Mesafeli Kendindelik

Mesafeli kendindelik (detached mindfulness, DM) ilk kez Wells ve Matthews tarafından ele alınmıştır. Bu kavram bireyin kendi düşüncesine dair nasıl bir tutum içerisinde olduğu ile ilgilenir. DM içsel temsillere herhangi bir yanıt vermeden, onlar üzerinde bir kontrol girişiminde bulunmadan ve baskı kurmadan tüm bu süreçlerin farkında olabilme halidir. Kişi burada zihninden geçen düşüncelere kaygı ve…

Paranoid-Şizoid Konum

Nesne ilişkileri Kuramı’nın kurucusu Melanie Klein bebeklerin gelişiminin paranoid-şizoid konum ve deperesif konumdan geçtiğini söyler. Bebek paranoid-şizoid konumda (0-3 ay) iken bir bütünlüğü yoktur. Her şey onun için ayrı ayrı ve parçalar halindedir. Bir olayları, insanları tek bir parça

Sınav Kaygısı

Öğrenme ve öğrendiklerini sergileyebilme yetilerinin göstergesi sınavlar; çocukluktan ergenliğe, ergenlikten yetişkinliğe kadar hayatın büyük ve önemli bir bölümünde yer alır. Hayatta böylesine yer edinmiş sınavlar kişiyi elbette fazlaca etkiler. Bu etkilerden en çok karşılaşılan sınav kaygısıdır. Kaygı gerçekleşmemiş olan, gerçekleşme ihtimalinin olduğu düşünülen bir durum karşısında duyulan korku, karamsarlık, umutsuzluk, tedirginlik gibi olumsuz hislerdir. Kaygı…

Depresif Konum

Melanie klein’ın Nesne İlişkileri Kuramına göre bebek gelişim döneminde şizoid-paranoid konumdan ( 0-3 ay) sonra depresif konuma ( 3-6 ay) geçmektedir. Bebek şizoid- paranoid konumda iken ayrıştırdığı iyi ve kötü nesneyi depresif konumda bir algılamaya başlamaktadır. Gelişim döneminde olan bebek iyi ve kötü nesneyi ayrı ayrı ele alıyordu. Bebeğin şizoid-paranoid konumdan depresif konuma geçebilmesi için…

boş sandalye

Yas Süreci

“Sevilen bir insanın ölümü karşısında yaşanan yas da gerçekte, ölen kişiye duyulan kızgınlığın içe yöneltilmesidir. Ölen kişinin bizi terk etmiş ve sevgisinden yoksun bırakmış olmasından ötürü yaşanan kızgınlığın bilince ulaşması, her şeyden önce bir ölüye kızılamayacağı için engellendiğinden bu duyguyu kendimize yöneltiriz.” Engin Geçtan Sevilen birinin kaybı her birimiz için acı verici bir deneyimdir. Kaybın…

Kendilik Gelişimi

Donald Winnicott ve Kendilik Gelişimi Donald Winnicot psikanalitik ekolüne ait genellikle çocuklarla ilgili çalışmalarıyla tanınmıştır. Winnicott’a göre bebeğin sağlıklı, bütünleşmiş bir kendilik geliştirmesi yeterince iyi olan bir anne tarafından yetiştirildiğinde mümkündür. Yeterince iyi anne kavramı günümüzde yeterince iyi bakım veren olarak değişime uğrayabilir. Ortaya attığı yeterince iyi anne kavramına göre; mükemmel olmayan anne bebeğin de…

Karakter Tipleri

Erich Fromm’un Karakter Tipleri– istanbul psikolog,online terapi Kişilik bireyin doğuştan getirdiği özellikleri ve doğduğundan itibaren anne babası, arkadaşları, sosyal çevresi ile kurduğu ilişkilerle birlikte tecrübeleri sonucu elde ettiği özelliklerin bir bütünüdür.  Kişilik bireyin kendisine özgü onu diğerlerinden ayıran kendine has belirgin bireysel farklılıklarıdır. Herkesin aynı olay karşısında kendine özgü farklı tepki ve davranışlar sergilemesi…

Aktarım ve Karşı Aktarım

Terapi esnasında danışanın ve terapistin kurduğu iletişim çok önemlidir. Kurulan iletişim bir tarafı ile terapiste, danışanla ilgili birçok bilgi verir. Diğer tarafı ile de danışanı iyileştirir. İletişim hem sözel hem de fiziksel tepkilerle sağlanır. Çoğu zaman sessizlik de iletişimin bir parçasıdır. Danışanın terapist dışındakilerle ile nasıl bir iletişim kurduğu aktarım yoluyla, danışan ile kurulan iletişim…

Nörogelişimsel Bozukluklarda Erken Tanı

Kişilerin doğumlarından itibaren yaşlarının anatomik, psikobiyolojik ve psiko-davranışsal gelişim kalıplarına uygun olarak belirlenen becerileri yerine getirebilmeleri ve bu becerilerde yeterlilik kazanmaları beklenir. Eğer kişiler bu becerileri yerine getirirlerse gelişimlerinin başarılı şekilde sürdürdükleri söylenebilir. Örneğin, yeni doğan bebek ilkel reflekslerle uyarılara yanıt verir, 3. aydan itibaren ses tonuna göre yanıt vermeye başlar ve 8. ayda…

Antidepresan İlaçlar ve Grupları

Antidepresanlar, beyindeki sinir hücreleri arasındaki bağlantıdan sorumlu olan nörotransmitterlerin bozulmuş dengesini değiştirerek daha sağlıklı ve dengeli hale getirmeye yardımcı olur. Bu ilaçlar depresyonun yanı sıra obsesif kompulsif bozukluk, anksiyete bozuklukları, travma sonrası stres bozukluğu ve sosyal fobi gibi rahatsızlıklar için kullanılır. Antidepresanlar beyindeki etki alanlarına göre çeşitli gruplara ayrılmıştır. 1.Trisiklik Antidepresanlar Depresyon, OKB, TSSB, anksiyete…