Rene Spitz Deneyi

Spitz, temel ihtiyaçları düzenli olarak karşılansa dahi yeterli sevgi ve ilgi ile beslenemeyen çocuklarda hem zihinsel hem de fiziksel olarak gelişim bozukluklarının oluştuğunu belirtti.

Rene Spitz Deneyi -istanbul psikolog ,online psikolog

Spitz yeni doğan bebeklerin gözlemlenmesine ve bu yolla veri toplanmasına büyük önem verdi. Çocuğun gelişimini belirleyenin dürtüler olduğunu iddia eden dürtü kuramcılarının aksine Spitz bebeğin gördüğü bakım ve ilginin mental gelişim üzerinde daha belirleyici olduğu fikrini ortaya attı. Bebekler ve bakım verenleri arasındaki nesne ilişkilerine dikkat çekerek gelişimi kitleyebilecek etkenler kadar besleyecek etkenlerin de önemli olduğunu savundu. şişli psikolog

Spitz’den önce ebeveynlerini kaybetmiş veya terk edilmiş bebekler evlat edinilmeden önce uzun süre boyunca kurumlarda beklerdi ve oradaki kişilerden bakım alırlardı. Spitz, Arjantin’de çocukların kaldığı bir hapishanedeki kliniği ve Meksika’da terkedilenler yuvası adında bir yetimhaneyi bebek ve bakım verenin arasındaki ilişkiyi saptamak amacıyla gözlemledi ve karşılaştırmaya karar verdi.

Hapishane kliniğinde kalan bebekler annelerinden ayrılmışlardı ve kapalı bir alanda yaşıyorlardı. Bu yüzden yeterli uyarana maruz kalamıyor, özgürce gezip çevrelerini keşfedemiyorlardı. Fakat bebekler anneleri ile sık sık görüşebiliyor, bakım alabiliyor ve birlikte vakit geçirebiliyorlardı. Bu sayede bebekler annelerinin hapishanede olmasından etkilenmiyor gibi görünüyorlardı. Öte yandan yetimhanede kalan aileleri tarafından terk edilmiş bebekler anneleri haricindeki birçok kişiden bakımlarını alıyorlardı. Yaşamlarını sürdürmek adına temel ihtiyaçları karşılanıyor olsa da sevgi ve ilgiden mahrum olarak büyütülüyorlardı. Çevreleri ile etkileşime girmeden, etrafı izlemeden sadece uyuyorlardı. Bakım verenler bebeklerle oyun oynamak, gezmek, konuşmak gibi hiçbir aktiviteye girişmiyor, bebeklerin oldukça az uyarana maruz kalmasına sebep oluyorlardı. Zaten hemşire sayısındaki yetersizlik dolayısıyla her çocukla tek tek ilgilenmek mümkün olmuyordu. Bunun haricinde bebeklerde zamanla hem zihinsel hem fiziksel rahatsızlıklar oluşmaya başlamıştı. Söz konusu bebeklerin çoğunluğunda enfeksiyonlara dayanıksız olma, gelişimde gecikme gibi belirtiler mevcuttu. Çoğu marasmus adındaki önce derin depresyon sonrasında enfeksiyonlara karşı bağışıklığın düşük olmasından kaynaklı ölüm ile karakterize bir hastalığa sahipti. Henüz bir buçuk yaşlarındayken 91 bebekten 32’si ölmüştü. Geri kalan bebeklerin neredeyse hiçbiri yardım almadan yürüyemiyor ve konuşamıyordu. Öte yandan sürekli ağlıyor, olaylara karşı tepkisiz duruyorlardı. Bebekler konuşan bakım verenlerine karşı boş gözlerle bakıyor, dürtüldüklerinde de sadece bir anlığına bakıp kendi içlerine geri dönüyorlardı. Gelişimleri de hapishanede kalan çocuklarla kıyaslandığında yavaşlamıştı. beşiktaş psikolog

Spitz, temel ihtiyaçları düzenli olarak karşılansa dahi yeterli sevgi ve ilgi ile beslenemeyen çocuklarda hem zihinsel hem de fiziksel olarak gelişim bozukluklarının oluştuğunu belirtti. Bu durumu hospitalizm/anaklitik depresyon terimleri ile açıkladı. Hospitalizm, uzun süre hastanede kalmaktan dolayı oluşan anneyle ilgili olan eksiklikleri tanımlamak için kullanılan bir terimdi. Anaklitik depresyonu ise bebeğin annesi ile alışkın olduğu bağın birden kopuşu sonrası yaşanan yoksunluk yüzünden bebekte gözlemlenen ani davranış gelişimi ile karakterize bir rahatsızlık olarak tanımladı. mecidiyeköy psikolog

Özetle, Spitz’e göre bebeklerin gelişiminde yalnızca gıda sağlamak gibi biyolojik dürtülerin tatmine ulaştırılması değil aynı zamanda bebeğin annesi ile devamlı bir bağ kurup kurmaması da önem taşımaktadır. Bebek anne yoksunluğu çektiğinde fiziksel ve zihinsel gelişiminin sekteye uğramasından ölüme kadar uzanan çeşitli sonuçlar ile karşılaşılabilmektedir.

Online ve Yüz Yüze Uzman Klinik Psikolog Kadromuz için Tıklayın

 Ücretsiz/Uygun Psikoterapi için Tıklayın

Ücretsiz Terapi için Tıklayın

Hamide Güven

Kaynakça

  • Spitz, R. A., & Wolf, K. M. (1946). Anaclitic depression: An inquiry into the genesis of psychiatric conditions in early childhood, II. The psychoanalytic study of the child2(1), 313-342.
  • Emde, R. N., Polak, P. R., & Spitz, R. A. (1965). Anaclitic depression in an infant raised in an institution. Journal of the American Academy of Child Psychiatry4(4), 545-553.
  • Psikanalitik gelişim teorileri rehberi

Rene Spitz Deneyi,bebek,hospitalizm,anaklitik,çocuk,gelişim

istanbul psikolog,şişli psikolog,beşiktaş psikolog,online terapi,online psikolog,en iyi psikolog,psikolog ücretleri,ücretsiz psikolog,istanbul tavsiye psikolog,psikolog randevu,psikolojik destek,psikolojik danışmanlık,psikoloji,psikoterapi,psikolog,ünlü psikologlar,başarılı psikologlar,online psikolog tavsiye,erkek psikolog,kadın psikolog,psikolog istanbul,psikolojik rahatsızlıklar,psikolojik ilk yardım,psikolojik test,psikohelp,mecidiyeköy psikolog

Facebook
Twitter
LinkedIn
Telegram
Yorumlar