Depresyon ile İlgili Doğru Bilinen Yanlışlar

“Bu aralar depresyondayım ya hiç sorma.” “Yanlış sipariş gelmiş depresyona girdim.”  “Depresyona girmiş sözde, aman herkes de depresyonda.” “Dün gece uyuyamadım depresyona giriyorum sanırım.” / depresyon, süreçleri,

Yukarıdaki cümlelerden bir ya da birkaçını mutlaka duymuşuzdur veya benzerlerini siz de kurmuş olabiliriz. Depresyon halk arasında en çok “bilinen” ama bir o kadar da yanlış anlaşılan psikolojik bir hastalıktır. Bu yazımızda bazen çok hafife alınan bazen de olur olmadık durumlar için kullanılan depresyon hastalığı ile ilgili doğru bilinen bazı yanlışları ele aldık. Dilerseniz bu yanlışları birlikte inceleyelim…

1. Depresyon sadece zihinsel süreçleri etkileyen bir hastalıktır.

Maalesef en çok hata yapılan konulardan bir tanesi depresyonun sadece zihinsel süreçleri etkilediğini düşünmektir. Depresyon çoğunlukla zihinsel süreçleri etkiler fakat bedensel rahatsızlık belirtilerine de yol açabilir. Yapılan araştırmalarda depresyon atlatan ya da depresyon sürecinde olan bireyin bağışıklık sisteminin zayıfladığı ve diğer bedensel hastalıklara daha açık halde geldiği gözlemlenmiştir. Bağışıklık sistemi dışında bazı kronik hastalıkların da tetikleyicisi olduğu, kalp rahatsızlıkları, yüksek tansiyon gibi hastalıkları olan kişiler için depresyon geçirmenin büyük risk taşıdığı da yine çalışmalar tarafından gösterilmiştir.

2. Sadece kadınlar depresyona girer/ erkek adam depresyona girmez.

depresyon, depresyon tedavisi, zihinsel süreçler

Depresyonun kadınlarda erkeklere oranla 2 kat fazla görüldüğü bir gerçektir. Bu durumun sebepleri arasında kadınların hormon değişimleri, doğum, gebelik, toplumsal cinsiyet rolleri gibi pek çok sebep gösterilebilir. Fakat her 10 erkekten birinin hayatının bir döneminde depresyon geçirdiğini ve erkeklerde görülen depresyonun kadınlara göre daha ölümcül olduğunu göz önünde bulundurmakta fayda var. Bu noktada erkeklerde intihar sebepli ölüm oranlarının kadınlara oranla daha yüksek olduğunu ve bunun sebeplerinden bazılarının, erkeklerin şikayetleri için yardım istemekten ve tedaviye başvurmaktan daha sık kaçınmaları olduğunu belirtmek isterim. 

3. Depresyon zayıflıktır. 

Toplum tarafından doğru bilinen yanlışlardan biri de depresyonun zayıf zihinlerde veya zayıf kişiliklerde görüleceği düşüncesidir. Oysaki depresyon sanılanın aksine, zihinsel olarak güçlü olmaya çalışan, kendi problemlerini kendi çözmeye çalışan, destek almaktan kaçınan, başkalarını aşırı önemseyen, aşırı verici, aşırı sorumluluk sahibi olmak gibi kişilik örüntüleri sergileyen insanlarda daha çokça görülür. Tarihte çok güçlü kişilerin depresyon atlattığı bilinmektedir, Büyük İskender, Abraham Lincoln, Beethoven bunlardan sadece bir kaçıdır. 

4. Depresyonun tek tedavisi ilaçtır. 

depresyon, depresyon tedavisi, depresyon süreçleri, ilaç tedavisi, psikoterapi

Depresyon tedavisinde ilacın büyük etkisi olduğu bir gerçektir. Fakat alanında uzman birçok ruh sağlığı çalışanın klinik gözlemleri ve yapılan araştırmalar, ilaç tedavisi ve psikoterapinin birlikte ilerlemesinin en etkili yöntem olduğunu göstermektedir. Sadece ilaç tedavisinin depresyon belirtilerini sağalttığını fakat sebeplerini çözmek ve yinelemesini engellemekte psikoterapi ile birlikte uygulandığındaki kadar etkili olmadığı görülmüştür.

5. Depresyon ilaçları bağımlılık yapar. 

Depresyon ilaçları sanılanın aksine bağımlılık yapıcı kimyasal bileşenlere sahip değildir. Antidepresan olarak adlandırılan bu ilaçlar, gerek görüldüğü halde kullanılmadığında depresyonun beyne vereceği fizyolojik zararlar şu şekilde ifade edilebilir; tedavi edilmeyen depresyon beyin hücrelerinde kalıcı hasara neden olur, tedavi edilmeyen depresyon unutkanlığa ve bazı entelektüel yeteneklerde körelmeye sebep olur.  

6. Depresyon bir süreçtir, hayatın parçasıdır. 

Hepimiz zaman zaman üzülür ve sıkıntılar yaşarız. Özellikle bir travma, bir felaket sonrasında mutsuz, umutsuz ve çökkün hissetmek son derece normaldir. Fakat depresyon dediğimizde sıradan bir üzüntü, umutsuzluk ve çökkünlükten bahsetmediğimizi, üzüntü ve isteksizlik düzeyinin günlük yaşantımızda yaşadığımızdan kat kat fazla olduğunu belirtmek gerekir. Bu durumlara eşlik eden başka belirtiler de vardır. Ve bu belirtiler kişinin gündelik hayatında işlevselliğini sürdürmesine engel olur. Anlık yaşanılan sıkıntıların aksine bu belirtilerin en az 2 hafta aralıksız devam etmiş olması ve giderek ağırlaşıyor olması depresyon hastalığının en belirgi belirtileri arasında yer almaktadır. 

Görüldüğü üzere günlük hayatımızda sürekli dilimizde olan “depresyon” sanılanın aksine çok boyutlu bir psikolojik hastalıktır. Tedavisi emek isteyen ve tedavi edilmediği taktirde ölümle sonuçlanabilen bu hastalık basit bir günlük yaşam problemi olarak görülmemelidir. 

Psk. Elif AKSAR

Facebook
Twitter
LinkedIn
Telegram
Comments

Related posts