Yeme Bozukluklarının Psikolojik Sebepleri

Yeme bozukluğu, çeşitli faktörlerin etkileşimi sonucu meydana gelen psikolojik bir rahatsızlıktır. Düzensiz yeme davranışları gibi bedensel belirtiler şeklinde kendini gösterse de kökleri zihnin derinliklerine dayanır. Diğer bir ifade ile sadece yiyeceklerle ve kişinin ağırlığıyla ilişkili değildir. Aynı zamanda genetik yatkınlık, çevresel faktörler ve psikolojik sebeplerle de şekillenir

Sinirlerine Hâkim Ol

Aslında bu şekilde duygularımızı olduğundan farklı şekilde ifade ettiğimiz durumda bu sosyal ilişkilerimizi olumsuz şekilde etkileyebilir. Bütün bunlarla beraber öfke duygusuyla ilişkili duygular arasında hayal kırıklığı, üzüntü, nefret, kıskançlık, kızgınlık ve haset vardır. Özellikle kızgınlık ve öfke duygusu birbirleriyle karıştırılmaktadır. Öfke duygusu kızgınlık duygusuna kıyasla daha yoğun olarak hissedilen ve kişide bir intikam alma düşüncesini açığa çıkaran ve bunu eyleme dökmesi daha olası olan bir duygudur.

Ayna Kavramı ve Kimlik Oluşumu

Lacan’a göre, bebek ilk başta aynadaki yansımasını kendisiyle özdeşleştirmektedir. Diğer bir ifadeyle aynadaki görüntüyü kendisi olarak algılamaktadır. Ama zaman içerisinde ayna karşısında gördüğü şey ile içsel algısı arasında bir ayrım yapmaya başlamaktadır. Bu ayrımla birlikte “ideal benlik” ve “gerçek benlik” arasındaki farkı görmektedir. İdeal benlik denilen şey, bebeğin kendisine dair içsel olarak oluşturduğu mükemmel, eksiksiz bir imgeyken gerçek benlik ise, onun çelişkilerle dolu, karmaşık ve eksikliklere sahip olan gerçek benliğidir.

Empati Nasıl Geliştirilir

Uyumsuz Hayal Kurma

Uyumsuz Hayal Kurma, kişinin gündelik sorumluluklarına ve işleyişine müdahale edecek, işlerini aksatmasına sebebiyet verecek kadar zaman alan, hayatını etkileyen psikolojik bir kavramdır. Kişi detaylı ve insanlarca tetiklenen hayaller kurmaktan kendini alıkoyamaz. Bu kişilerin hayalleri gelişigüzel değildir. Bir film gibi karakterler, olay örgüleri ve düzeni vardır. Hayallerini bıraktıkları yerden tekrardan devam ettirme eğilimindedirler. Hayal kurarken jest ve mimiklerini kullanma, sessiz bir şekilde diyologları tekrarlama gibi durumlar da gözlemlenebilir

içimdeki boşluk

YÜCELTME

Başka bir ifadeyle kişi toplum tarafından olumsuz karşılanabilecek dürtülerini toplum tarafından beğenilebilecek olumlu ve yararlı faaliyetlere çevirmesidir. Kişi ilkel olan eğilim, istek ve dürtülerini toplumun kabul edebileceği bir şekle büründürüp enerjisini o yönde aktarmasıdır. Kişi yüceltme savunma mekanizmasını kullanarak toplum tarafından alabileceği olumsuz tepkinin önüne geçebilir, ayrıca kendi benlik değerini ve özsaygısını korumuş olur.

Karar Vermekte Zorlanıyor Musunuz?

Aşağılık Kompleksi ve Layık Olma Düşüncesi

Bir defa aşağılık hislerle karşılaşan bir insan bunun baskısı altında ezilmeye başladığında bilinci bazen bu durumu adlandıramaz. Bunu bir nedene oturtmak için ise kaderci bir tutum izlemeye başlayabilir. Bunu bir örnekle açıkladığımızda aldatılan bir insanın diğer ilişkilerinde de sonrasında aldatılması örneğiyle karşılaşıyoruz. Burada kişinin aldatma potansiyeli olan diğer kişilere bilinçsizce bir yaklaşım içerisinde olduğunu söyleyebilir miyiz?

Freudyen Açıdan Anksiyete

Freud’un 1926 yılında ele aldığı anksiyete kuramına göre anksiyete iki bölüme ayrılmaktadır. İlk bölüm olan otomatik anksiyetenin en temek belirleyicisi travmatik bir durumun ortaya çıkmasıdır. Ruhsal yapı hakim olunamayacak ve ortadan kaldırılamayarak boşaltılamayacak bir uyaran dalgası ile karşılaştığında böyle bir anksiyete meydana gelmektedir. Bu uyaranlar altbenliğe dayanmaktadır ve bu nedenle olgunlaşmamış erken çocukluk dönemine özgü anksiyete örnekleridir. Aynı zamanda erişkinlerde anksiyete nevrozu durumunda görülmektedir.

Ölüm Nedir ve Neden Korkarız? - 1

Sandalyede Farklı Roller

Boş sandalye tekniği danışanın çatışmalarını, duygusal durumlarını ve içselleştirdiği şeyleri ortaya çıkarmasını sağlayan bir tekniktir. Bu teknikte danışanın çeşitli rolleri farklı sandalyelere yerleştirerek yaşadıklarını dışarıya vurması hedeflenmektedir. Bütün aşamalar danışan tarafından uygulanmaktadır. Kabaca danışan, kendisini yansıtan sandalyeye otururken, diğer sandalyeye geçer, oradaki kişiyi temsil ederek ve farklı bir bakış açısını ve onun duygularını anlamaya çalışır

Geçiş Nesnesi

Geçiş nesnesi, çocuğun duygusal destek için derin bir bağ kurduğu herhangi bir nesne olabilir. Genelde cansız, taşınabilir ve anne ile ilişkilendirilen bir eşyadır.

Cansız olmasındaki önemli nokta ise çocuğun yer yer geçiş nesnesi üzerinde her türlü hak iddaa edebilmesi, bazen çekiştirdiği, ısırdığı bazen de sevgiyle kucaklayabilmesidir.

İlksel Nesne İlişkileri ve Çocuk Gelişimi

Doğum öncesi döneme yönelik özlemler, çocuğun anne karnında yaşadığı güvenli ve kaygısız döneme karşı duyulan özlemini ifade eder. Anne karnı, çocuk için güvenli bir alan olarak algılanır, burada herhangi bir kaygı hissedilmez ve çocuğa sürekli beslenme sağlanır. Doğum itibariyle yaşanan kopuş ile birlikte yaşam veya besin kaynağı olarak annenin memesi görülür. Bu bağlamda, çocuk için meme, sadece beslenmeye yönelik bir anlam taşımaz, aynı zamanda doğum öncesindeki güven duygusunu yeniden kazanma arzusunu ifade eder.