Depresyon ve Yas

Yas durumunda kişi geçmişte sahip olduğu bir şeye yönelik bir yitim yaşamış ve bu yitimin üzüntüsünü hissetmektedir. Depresyonda ise kişi katı bir süperegoya sahiptir görürüz. Kişi toplumsal normlar ve kısıtlamalar ile çevrilidir. Bu yüzden agresyonun yöneltildiği şey nesne olamamaktadır. Nesneye bağımlı olan kişi, onun varlığına ihtiyaç duymaktadır. Bu yüzden kendi yıkıcı itkilerini ben’e yatırır ve bunun sonucu olarak kendini kötü, değersiz biri olarak algılar.

Depresyon ve Yas – istanbul psikolog, online psikolog

Psikiyatrik bir sendrom olarak depresyon, kısaca kişinin karamsar bir ruh halinde olduğu, değersizlik ve suçluluk gibi duygular ile içiçe bir durumdur. Depresif nevrozda kişiler hayata karşı ilgilerini kaybeder, uyku ve yeme ile ilgili çeşitli sorunlar yaşarlar. Kernberg; kişinin hareketlerinin azaldığı, yataktan çıkıp günlük aktivitelerini yerine getirmekten kaçındığı bu çökkünlük halinin depresif nevrozda olmak zorunda olmadığını belirtmiştir. Depresyonu kişinin katı üstbenliği sonucu suçluluk ve kaygı gibi duygular ile boğuştuğu bir durum olarak tanımlamıştır. – beşiktaş psikolog

Yas hali ise kişinin üzüntü hissine verdiği bir tepki olarak karşımıza çıkar. Bu üzüntü hali kişinin yaşadığı yitim ile bağlantılıdır. Yitim derken kast edilen şey, arzu duyulan bir nesnenin elde edilememesi veya kişinin istediği eski doyuma ulaşamamasıdır. Bu yüzden yas; ulaşamama, doyumun eksikliği gibi konularla da ilişkilidir. Yas durumunda libidinal yatırımın yapıldığı nesne ile kişinin bağı devam eder. Kişi nesne ile olan geçmiş yaşantıdaki mutlu anıları ile hala bağ içindedir ve geçmişe yönelik bir özlem de duyar. Bu özlem duygusu onu yasa sürüklemektedir. Çünkü geçmişte sahip olduğu şeye şu anda sahip değildir. Kişi ondan alınan bir şey olduğunu düşünür. Fakat yitim sonrası gelen bu üzüntü hali kişinin günlük hayatını sürdürmesi önünde bir engel değildir. Kişi hala ilişkiler kurabilir ve sosyal alanda aktif olarak bulunabilir.

Dinamik açıdan depresyona tekrar baktığımızda ise depresyon oral dönem ile ilişkili bir nevroz olarak karşımıza çıkar. Bu bakış açısına göre oral dönemde yani doyumun emme yolu ile sağlandığı dönemde bebekler çevreye bağımlıdırlar. Bu dönemde bebeğin anne tarafından yeterince beslenmesi ile birlikte bebek almayı öğrenir. Almayı öğrenen bebek ilişkilerinde vermeyi de becerebilen bir konuma gelir. Diğer bir ifade ile sütü alarak doyuma ulaşan, beslenen ve korunan bebek aynı zamanda ona doyum veren nesneye yapıcı itkilerini yatırır. Öte yandan oral doyum yaşayamamış bebekler almayı bilmeyen, kabul edemeyen ve nesne ile ayrışmamış, ona bağımlı olan depresif kişilere dönüşeceklerdir. Böylece oral dönemde takılan depresif kişiler; sürekli veren, nesneyi memnun etmek için sürekli fedakarlık yapan fakat alamayan yani hiçbir şeyi haketmediğini düşünen, hazza ulaşamayan kişiler olacaklardır. – mecidiyeköy psikolog

Dinamik kurama göre kişi doğuştan sahip olduğu agresyonu katı üstbenliği dolayısıyla nesneye aktaramamaktadır. Çünkü nesneye aktarılan agresyon nesneyi yıkıma götüreceği ve bağımlı olunan nesneyi yitirmeye yol açacağı için kişide suçluluk duygusunu uyandırır. Kişi bu suçluluk duygusundan kaçınabilmek için agresyonu kendine yöneltir ve kendini cezalandıran ve kendinin hazza ulaşımını engelleyen biri haline gelir. Böylece kişi bağımlı olduğu nesneyle olan ilişkisini koruyabilmek için nesneye iyilik vermeye başlar. Bu aynı zamanda agresyona karşı da bir savunmadır.

Kısacası yas durumunda kişi geçmişte sahip olduğu bir şeye yönelik bir yitim yaşamış ve bu yitimin üzüntüsünü hissetmektedir. Depresyonda ise kişi katı bir süperegoya sahiptir. Kişi toplumsal normlar ve kısıtlamalar ile çevrilidir. Bu yüzden agresyonun yöneltildiği şey nesne olamamaktadır. Nesneye bağımlı olan kişi, onun varlığına ihtiyaç duymaktadır. Bu yüzden kendi yıkıcı itkilerini ben’e yatırır ve bunun sonucu olarak kendini kötü, değersiz biri olarak algılar. Yüzleşilen suçluluk duygusu aynı zamanda kişiyi kendini cezalandırmaya götürür. Bu cezalandırma hali kişinin kendi hazzını ketlemesi olarak karşımıza çıkar. – şişli psikolog

Online ve Yüz Yüze Uzman Klinik Psikolog Kadromuz için Tıklayın

 Ücretsiz/Uygun Psikoterapi için Tıklayın

Ücretsiz Terapi için Tıklayın

Hamide Güven

Referans

Odağ, C. (2023). Nevrozlar-2, Odağ Psikanaliz ve Psikoterapi Eğitim Hizmetleri Yayınları.

Facebook
Twitter
LinkedIn
Telegram
Comments

Related posts