Dehşet Yönetim Kuramı Dehşet yönetim kuramı, bireyin gerçekleştirdiği bütün davranışların ve düşüncelerinin temelinde ölüm korkusunun yattığını belirtir. İnsan ölümle ilgili farkındalığa sahip olan te...
Dehşet Yönetim Kuramı
Dehşet yönetim kuramı, bireyin gerçekleştirdiği bütün davranışların ve düşüncelerinin temelinde ölüm korkusunun yattığını belirtir. İnsan ölümle ilgili farkındalığa sahip olan tek varlıktır. Bu farkındalık yavaş yavaş gelişir. Dehşet yönetim kuramına göre ölümün farkındalığı, insan davranışı üzerinde belirleyici bir etkendir. İnsanın ölümle ilgili sahip olduğu bu farkındalık geleceği düşünme, planlar yapma ve kendini koruma farkındalık geliştirebilir. Kaçınılmaz ölümle birlikte bireyde dehşet duygusu ortaya çıkar.. Ölümün kaçınılmaz olması, ölümlü olduğunu bilmek bireyi dehşete sokar. Bu dehşet duygusu çocukluktan beri yavaş yavaş bireyin benliği ve davranışı üzerinde etki etmeye başlar. Dehşet yönetim kuramı, bireyin ölümün farkındalığı sonucu ortaya çıkan bu dehşet durumuyla baş etmeye çalıştığını söyler.
Bilinçli veya bilinçsiz bir şekilde birey dehşet duygusundan yani ölüm korkusundan kaçmaya çalışır. Ölüm korkusundan kaçmak için birey sembolik anlamda ölümsüzlüğe ulaşmaya çalışırlar. Bu ölümsüzlük düşüncesi için insan kültürel görüşlere sığınır. Kültürel dünya görüşlerini koruma bireyin ölüm korkusunun yarattığı kaygıyla baş etmek için başvurduğu iki yoldan biridir. Bu kültürel dünya görüşleri genel olarak bireyin hayatını sağlam ve anlamlı bir zemine oturtur. Din, dünya görüşü, aile, meslek, cinsiyetçilik gibi şeylerle birey sembolik ölümsüzlüğe ulaşmaya çalışır. Din bireye ölüm sonrası yaşam ve cennetle insana ölümsüzlüğü sunar. Dünya görüşleri ile birey içinde yaşadığı toplumun değer yargılarını kabul ederek bu görüşlere göre hareket eder.
Böylelikle kendi görüşüne sahip bireyleri kabul ederken karşıt görüştekileri dışlar. Bireyin dünya görüşlerine tutunmasının sebebi kendisinin bir gün öleceği fakat bu düşünce ve inançların hala hayatta kalmaya devam edeceği inancıdır. Birey böylelikle ölümsüzlüğüne inandığı bu görüşlerin dışına çıkamayarak kendi hayatına anlam kazandırır. Ölüm düşüncesinin yarattığı dehşet duygusundan kurtulmak için kültürel görüşlere bağlanıp bu kalıpların dışına çıkmayan birey, diğer görüş ve inançları reddeder. Sembolik ölümsüzlük için bireyin başvurduğu bir diğer yol ise aile kurmak yani çocuk yapmaktır. Birey bu yolla dünyada kendisinden bir parça bırakır ve sembolik ölümsüzlüğe ulaşır.
Kültürel dünya görüşünü korumayla birlikte bireyin ölüm korkusuyla baş etmek için başvurduğu bir diğer yol benlik saygısıdır. Birey sahip olduğu kültürel görüşlerini dışına çıkmayarak benlik saygısının kazanacağına inanır. Birey öncelikle güven ve değer kazanmak için ebeveynlerinin isteklerine göre davranır. Zamanla bu biraz daha genişleyerek ailenin istek ve ihtiyaçlarına göre davranmaya gider. Dışardakilerin isteklerine göre davranmaya başlamakla birlikte değer kazanmaya başlayan birey büyüdükçe içinde yaşadığı toplumun yani kültürün değer yargılarına göre hareket eder. Birey böylelikle benlik saygısı kazandığını düşünür. Benlik saygısı düşük olan bireyler ölümün belirginleştiği durumlarda ölüm korkusuyla baş etmek için daha fazla kültürel görüşlere sarılır. Benlik saygısı yüksek olan bireylerde ise kültürel görüşlerin etkisi daha az görülür. Benlik saygısı ölüm korkusu ve dehşet karşısında kültürel dünya görüşlerine göre daha fazla etki görmektedir. Bu yüzden benlik saygısı yüksek bireyler kültürel dünya görüşlerine daha az bağlanırlar.
Psikolog Halime ÇİÇEK
Psikohelp
Psikohelp Editör Ekibi
Psikohelp ekibi tarafından hazırlanmıştır.
Bu Konu İle İlgili Uzmanlar
Genel konusunda size yardımcı olabilecek uzmanlarımız
Haşim BELTEN
Klinik Psikolog
Zahide BELTEN
Klinik Psikolog
Popüler Psikolojik Testler
Bu içerikle doğrudan eşleşen test bulunmadığı için platformda en çok tamamlanan aktif testler gösteriliyor.
Yorumlar (0)
Düşüncelerinizi paylaşın ve diğer okuyucularla etkileşime geçin
Yorum Yapın
Henüz yorum yapılmamış
İlk yorumu yapan siz olun!