Psikohelp - İstanbul psikolog, online psikolog, online terapi

                          Müzik Terapi

Müzik terapi, bireylerin fiziksel, psikolojik, sosyal ve zihinsel ihtiyaçlarını karşılamada müziğin ve müzik aktivitelerini kullanıldığı bir yöntem olarak karşımıza çıkar. İlk defa müzikle tedavi uygulaması, 1947’de Michigan Devlet Hastanesi’nde tedavi programları içinde yer almıştır. O günden sonra 1949 yıllarında ise Fransa’da müzik terapi çalışmaları yapılmış ama asıl olarak II. Dünya Savaşı’ndan yaralı çıkmış askerlerin kaldığı hastanelerde müzik kullanımının başlamasının sonrasında bu uzmanlık dalının farkına varılmış ve 1960’lı yıllarda müzik ile tedavi uzmanlarının arttırılmasına ve kapsayıcı bir eğitim almalarına yönelik çalışmalar başlatılmıştır.

Müzik Terapi
Müzik Terapi

Peki ya müzik terapisinin geçmişi sadece 20. yüzyıla mı dayanır? Bu soruya hayır cevabı vermemiz hiç yanlış olmaz. Çünkü müziğin Şamanlarda terapötik kullanımına rastlandığı ve bu kullanımın Antik – Ortaçağ medeniyetlerinde de etkisini gösterdiği görülmektedir. İslam medeniyetlerinde sufilerin ilgilendiği müziğin iyileştirici gücünün, Selçuklu ve Osmanlı döneminde de izlerini sürdürdüğü tarihi bilgilerimiz arasında yer olmaktadır.

Bu kadar geçmişi olan müziğin, müzikle iyileşmenin üzerine yapılan araştırmaların bizlere gösterdiği birkaç şey vardır. İlk olarak müziğin kişiyi dinlendirdiği, yaşama sevinci kattığı, canlandırdığı, sakinleştirdiği, toplum içerisinde uyumla yaşamına devam ettirmeyi sağladığı düşünülmektedir. İkinci olarak ise yapılan araştırmalarda insanın, merkezi sinir sistemi ve beyin kabuğunda yer alan düşünme, öğrenme, konuşma, beden kontrolü ile ilgili merkezleri uyardığı ve bu alandaki gelişmeleri desteklediği görülmüştür. Müziğin endokrin sistem dediğimiz hormon sistemimiz üzerinde de tarzına göre stres hormonlarını arttırıcı ya da azaltıcı etkisi olduğu görülmektedir.

Dünya Müzik Terapisi Federasyonu (WFMT) müzik terapiyi şu şekilde tanımlamaktadır: Müzik terapisi, bir müzik terapistinin bir danışan veya grupla, onların fiziksel, duygusal, zihinsel, sosyal ve kognitif ihtiyaçlarına karşılık verebilmek adına iletişim, diyalog, öğrenim, hareketlilik, ifade, organizasyon ve bunlarla ilişkili diğer terapötik amaçları gerçekleştirebilmek ve kolaylaştırmak amacıyla planlı bir süreçte müzik ve/veya müzikal unsurları (ses, ritim, melodi ve armoni) kullanmasıdır. Bu tanımdan yola çıktığımız zaman, müziğin kişinin kendisini ifade etmek için kullandığı bir araç rolünde olması kaçınılmaz olmaktadır. Bu noktada müzik terapisti grupla ya da bireysel olarak işleyişini sürdürür. Çalışma esnasında terapist ve danışan karşılıklı etkileşim içindedir. Terapide amaç, danışanda ortaya çıkan anlık tepkilerin terapötik müdahalelerle danışanın sağaltımı yönünde kullanılması olarak belirlenmiştir.

Müzik terapisi için herhangi bir yaş sınırlaması bulunmadığı gibi katılımcılar için özel bir müzik geçmişi ya da yeteneğine de gerek yoktur. Çocuklar için özellikle müzikle terapi yönteminin, kendini ifade etme yeteneklerini geliştireceği, estetik, farklı ve yapıcı düşünme kapasitelerini arttıracağı ön görülür.

Müzik terapiyle; depresyon, stres, sinirlilik, uykusuzluk, dikkat dağınıklığı, fizyolojik veya somatik ağrılar, öğrenme güçlüğü durumları, otizmli bireyler, hiperaktivite, hamilelik sürecinde normal doğumun daha rahat geçmesi ve doğum sonrası ağrıların azalması, kanser hastalarında psikolojik destek amaçlı ve sağlıklı bireylerin ruhunu – bedenini rahatlatmak amaçlı konularla çalışılmaktadır.

Terapinin aşamalı olarak ilerlediği noktada ilk basamakta doğru nefes alma bulunmaktadır. Sonrasında dijital ve/veya canlı enstrüman uygulamaları, ardından ses mesajı, titreşim terapi ve ses terapi olmak üzere uygulanan 5 basamakla kişilerin sağaltımı hedef alınmaktadır.

                                                                Elifnur Kuzuoğlu

Tags:

1 comment on “Müzik Terapi

Bir Cevap Yazın