihtiyaç duyduklarını, çok derin acılar çektiklerini ve bu acıların terapist tarafından görülmesine ve onaylanmasını beklerler. Mazoşistik danışanlar çoğunlukla hayatlarındaki otoriter alt üst ilişkisini odaya yansıtarak terapisti ebeveyni ya da daha sadistik acımasız biri olarak algılarken kendilerini sevgiye…

Yaşam Ve Ölüm İçgüdüsü

Belirsizliğe Tahammülsüzlük

Belirsizliğe Tahammülsüzlük Hayat ile ilgili hepimizin ortak olarak bildiği bir gerçek var. Bu gerçek hepimizin hayatımızdan ne olabileceğinin tam olarak bilemeyeceğimizdir. Bu yüzden hepimiz gelecekte karışılabileceğimiz sorunları ve engelleri bilmemek ile ilgili belli bir düzeyde kaygılanırız. Belirsizliğe tahammülsüzlük ise psikolojik bir alerji gibi tanımlanabilir. Hepimiz belirsizlikten kaygılandırsa da belirsizliğe tahammülsüzlüğü olan kişiler aşırı  kaygıya yönelik…