Young Şema Ölçeği versiyon 3- Şema testi ile psikolojik semalarınızı öğrenin
Tüm Testlere Dön
Online Şema Terapi Ölçekleri - Şema Terapi Testleri ÜCRETSİZ

Young Şema Ölçeği versiyon 3- Şema testi ile psikolojik semalarınızı öğrenin

Young Şema Ölçeği, bireyin şemalarını değerlendirmek için kullanılmaktadır. Şema bireyin duygu, davranış ve düşüncelerini oluşturan kalıplar olarak ifade edilebilir. Bu ölçekte bağımsızlık ve kendilik, bağlanma ve güven, değer ve sevgi beklentisi, terk edilme ve reddedilme şemalarını değerlendiren sorular vardır. Testin sonucunda kişi şemaların hayatını nasıl etkilediğine dair bilgi sahibi olabilir. Hiçbir şekilde tanı ve tedavi amaçlı kullanılamaz. Tanı ve tedavi gerektiren durumlar için lütfen yetkili mercilere başvurunuz. Yönerge: Aşağıda, kişilerin kendilerini tanımlarken kullandıkları ifadeler sıralanmıştır. Lütfen her bir ifadeyi okuyun ve sizi ne kadar iyi tanımladığına karar verin. Emin olamadığınız sorularda neyin doğru olabileceğinden çok, sizin duygusal olarak ne hissettiğinize dayanarak cevap verin. Bir kaç soru, anne babanızla ilişkiniz hakkındadır. Eğer biri veya her ikisi şu anda yaşamıyorlarsa, bu soruları o veya onlar hayatta iken ilişkinizi göz önüne alarak cevaplandırın. 1 den 6’ya kadar olan seçeneklerden sizi tanımlayan en yüksek şıkkı seçerek her sorudan önce yer alan boşluğu işaretleyin. (Soygüt, Karaosmanoğlu ve Çakır tarafından çıkarılmıştır.) Derecelendirme:   1- Benim için tamamıyla yanlış 2- Benim için büyük ölçüde yanlış 3- Bana uyan tarafı uymayan tarafından biraz fazla 4- Benim için orta derecede doğru 5- Benim için çoğunlukla doğru 6- Beni mükemmel şekilde tanımlıyor Hiçbir şekilde tanı ve tedavi amaçlı kullanılamaz. Tanı ve tedavi gerektiren durumlar için lütfen yetkili mercilere başvurunuz.

90
Soru
Dakika
15
Kullanıcı
0.0
Değerlendirme
%100 ÜCRETSİZ

Hemen başlayabilirsiniz

Soru Sayısı
90 Soru
Tahmini Süre
Sınırsız
Zorluk Seviyesi
Orta
Gizlilik
256-bit Şifreleme
Anında sonuç ve değerlendirme
Detaylı grafik ve görselleştirmeler
Uzman psikolog yorumları

Bilimsel Geçerlilik

Bilimsel araştırmalara dayalı, güvenilir ve geçerli bir değerlendirme aracıdır.

Test Hakkında

Young Şema Ölçeği, bireyin şemalarını değerlendirmek için kullanılmaktadır. Şema bireyin duygu, davranış ve düşüncelerini oluşturan kalıplar olarak ifade edilebilir. Bu ölçekte bağımsızlık ve kendilik, bağlanma ve güven, değer ve sevgi beklentisi, terk edilme ve reddedilme şemalarını değerlendiren sorular vardır. Testin sonucunda kişi şemaların hayatını nasıl etkilediğine dair bilgi sahibi olabilir. Hiçbir şekilde tanı ve tedavi amaçlı kullanılamaz. Tanı ve tedavi gerektiren durumlar için lütfen yetkili mercilere başvurunuz. Yönerge: Aşağıda, kişilerin kendilerini tanımlarken kullandıkları ifadeler sıralanmıştır. Lütfen her bir ifadeyi okuyun ve sizi ne kadar iyi tanımladığına karar verin. Emin olamadığınız sorularda neyin doğru olabileceğinden çok, sizin duygusal olarak ne hissettiğinize dayanarak cevap verin. Bir kaç soru, anne babanızla ilişkiniz hakkındadır. Eğer biri veya her ikisi şu anda yaşamıyorlarsa, bu soruları o veya onlar hayatta iken ilişkinizi göz önüne alarak cevaplandırın. 1 den 6’ya kadar olan seçeneklerden sizi tanımlayan en yüksek şıkkı seçerek her sorudan önce yer alan boşluğu işaretleyin. (Soygüt, Karaosmanoğlu ve Çakır tarafından çıkarılmıştır.) Derecelendirme:   1- Benim için tamamıyla yanlış 2- Benim için büyük ölçüde yanlış 3- Bana uyan tarafı uymayan tarafından biraz fazla 4- Benim için orta derecede doğru 5- Benim için çoğunlukla doğru 6- Beni mükemmel şekilde tanımlıyor Hiçbir şekilde tanı ve tedavi amaçlı kullanılamaz. Tanı ve tedavi gerektiren durumlar için lütfen yetkili mercilere başvurunuz.

Nasıl Çalışır?

1

Young Şema Ölçeği (YŞÖ) Nedir

Young Şema Ölçeği (YŞÖ), bireylerin çocukluk ve ergenlik dönemlerinde temel ihtiyaçlarının yeterince karşılanmaması sonucu geliştirdikleri, yaşam boyu kalıcı olan ve kişinin kendisi, diğerleri ve dünya hakkındaki algılarını şekillendiren **erken dönem uyum bozucu şemaları** değerlendirmek amacıyla geliştirilmiş kapsamlı bir ölçme aracıdır. Ölçek hakkında temel bilgiler şunlardır: Geliştiricileri: İlk olarak "Jeffrey Young" ve meslektaşları (1990, 2003, 2005) tarafından Şema Terapi modeli çerçevesinde geliştirilmiştir. Yapısı ve Formları: Ölçeğin 205 maddelik uzun bir formu bulunmakla birlikte, araştırmalarda sıklıkla son hali olan "90 maddelik "Kısa Form-3" (YŞÖ-KF3)" kullanılmaktadır. " Değerlendirme Biçimi:** Ölçek **6'lı Likert tipi" bir derecelendirme sistemine sahiptir (1 = "Benim için tamamen yanlış" ile 6 = "Beni mükemmel şekilde tanımlıyor" arası). Her bir alt boyuttan alınan puan arttıkça, o uyumsuz şemanın varlığı ve şiddeti de artmaktadır. "Türkçe Uyarlaması:" Ölçeğin Türkiye uyarlaması, geçerlik ve güvenirlik çalışmaları"Soygüt ve meslektaşları (2009" tarafından gerçekleştirilmiştir. Ölçülen Alanlar ve Şemalar: Türkçe uyarlama çalışmaları sonucunda ölçeğin **5 temel şema alanı** altında toplanan "14 şema boyutunu" (alt boyut) ölçtüğü saptanmıştır. Bu alanlar şunlardır: 1. Kopukluk ve Reddedilme: Terk edilme, duygusal yoksunluk, sosyal izolasyon/güvensizlik ve kusurluluk şemalarını içerir. 2. Zedelenmiş Özerklik ve Performans: Başarısızlık, karamsarlık, bağımlılık ve tehditler karşısında dayanıksızlık şemalarını kapsar. 3. Zedelenmiş Sınırlar: Ayrıcalıklılık/yetersiz özdenetim şemasını içerir. 4. Diğerleri Yönelimlilik: Kendini feda ve onay arayıcılık şemalarını barındırır. 5. Aşırı Tetikte Olma ve Baskılama: Yüksek standartlar, duyguları bastırma ve cezalandırıcılık şemalarından oluşur..  

2

Young şema ölçeği ne işe yarar?

Young Şema Ölçeği (YŞÖ), bireylerin çocukluk ve ergenlik dönemlerinde temel duygusal ihtiyaçlarının yeterince karşılanmaması sonucu geliştirdikleri **"erken dönem uyum bozucu şemaları" (EDUŞ)** değerlendirmek amacıyla geliştirilmiş kapsamlı bir **öz-bildirim** ölçme aracıdır. Ölçeğin temel işlevleri ve kullanım amaçları şunlardır: Uyumsuz Şemaların Varlığını ve Şiddetini Belirlemek: Bireyin kendisi, başkaları ve dünya hakkındaki kalıcı, işlevsel olmayan bilişsel ve duygusal örüntülerini analiz etmeye yarar. Ölçekten alınan puanın yüksekliği, ilgili uyumsuz şemanın bireydeki varlığını ve şiddetini gösterir. Psikolojik Sorunların Temelini Anlamak: Klinik araştırmalarda; duygu düzenleme güçlüğü, üst bilişsel süreçler, yeme tutumları, sosyal kaygı ve narsisizm gibi çeşitli psikolojik durumların altında yatan şematik yapıları incelemek için kullanılır. Klinik Değerlendirme ve Tanı Süreçlerine Katkı: Kişilik bozuklukları özelliklerini yordama gücü yüksek olduğundan, klinik değerlendirme ve müdahale süreçlerinde kuramsal bir zemin hazırlar. Özellikle ensest mağduriyeti gibi ağır travmaların veya otoriter ebeveyn tutumlarının bireyin şema yapılanması üzerindeki etkilerini nicel olarak ölçmeye yardımcı olur. Terapi Sürecini Yapılandırmak: Şema terapi modelinde, danışanın yaşamındaki tekrarlayan sorunlu kalıpları ve "şema kimyası" denilen ilişkisel örüntüleri anlamlandırmak için kullanılır. Terapistin danışana özgü bilişsel ve duygusal örüntüleri saptayarak uygun müdahale stratejileri geliştirmesine olanak tanır. Tedavi Etkililiğini İzlemek: Şema terapi temelli grup müdahalelerinde olduğu gibi, tedavi öncesi ve sonrası ölçümler yapılarak şemaların şiddetindeki değişimleri ve tedavinin başarısını izlemek amacıyla kullanılır.

3

5 temel şema nedir?

Young şema kuramına göre, çocukluk döneminde karşılanmayan temel duygusal ihtiyaçlar sonucunda ortaya çıkan ve "5 temel şema alanı" altında toplanan toplam 18 erken dönem uyum bozucu şema bulunmaktadır. Bu şema alanları, bireyin kendisi ve başkalarıyla olan ilişkilerini etkileyen geniş ve kalıcı bilişsel örüntüleri temsil eder. Bu 5 temel şema alanı ve içerdikleri şemalar şunlardır: 1. Kopukluk ve Reddedilme (Ayrılma ve Reddedilme): Bireyin güvenli bağlanma, sevgi, aidiyet, istikrar ve kabul görme gibi temel ihtiyaçlarının karşılanmamasıyla ilgilidir. Bu alana sahip bireyler başkalarıyla güvenli bağ kuramayacaklarına inanırlar ve genellikle soğuk, reddedici ebeveyn tutumlarına maruz kalmışlardır. İçerdiği şemalar: Terk Edilme/İstikrarsızlık, Güvensizlik/Kötüye Kullanılma, Duygusal Yoksunluk, Kusurluluk/Utanç ve Sosyal İzolasyon/Yabancılaşma. 2. Zedelenmiş Özerklik ve Performans: Bireyin ebeveynlerinden ayrışma, bağımsız hareket etme, özerklik geliştirme ve başarılı olma becerilerini zayıflatan inançları kapsar. Bu alan, aşırı koruyucu veya çocuğun bağımsızlığını desteklemeyen aile ortamlarında gelişir. İçerdiği şemalar: Bağımlılık/Yetersizlik, Tehditler Karşısında Dayanıksızlık (Hastalık veya Zarar Görme Karşısında Dayanıksızlık), İç İçe Geçme/Gelişmemiş Benlik ve Başarısızlık. 3. Zedelenmiş Sınırlar: Bireyin kendi hakları ile başkalarının haklarını dengeleyememesi, dürtülerini denetleyememesi veya gerçekçi sınır koyamamasıyla ilgilidir. Genellikle aşırı hoşgörülü, disiplinsiz veya çocuğun her isteğinin karşılandığı aile yapılarından kaynaklanır. İçerdiği şemalar: Haklılık/Büyüklenmecilik ve Yetersiz Özdenetim/Özdisiplin. 4. Başkaları Yönelimlilik: Bireyin sevgi ve onay kazanabilmek için kendi ihtiyaçlarını bir kenara bırakıp başkalarının beklentilerine aşırı odaklanması durumudur. Bu şemalar genellikle koşullu sevgi sunulan veya eleştirilme korkusunun hâkim olduğu ortamlarda şekillenir. İçerdiği şemalar: Boyun Eğicilik, Kendini Feda ve Onay Arayıcılık/Kabul Arayıcılık. 5. Aşırı Tetikte Olma ve Baskılama (Bastırılma): Bireyin içsel deneyimlerini, duygularını ve dürtülerini bastırarak; hata yapmamak için sürekli tetikte olması ve ulaşılması güç, katı standartlara uymaya çalışmasıdır. Bu alan, cezalandırıcı, mükemmeliyetçi ve katı kuralcı ebeveyn tutumlarıyla ilişkilidir. İçerdiği şemalar: Karamsarlık/Olumsuzluk, Duyguları Bastırma (Duygusal Ketlenme), Yüksek Standartlar/Aşırı Eleştiricilik ve Cezalandırıcılık.

4

Şema terapiye göre 5 temel ihtiyaç nedir?

Şema terapi modeline göre, her çocuğun sağlıklı bir psikolojik gelişim sürdürebilmesi için karşılanması gereken "beş temel (çekirdek) duygusal ihtiyaç" bulunmaktadır. Bu ihtiyaçlar evrenseldir ve tüm insanlar bu gereksinimlerle dünyaya gelir; ancak bu ihtiyaçların derecesi ve şiddeti bireyden bireye farklılık gösterebilir. Bu 5 temel duygusal ihtiyaç şunlardır: 1. Diğerlerine Güvenli Bağlanma: Bu ihtiyaç; güvenlik, istikrar, bakım, sevgi, empati, anlaşılma ve kabul edilmeyi kapsar. Çocuğun kendisini güvende hissettiği, tutarlı bir sevgi ve ilgi gördüğü, ebeveynlerine hem fiziksel hem de duygusal olarak her zaman ulaşabildiği bir ortamı ifade eder. 2. Özerklik, Yeterlilik ve Kimlik Algısı: Bireyin ailesinden ayrı, bağımsız hareket edebilme, kendi kararlarını verebilme ve kendine özgü bir kimlik oluşturabilme kapasitesidir. Çocuk, ebeveynleri tarafından desteklendiğinde ve küçük sorumluluklar almasına izin verildiğinde bu ihtiyacı karşılar. 3. Geçerli İhtiyaç ve Duyguları İfade Etme Özgürlüğü: Çocuğun kendi gereksinimlerini, fikirlerini ve duygularını (öfke ve üzüntü gibi olumsuz olanlar dahil) suçlanma veya cezalandırılma korkusu olmadan özgürce dile getirebilmesidir. Bu alan, çocuğa içsel dünyasının değerli ve meşru olduğu mesajını verir. 4. Kendiliğindenlik (Spontanlık) ve Oyun: Çocuğun özgürce oyun oynayabilmesi, gevşeyebilmesi ve olumlu duygularını doğal bir biçimde yaşayabilmesidir. Bu ihtiyaç karşılandığında çocuk hayatın keyifli yönlerini deneyimleme ve yaratıcılık kazanma fırsatı bulur. 5. Gerçekçi Sınırlar ve Özdenetim: Çocuğun başkalarının haklarına saygı göstermeyi, iş birliği yapmayı ve dürtülerini kontrol etmeyi öğrenmesidir. Çocuğa neyin doğru neyin yanlış olduğu öğretildiğinde ve makul sınırlar konulduğunda sağlıklı bir öz-disiplin gelişir. Şema terapi kuramına göre, bu temel duygusal ihtiyaçların çocukluk ve ergenlik dönemlerinde yeterince veya uygun şekilde karşılanmaması, bireyin yetişkinlikte yaşamını olumsuz etkileyecek "erken dönem uyum bozucu şemaların" oluşmasına zemin hazırlar.

5

Şema terapi modelleri hangi psikolojik sorunlarda kullanılır?

Şema terapi modelleri, başlangıçta klasik Bilişsel Davranışçı Terapi'nin (BDT) yetersiz kaldığı **kronik karakterolojik sorunlar** ve **kişilik bozukluklarının** tedavisi için geliştirilmiş olsa da, günümüzde çok geniş bir psikolojik sorun yelpazesinde kullanılmaktadır. -Kişilik Bozuklukları: Şema terapi, özellikle "Borderline (Sınırda)", "Narsisistik", Antisosyal, Çekingen, Bağımlı, Paranoid, Şizoid, Şizotipal ve Obsesif-Kompulsif Kişilik Bozuklukları gibi tedavisi zor ve dirençli karakter yapılarında yaygın olarak kullanılır. -Duygudurum Bozuklukları:" Kronik "depresyon"ve diğer süreğen duygusal bozuklukların tedavisinde etkilidir. -Anksiyete (Kaygı) Bozuklukları: Kronik anksiyete, "sosyal kaygı bozukluğu", panik bozukluk ve travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) gibi durumlarda şemalar ve modlar üzerinden müdahale edilir. -Obsesif-Kompulsif Bozukluk (OKB): Özellikle tedaviye dirençli OKB vakalarında tercih edilen bir yöntemdir. -Yeme Bozuklukları: Anoreksiya ve bulimiya gibi yeme tutumu bozukluklarının altında yatan şematik yapıların çözümlenmesinde kullanılır. -Alkol ve Madde Kullanım Bozuklukları (Bağımlılık): Bağımlılığı bir "işlevsiz baş etme biçimi" olarak ele alan şema terapi, alkol, madde ve opioid bağımlılığı olan bireylerin rehabilitasyonunda ve nükslerin önlenmesinde uygulanır. -Davranışsal Bağımlılıklar: İnternet bağımlılığı gibi modern dönem sorunlarında da grup şema terapisi uygulamaları mevcuttur. -İlişkisel ve Çift Sorunları: Evlilik çatışmaları, çiftler arasındaki uyum sorunları ve "şema kimyası" nedeniyle tekrarlayan yıkıcı ilişki örüntülerinin tedavisinde kullanılır. -Çocukluk Çağı Travmalarının Etkileri:** Ensest, istismar, ihmal ve otoriter ebeveyn tutumları gibi erken dönem travmatik yaşantıların yetişkinlikteki psikolojik yansımalarının (örneğin kendine zarar verme, düşük özsaygı) tedavisinde temel bir yaklaşımdır.

6

Şema terapi ne kadar sürer?

Şema terapisinin süresi, uygulanan yönteme (bireysel veya grup), hedeflenen psikolojik sorunun derinliğine ve terapötik amaçlara göre değişkenlik göstermektedir. Yapılandırılmış Grup Müdahaleleri: Alkol ve madde kullanım bozukluğu olan bireylerle yürütülen özel bir çalışma kapsamında uygulanan şema terapi odaklı grup programı, "toplam 10 oturum" olarak planlanmış ve "yaklaşık 3 aylık" bir zaman diliminde tamamlanmıştır. Bu oturumların her biri yaklaşık "90–100 dakika" sürmüştür. Program başlangıçta haftada iki oturum ile 5 haftada tamamlanmak üzere tasarlanmış olsa da uygulama koşullarına bağlı olarak 3 aya yayılmıştır. Kişilik Bozuklukları Tedavisi: Sınırda (borderline) kişilik bozukluğu olan hastalarla yapılan bir araştırmada, şema odaklı terapinin "3 yıl" sürdüğü ve bu sürenin sonunda hastaların kişiliğinde önemli iyileşmeler sağlandığı bildirilmiştir. Genel Yaklaşım ve Şemaların Doğası: Erken dönem uyum bozucu şemalar "değişime karşı oldukça dirençli", "kökleşmiş" ve "istikrarlı" yapılar olduğu için, bu yapıların kalıcı olarak dönüşmesi genellikle "uzun süreli ve yoğun terapötik çalışmaları" gerektirir. Geleneksel Terapilerle Karşılaştırma: Grup şema terapisinin, geleneksel psikodinamik psikoterapilere kıyasla "daha kısa" ve daha yönlendirici bir tedavi sunduğu belirtilmektedir.

7

Şema terapi yaklaşımına göre temel şema alanları nelerdir?

Şema terapi yaklaşımına göre, bireylerin çocukluk döneminde karşılanmayan temel duygusal ihtiyaçları (güvenli bağlanma, özerklik, özdenetim, duyguları ifade etme, kendiliğindenlik gibi) sonucunda beş temel şema alanı ve bu alanların altında gruplanan toplam 18 erken dönem uyum bozucu şema gelişmektedir. Bu temel şema alanları ve özellikleri şu şekildedir: 1. Ayrılma ve Reddedilme (Kopukluk ve Bağsızlık): Bu alan, bireyin güvenlik, istikrar, şefkat, empati, kabul ve ait olma gibi evrensel ihtiyaçlarının ihlal edilmesiyle ilişkilidir. Genellikle tutarsız, soğuk, reddedici veya istismarcı aile ortamlarında büyüyen çocuklarda gelişir ve bu kişiler başkalarıyla güvenli, tatmin edici bağlar kurmakta zorlanırlar. Bu alanda yer alan şemalar şunlardır: Terk Edilme/İstikrarsızlık: Yakın ilişkilerde duygusal desteğin ve bağın aniden kopacağına, değer verilen kişilerin her an kaybedileceğine dair inanç. Güvensizlik/Suiistimal Edilme: Başkalarının kendisine zarar vereceği, aldatacağı veya istismar edeceği beklentisi. Duygusal Yoksunluk: Sevgi, ilgi, anlayış ve empati gibi duygusal ihtiyaçların başkaları tarafından hiçbir zaman yeterince karşılanmayacağı hissi. Kusurluluk/Utanç: Kişinin özünde değersiz, sevilmeye layık olmayan, kusurlu ve kötü biri olduğuna dair inanç. Sosyal İzolasyon/Yabancılaşma: Bireyin kendini diğer insanlardan farklı, dışlanmış ve hiçbir topluluğa ait hissetmemesi durumu. 2. Zedelenmiş Özerklik ve Başarısızlık (Performans): Bu alan, çocuğun bağımsızlığını kazanma, kendi kimliğini oluşturma ve başarılı olma becerisini zedeleyen durumlarla ilgilidir. Genellikle aşırı korumacı, çocuğun kendine güvenini zedeleyen veya onun yerine kararlar alan iç içe geçmiş ebeveyn tutumları sonucunda gelişir. Bireyler bireysel hedefler belirlemekte ve özerk bir yaşam kurmakta zorlanırlar. Bu alandaki şemalar şunlardır: Bağımlılık/Yetersizlik: Başkalarının yardımı olmadan günlük sorumlulukları yerine getiremeyeceğine ve doğru kararlar alamayacağına inanma. Hastalık ve Zarar Karşısında Dayanıksızlık: Her an tıbbi, duygusal veya çevresel bir felaket yaşanabileceğine dair aşırı ve abartılı kaygı. İç İçe Geçme/Gelişmemiş Kendilik: Bireyin (genellikle ebeveynleriyle) aşırı duygusal bir kaynaşma yaşaması ve sınırlarının belirsizleşerek kendi bireysel kimliğini geliştirememesi. Başarısızlık: Kişinin yaşıtlarına kıyasla akademik veya mesleki alanlarda yetersiz olduğuna ve kaçınılmaz olarak başarısız olacağına inanması. 3. Zedelenmiş Sınırlar: Bu şema alanı, gerçekçi sınırlar belirleme, başkalarının haklarına saygı duyma, iş birliği yapma ve özdenetim sağlama konularındaki eksikliklerle ilişkilidir. Genellikle çocuğa yeterince sınır ve kural konulmayan, aşırı hoşgörülü veya rehberlikten yoksun aile ortamlarında gelişir. Bu alanda yer alan şemalar şunlardır: Haklılık/Büyüklenmecilik (Ayrıcalıklılık): Bireyin diğer insanlardan üstün olduğuna, kuralların kendisi için geçerli olmadığına ve her istediğini yapmaya hakkı olduğuna inanması. Yetersiz Özdenetim/Özdisiplin: Kişinin kişisel hedeflerine ulaşmak için dürtülerini kontrol edememesi, hayal kırıklığına tahammül edememesi ve uzun vadeli faydalar için kısa vadeli hazları erteleyememesi. 4. Başkaları Yönelimlilik (Diğeri Yönelimlilik): Kişinin kendi ihtiyaçlarını, isteklerini ve duygularını yok sayarak sürekli olarak başkalarının beklentilerini karşılamaya odaklanması durumudur. Sevgi görmek, onaylanmak veya misillemeden kaçınmak amacıyla geliştirilir ve kökeninde çocuğun ihtiyaçlarından ziyade ebeveynin ihtiyaçlarının ön planda tutulduğu, koşullu sevgi veren aile ortamları vardır. Bu alandaki şemalar şunlardır: Boyun Eğicilik: Öfke veya terk edilmeden kaçınmak için kendi duygu, düşünce ve kararlarını başkalarının kontrolüne bırakma. Kendini Feda: Kendi ihtiyaçları pahasına, suçluluk hissetmemek veya başkalarının acısını dindirmek için sürekli gönüllü olarak başkalarının ihtiyaçlarını karşılama. Onay Arayıcılık/Tanınma Arayıcılık: Gerçek ve güvenli bir benlik algısı geliştirmek yerine, dışarıdan onaylanma, dikkat çekme veya statü kazanmaya aşırı bağımlı olma. 5. Aşırı Uyarılma ve Ketlenme (Aşırı Tetikte Olma ve Baskılama): Bu şema alanı, kendiliğindenlik, neşe, rahatlama ve oyun oynama gibi temel çocukluk ihtiyaçlarının bastırılarak; performans, kurallar ve ahlaki davranışlara aşırı vurgu yapılmasıyla oluşur. Genellikle acımasız, talepkâr ve hata yapmaya izin verilmeyen kuralcı aile yapılarında ortaya çıkar. Bu alanda yer alan şemalar şunlardır: Karamsarlık/Kötümserlik: Hayatın olumlu yönlerini görmezden gelip sürekli olarak olası acı, ölüm, kayıp veya başarısızlık gibi felaket senaryolarına odaklanma. Duygusal Ketlenme/Bastırılmışlık: Yanlış yapmaktan veya dürtüleri kontrol edememekten korkarak duyguları (özellikle öfke ve sevincin dışavurumunu), doğal davranışları ve iletişimi baskılama. Yüksek Standartlar/Aşırı Eleştiricilik: Bireyin kabul görmek ve değerli hissetmek için aşırı yüksek ve gerçekçi olmayan standartlara ulaşması gerektiğine inanması; kendisine ve çevresine karşı sürekli eleştirel ve baskıcı olması. Cezalandırıcılık/Acımasızlık: Kişilerin (kendisinin veya başkalarının) yaptıkları en ufak hatalar yüzünden bile sert bir şekilde cezalandırılması gerektiğine dair esnek olmayan inanç. Bu şema alanları ve onlara bağlı olarak ortaya çıkan şemalar, kişinin yaşamı boyunca olayları yorumlama biçimini, başa çıkma tepkilerini ve kişilerarası ilişkilerde sergilediği örüntüleri kalıcı bir şekilde etkiler.

8

Erken dönem uyumsuz şemaların oluşumunda ebeveyn tutumlarının rolü nedir?

Erken dönem uyumsuz şemaların oluşumunda ebeveyn tutumlarının ve aile içi dinamiklerin rolü oldukça büyüktür ve bu tutumlar şemaların birincil kaynağı olarak kabul edilir. Şema Terapisine göre, çocuğun sağlıklı bir psikolojik gelişim gösterebilmesi için güvenli bağlanma, özerklik, gerçekçi sınırlar, duyguları ifade etme ve oyun gibi evrensel temel ihtiyaçlarının ebeveynler tarafından karşılanması gerekir. Bu ihtiyaçların karşılanmaması, ebeveyn tutumlarına bağlı olarak şemaların gelişimine zemin hazırlar. Ebeveyn tutumları uyumsuz şemaları temel olarak dört ana mekanizma üzerinden oluşturur: İhtiyaçların zedeleyici biçimde engellenmesi (İyi olanın azlığı): Ebeveynin çocuğa yeterli sevgi, anlayış, istikrar ve şefkat sunmamasıdır. İyi olanın gereğinden fazla verilmesi: Ebeveynin aşırı korumacı, sınır çizmeyen ve aşırı hoşgörülü olması durumudur. Bu tutum, çocuğun özerklik ve gerçekçi sınırlar oluşturma ihtiyacını zedeler. Travmatize etme veya kurbanlaştırma: Ebeveynlerin çocuklarına fiziksel, sözel veya duygusal olarak zarar vermesi, onları korumaması ve ihmal etmesidir. Seçici içselleştirme ve özdeşim: Çocuğun, ebeveynlerinin korkularını, inançlarını, katılıklarını veya pasif tutumlarını rol model alarak kendi zihnine kopyalamasıdır. Örneğin; sürekli kaygılı olan bir ebeveynin kaygısı veya haksızlıklar karşısında pasif kalan bir annenin boyun eğiciliği çocuk tarafından içselleştirilebilir. Bu mekanizmalar ışığında, farklı ebeveyn tutumları belirli temel şema alanlarının ortaya çıkmasına neden olmaktadır: 1. Ayrılma ve Reddedilme Şema Alanı: Bu alan; soğuk, reddedici, duygusal bakımdan yoksun bırakıcı, ilgisiz veya tutarsız ebeveyn tutumları sonucunda gelişir. Fiziksel veya duygusal şiddet uygulayan, aniden öfke patlamaları yaşayan, duygu düzenleme becerisi zayıf veya çocuğu terk eden ebeveynler; çocukta dünyanın güvenilmez bir yer olduğu inancını yaratır. Bu tarz ortamlarda büyüyen çocuklar çoğunlukla terkedilme, güvensizlik/kötüye kullanılma, duygusal yoksunluk ve kusurluluk şemaları geliştirirler. 2. Zedelenmiş Özerklik ve Başarısızlık Şema Alanı: Çocuğun kendi başına bir birey olmasını engelleyen, aşırı korumacı, müdahaleci veya çocuğun özgüvenini zedeleyen, onun yerine her şeyi yapan ebeveyn tutumlarının bir sonucudur. Ebeveynlerin çocuğun bağımsız kararlar almasına izin vermemesi veya dünyanın tehlikelerle dolu olduğuna dair sürekli evhamlı (kaygılı) uyarılar yapması, çocuğun kendini yetersiz hissetmesine neden olur. Sonucunda bağımlılık, başarısızlık ve hastalık/zarar görme karşısında dayanıksızlık şemaları oluşur. 3. Zedelenmiş Sınırlar Şema Alanı: Çocuğa gerçekçi kurallar koyamayan, aşırı izin verici, şımartıcı, müsamahakâr ve disiplinden yoksun ebeveyn tutumları neticesinde gelişir. Uyulması gereken normların belirlenmediği, hayal kırıklığına tahammül etmenin ve sorumluluk almanın öğretilmediği bu ailelerde, çocuklar başkalarının haklarına saygı duymakta zorlanırlar. Bu ebeveynlik stili, haklılık/büyüklenmecilik ve yetersiz özdenetim şemalarına kaynaklık eder. 4. Başkaları Yönelimlilik Şema Alanı: Bu alan, koşullu sevgi veren ve kendi duygusal ihtiyaçlarını, beklentilerini çocuğun ihtiyaçlarından üstün tutan ebeveynlerin çocuklarında görülür. Çocuk, ebeveyninin sevgisini veya onayını kaybetmemek, ya da ondan gelebilecek bir cezadan (veya misillemeden) kaçınmak için kendi istek ve duygularını bastırmayı öğrenir. Çocuğun ebeveynini memnun etmek için kendi benliğinden vazgeçmesi; boyun eğicilik, kendini feda ve onay arayıcılık şemalarını doğurur. 5. Aşırı Tetikte Olma ve Baskılama (Ketlenme) Şema Alanı: Bu şemalar, çocuğun neşe, oyun ve rahatlama gibi ihtiyaçlarının görmezden gelinip; sürekli performans, mükemmeliyetçilik ve katı kuralların dayatıldığı baskıcı, talepkâr, eleştirel ve cezalandırıcı ebeveyn tutumları ile oluşur. Çocuğun en ufak bir hatasında sertçe cezalandırıldığı veya duygularını (özellikle öfke ve sevincini) göstermesinin utandırıldığı aile ortamları, bireyin ileride yüksek standartlar, duygusal ketlenme, cezalandırıcılık ve karamsarlık şemaları geliştirmesine sebep olur. Özetle, ebeveynlerin olumsuz veya dengeyi kuramayan tutumları, çocuğun sadece o anki yaşantısını değil, yaşamı boyunca olayları ve ilişkileri yorumlama biçimini kökten şekillendirerek bu kalıcı ve uyum bozucu bilişsel haritaların (şemaların) temelini oluşturur.

9

Şema terapide imajinasyonla yeniden senaryolaştırma tekniği nasıl uygulanır?

Şema terapide "imajinasyonla (imgelemeyle) yeniden senaryolaştırma" (imagery rescripting), bireyin erken dönem uyum bozucu şemalarının kökeni olan çocukluk anılarına ulaşıp, bu anıların duygusal anlamını değiştirmeyi ve karşılanmamış temel çocukluk gereksinimlerini gidermeyi hedefleyen yaşantısal bir tekniktir,,. Bu teknik, bilişsel içgörünün yetersiz kaldığı durumlarda duygusal düzeyde düzeltici bir deneyim sağlamak için oldukça etkilidir. İmgelemeyle yeniden senaryolaştırma tekniğinin uygulama adımları genel olarak şu şekilde ilerlemektedir: 1. Hazırlık ve Güvenli Yer Oluşturma: Uygulamaya genellikle danışanın gözlerini kapatması ve beden taraması ya da bilinçli farkındalık egzersizleriyle "şimdi ve burada" rahatlamasının sağlanmasıyla başlanır,,. Danışanın yoğun duygularla başa çıkmasını kolaylaştırmak için zihninde kendini tamamen güvende hissettiği bir "güvenli yer" (safe place) imgesi oluşturulur,,,. Çalışma her zaman bu güvenli yer imgesi ile başlar ve biter. 2. Güncel Duyguya ve Soruna Odaklanma (Duygusal Köprü): Danışandan son hafta içinde yaşadığı zorlayıcı bir duruma veya terapi seansında o an hissettiği güçlü bir duyguya (örneğin terapötik ilişkideki bir kırılma anına) odaklanması istenir,,. Terapist, hastadan yaşadığı durumu kendi bakış açısından, hissettiği duygu ve ihtiyaçlarıyla birlikte anlatmasını ister. 3. Çocukluk Anısına Geçiş: Bu aşamada danışandan zihnindeki güncel olayın görüntüsünü silmesi, ancak bedeninde hissettiği duyguya tutunarak zihninde kendiliğinden bir çocukluk anısının belirmesine izin vermesi istenir,. Terapist imgelemeyi derinleştirmek için şu soruları sorar: "Neredesin? Kaç yaşındasın? İmgenizde neler oluyor? Etrafında kimler var? Ne hissediyorsun?",,. 4. Kırılgan Çocuğun İhtiyaçlarının Belirlenmesi: Terapist, danışanın anıyı dışarıdan bir yetişkin olarak değil, o anki çocuğun bakış açısından ("Ben" diliyle) ve şimdiki zaman kipiyle yaşamasını teşvik eder (Örn: "Çocuk onaylanmaya ihtiyaç duyuyordu" yerine "Onaylanmaya ihtiyacım var"),. Bu aşamada küçük çocuğun o sahnede neye ihtiyacı olduğu, ebeveyninden veya çevresinden ne beklediği tespit edilir. 5. Yeniden Senaryolaştırma (Müdahale ve Sınırlı Yeniden Ebeveynlik): İşte bu aşamada anının orijinal ve acı verici akışı değiştirilerek, "sınırlı yeniden ebeveynlik" (limited reparenting) uygulanır,. Müdahalenin kim tarafından yapılacağı terapinin evresine göre değişir: Terapinin İlk Aşamalarında (Terapistin Müdahalesi): Kişilik bozuklukları veya ağır travmaları olan danışanların "Sağlıklı Yetişkin" modları henüz çok zayıf olduğu için kendilerini koruyamazlar. Bu nedenle terapist imgeye (sahneye) dışarıdan dahil olur,. Terapist, çocuğun yanına giderek ona şefkat gösterir, yalnız olmadığını hissettirir ve ihtiyaçlarını karşılar,. Gerekirse istismarcı veya zarar verici figürlerle araya girerek (örneğin camdan bir duvar örerek veya polis çağırarak) çocuğu korur ve suçluyu/işlevsiz ebeveyni cezalandırır ya da ona sınırlar koyar,,,,. Terapinin İlerleyen Aşamalarında (Danışanın Müdahalesi): Danışan güçlendikçe terapist, danışanın kendi "Sağlıklı Yetişkin" moduyla sahneye girmesini ister. Yetişkin danışan, kendi çocukluğunun yanına giderek onu korur ve olaya müdahale eder,,,. 6. Güvenli Yere Dönüş ve Seansın Değerlendirilmesi: Yeniden yazılan bu rahatlatıcı senaryonun ardından danışanın tekrar ilk baştaki "güvenli yerine" dönmesi ve orada bir süre kalması sağlanır, ardından gözleri açtırılarak uygulama bitirilir,,,. Seansın sonunda terapist ve danışan, imgeleme sırasında hissedilen duyguları, açığa çıkan ihtiyaçları ve bu yeni senaryonun danışana nasıl hissettirdiğini karşılıklı olarak değerlendirir,,. Bu teknik, geçmişteki travmatik yaşantıları inkar etmeden onlara uygun ve şefkatli bir son yazarak, bireylerin güç ve kontrol duygularını yeniden kazanmalarını, travmatik anıların yarattığı kabus ve korkuların azalmasını sağlar

10

Pozitif şemalar nelerdir ve uyum bozucu şemalarla nasıl ilişkilidir?

Pozitif şemalar (erken dönem uyumlu şemalar), bireyin kendisi ve diğerleriyle olan ilişkileri hakkında anılar, duygular, bilişler ve nörobiyolojik tepkilerden oluşan geniş ve yaygın temalar veya örüntülerdir. Erken dönem uyum bozucu şemalar temel duygusal ihtiyaçların engellenmesi sonucunda gelişirken; pozitif şemalar, çocukluk ve ergenlik döneminde temel fiziksel ve duygusal ihtiyaçların yeterli ve tutarlı biçimde karşılandığı sıcak aile ortamlarında oluşur. Bu şemalar, olumlu ebeveynlik örüntülerinin içsel temsilleridir ve kişinin yaşam boyu psikolojik esnekliğe sahip olmasını, psikopatolojilere karşı korunmasını ve sağlıklı işlevsellik göstermesini sağlayan güçlü yanlarını oluşturur. Temel duygusal ihtiyaçların karşılanmasına bağlı olarak gelişen bazı pozitif şema örnekleri şunlardır: Bağlanma ve Kabul: Temel Güven, Kendini Kabul/Sevilebilirlik, Duygusal Tatmin, Sosyal Aidiyet, Duygusal Açıklık/Spontanlık. Zedelenmemiş Özerklik ve Performans: Temel Güvenlik ve Sağlık, Sağlıklı Öz-inanç/Yeterlik, Sağlıklı Sınırlar/Gelişmiş Benlik, İstikrarlı Bağlanma, Başarı. Dengelenmiş Çabalar ve Yeterli Sınırlar: Sağlıklı Öz-İlgi/Öz-bakım, Gerçekçi Standartlar ve Beklentiler, Sağlıklı Saygı, Sağlıklı Öz-kontrol/Öz-disiplin. Pozitif Şemalar ile Uyum Bozucu Şemalar Arasındaki İlişki: Pozitif şemalar ve erken dönem uyum bozucu (negatif) şemalar birbirleriyle yakından ilişkili olsalar da aralarındaki dinamik şu temel özelliklere sahiptir: Farklı ve Bağımsız Yapılardır: Pozitif şemalar, basitçe negatif şemaların tam zıttı veya aynı cetvelin iki zıt ucu olarak değerlendirilmezler. Pozitif ve negatif şemalar birbirinden farklı yapılardır ve her iki gruptan şemalar bir kişide aynı anda mevcut olabilir. Negatif Yönde İlişkilidirler: Farklı yapılar olmalarına rağmen aralarında anlamlı bir zıtlık ilişkisi bulunur. Araştırmalar; duygusal yoksunluk, kusurluluk, terk edilme, başarısızlık, karamsarlık, sosyal izolasyon ve duyguları bastırma gibi uyum bozucu şemaların, tüm pozitif şemalarla negatif yönde anlamlı bir ilişki içinde olduğunu göstermektedir. İyileşme Süreçleri Birbirinden Bağımsızdır: Terapide erken dönem uyum bozucu şemaların şiddetinin ve etkisinin azalması, pozitif şemaların doğrudan artacağı veya kendiliğinden gelişeceği anlamına gelmez. Bireyin sorunlu yanlarını onarmak, onu otomatik olarak güçlü kılmaz. Bu nedenle, psikoterapi süreçlerinde uyumsuz şemaları zayıflatmanın yanı sıra, pozitif şemaların güçlendirilmesinin ayrı ve bağımsız bir hedef olarak ele alınması gerektiği vurgulanmaktadır.

Young Şema Ölçeği, bireyin şemalarını değerlendirmek için kullanılmaktadır. Şema bireyin duygu, davranış ve düşüncelerini oluşturan kalıplar olarak ifade edilebilir. Bu ölçekte bağımsızlık ve kendilik, bağlanma ve güven, değer ve sevgi beklentisi, terk edilme ve reddedilme şemalarını değerlendiren sorular vardır. Testin sonucunda kişi şemaların hayatını nasıl etkilediğine dair bilgi sahibi olabilir. Hiçbir şekilde tanı ve tedavi amaçlı kullanılamaz. Tanı ve tedavi gerektiren durumlar için lütfen yetkili mercilere başvurunuz. Yönerge: Aşağıda, kişilerin kendilerini tanımlarken kullandıkları ifadeler sıralanmıştır. Lütfen her bir ifadeyi okuyun ve sizi ne kadar iyi tanımladığına karar verin. Emin olamadığınız sorularda neyin doğru olabileceğinden çok, sizin duygusal olarak ne hissettiğinize dayanarak cevap verin. Bir kaç soru, anne babanızla ilişkiniz hakkındadır. Eğer biri veya her ikisi şu anda yaşamıyorlarsa, bu soruları o veya onlar hayatta iken ilişkinizi göz önüne alarak cevaplandırın. 1 den 6’ya kadar olan seçeneklerden sizi tanımlayan en yüksek şıkkı seçerek her sorudan önce yer alan boşluğu işaretleyin. (Soygüt, Karaosmanoğlu ve Çakır tarafından çıkarılmıştır.) Derecelendirme:   1- Benim için tamamıyla yanlış 2- Benim için büyük ölçüde yanlış 3- Bana uyan tarafı uymayan tarafından biraz fazla 4- Benim için orta derecede doğru 5- Benim için çoğunlukla doğru 6- Beni mükemmel şekilde tanımlıyor Hiçbir şekilde tanı ve tedavi amaçlı kullanılamaz. Tanı ve tedavi gerektiren durumlar için lütfen yetkili mercilere başvurunuz.

içeriği, puanlaması psikologlarca hazırlanan Young Şema Testini Psikohelp.com  sitesinden ücretsiz üye olarak çözebilirsiniz. 

Şema Terapi Ekolünde Kullanılan Ölçekler

 

Şema Mod Ölçeği

Düsseldorf Çocuk Şema Ölçeği Çocuk Şema Testi indir ve Puanlama ve Yorumlama


Young Rygh Kaçınma Ölçeği Testi  Testi indir ve Puanlama ve Yorumlama


Young Şema Ölçeği -Şema Testi- Psikolojik Şemaları Öğren  Şema Testi indir ve Puanlama ve Yorumlama


Young Telafi Ölçeği  Telafi Testi indir ve Puanlama ve Yorumlama


Young Ebeveynlik Ölçeği- Young Anne Baba Ölçeği


 

Şema Testi Nasıl Yapılır?

Young Şema Ölçeği, şema terapistlerin danışanların uyumsuz şemlarını ölçülmesi ve gerekli müdahalelerin yapılması için geliştirilen bir psikolojik test aracıdır.

Bu aracın değerlendirilmesi 1 ile 6 puan arasında şıklara puan verilerek elde edilir.

Young Şema Ölçeğini ücretsiz şekilde psikohelp.com sitesinden çözebilirsiniz.

Bu psikolojik teste ve diğer psikolojik testler psikohelp.com terapi platformundan ücretsiz şekilde çözülmektedir

 

Şema Testi Sonuçları ve Yorumlama

Uyumsuz Şemalar sorular üzerinden elde edilen puanlar ile düzeyleri ortaya çıkartılır.

Bilinenin aksine kaç tane şemanın aktif olduğu ile değerlendirmek yanlıştır.

Genelde belirli alanlardaki şemaların aktif olması hangi alanda terapi alınması gerektiğini ortaya koyamsına yarar 

 

Şemalar Nasıl Oluşur?

Şema Terapisi'ne göre erken dönem uyum bozucu şemalar temel olarak bireyin doğuştan getirdiği mizacı ile erken

çocukluk dönemindeki çevresel yaşantılarının (özellikle ebeveyn tutumlarının) etkileşimi sonucunda oluşur.

Şemaların gelişim sürecinde rol oynayan üç temel faktör bulunmaktadır:

1. Temel Duygusal İhtiyaçların Karşılanmaması:

Her çocuğun sağlıklı bir psikolojik gelişim gösterebilmesi için evrensel olan bazı temel duygusal ihtiyaçları vardır.

Bunlar; başkalarına güvenli bağlanma, özerklik ve kimlik algısı, ihtiyaç ve duyguları özgürce ifade edebilme,

kendiliğindenlik/oyun oynama ve gerçekçi sınırlar/özdenetimdir. Şemalar, bu evrensel ihtiyaçların çocukluk ve ergenlik

döneminde ebeveynler (bakım verenler) tarafından yeterli, dengeli ve tutarlı bir şekilde karşılanmaması sonucunda,

çocuğun bu olumsuz duruma uyum sağlama çabası olarak gelişir.

2. Erken Dönem Yaşantılar (Dört Temel Mekanizma):

Şemaların gelişimini hızlandıran ve şekillendiren dört farklı olumsuz erken dönem yaşam tecrübesi (mekanizması) tanımlanmaktadır:

 

İhtiyaçların zedeleyici biçimde engellenmesi (İyi olanın az verilmesi): Çocuğun sevgi, şefkat, anlayış ve istikrar

gibi temel gereksinimlerden mahrum bırakılmasıdır. Bu durum genellikle "Duygusal Yoksunluk" veya "Terk Edilme" gibi şemaların

oluşumuna yol açar.

Travmatize etme veya kurbanlaştırma: Çocuğun fiziksel veya duygusal istismara, zarara uğraması ve tehlikelere

karşı korunmamasıdır. Bu tür travmatik deneyimler çocukta "Güvensizlik/Kötüye Kullanılma", "Kusurluluk/Utanç" ve

"Dayanıksızlık" gibi şemalar geliştirir.

İyi olanın gereğinden fazla verilmesi: Ebeveynlerin çocuğa sınır çizmemesi, aşırı korumacı davranması veya her istediğini

yaparak aşırı özgürlük tanıması durumudur. Çocuğun özerklik ve sınır ihtiyaçlarını zedeleyen bu tutumlar, "Haklılık/Büyüklenmecilik"

veya "Bağımlılık/Yetersizlik" gibi şemalara neden olur.

Seçici içselleştirme ve özdeşim: Çocuğun, ebeveynlerinin düşünce, duygu, korku ve davranışlarını model alarak kendi zihnine kopyalamasıdır.

Örneğin, sürekli kaygılı ve evhamlı bir annenin çocuğu, doğrudan bir ihmal yaşamasa bile bu kaygıyı içselleştirerek dünyayı tehlikeli algılamasına neden olan bir şema geliştirebilir.

3. Biyolojik Mizaç:

Bireyin doğuştan getirdiği nörobiyolojik yapısı ve mizaç özellikleri (örneğin; çekingen, agresif, iyimser, kötümser, kaygılı

veya sakin olması), olaylara ve ebeveyn tutumlarına vereceği tepkileri belirler. Aynı aile ortamında veya benzer olumsuz

koşullarda büyüyen çocukların farklı şemalar veya farklı başa çıkma stratejileri geliştirmesinin altında yatan neden mizaçlarındaki

bu farklılıklardır. Mizaç, çevresel faktörlerle ve ebeveyn tutumlarıyla sürekli bir etkileşim halindedir.

Bununla birlikte, şemaların gelişiminde birincil kaynak çekirdek aile ve temel bakım verenlerle olan ilişkiler olsa da; çocuğun

dünyası genişledikçe akranlar, okul ortamı, yaşanılan kültürel bağlam ve sosyoekonomik faktörler de şemaların şekillenmesinde,

oluşumunda veya pekişmesinde rol oynamaya başlar. Oluşan bu şemalar, bireyin o anki çocukluk döneminde hayatta kalmasına

ve sorunlarla baş etmesine yardımcı olarak işlevsel bir rol oynasa da, birey yetişkinliğe adım attığında katılaşarak uyum bozucu

hale gelir ve yaşam boyu kendini tekrar eden işlevsiz algı ve davranış örüntülerine dönüşür.

 

Şema Terapisi Faydaları ve Tedavi Süreci

Jeffrey Young tarafından, klasik Bilişsel Davranışçı Terapi'nin (BDT) yetersiz kaldığı kronik ve karakterolojik psikolojik

sorunları (özellikle kişilik bozukluklarını) tedavi etmek amacıyla geliştirilen Şema Terapi; bilişsel, davranışçı, yaşantısal

 ve kişilerarası (bağlanma/nesne ilişkileri) yaklaşımları harmanlayan bütüncül bir psikoterapi modelidir.

Şema Terapisinin Faydaları

Şema terapi, sadece semptomları hafifletmeyi değil, bireyin psikolojik sorunlarının temelinde yatan çocukluk çağı

kökenlerini onarmayı hedefler. Sağladığı başlıca faydalar şunlardır:

 

Geniş Kapsamlı Etkililik: Başlangıçta Borderline ve Narsisistik Kişilik Bozukluğu gibi zor vakalar için geliştirilmiş olsa da,

günümüzde panik bozukluk, kronik depresyon, yeme bozuklukları (anoreksiya, bulimiya), obsesif-kompulsif bozukluk (OKB),

sosyal kaygı ve travma sonrası stres bozukluğu (cinsel saldırı travmaları vb.) gibi birçok farklı klinik tabloda oldukça etkili olduğu kanıtlanmıştır.

Kök Nedenlere Odaklanma: Yalnızca yüzeydeki düşünce ve davranışlara (semptomlara) odaklanmak yerine; bireyin çocukluğunda

karşılanmamış evrensel duygusal ihtiyaçlarına (güvenli bağlanma, özerklik, sınır, oyun vb.) ve psikolojik rahatsızlığın kökenine inerek

daha kalıcı ve derin bir iyileşme sağlar.

Düzeltici Duygusal Deneyim: Şema Terapi, değişimin sadece "mantık" (bilişsel) düzeyde kalmasına izin vermez. Yaşantısal teknikler

 ve terapötik ilişki aracılığıyla, danışana çocukluğunda eksik kalan güven ve şefkat hissini vererek "duygusal düzeyde" de onarım sağlar.

Sağlıklı Yetişkin Modunu Güçlendirme: Terapinin nihai faydası; bireyin "Sağlıklı Yetişkin" modunu inşa etmesidir. Bu sayede birey;

kendi incinmiş çocuk yanını koruyup şefkat gösterebilen, talepkâr/cezalandırıcı iç seslerine karşı durabilen ve işlevsiz başa çıkma

stratejilerini (teslim, kaçınma, aşırı telafi) terk ederek uyumlu davranışlar sergileyebilen özerk bir yapıya kavuşur.

İlişkisel İşlevsellikte Artış: Danışanların günlük hayattaki ve romantik bağlarındaki tekrarlayan yıkıcı örüntüler kırılır; yakınlık korkusu,

sosyal izolasyon, güvensizlik gibi sorunlar çözülerek ilişki doyumu ve yaşam kalitesi artırılır.

Şema Terapisinde Tedavi Süreci

Şema Terapi süreci, sistematik bir şekilde ilerler ve genel olarak Değerlendirme/Eğitim Evresi, Değişim Evresi ve Otonomi (Sonlandırma) Evresi olarak yapılandırılır.

1. Değerlendirme ve Eğitim Evresi

Bu aşamada amaç, danışanın yaşamında tekrar eden örüntüleri ve bunların gelişimsel kökenlerini keşfetmektir.

 

Terapist, ölçekler (Young Şema Ölçeği, Şema Mod Envanteri vb.), klinik görüşmeler ve tanısal imgeleme çalışmaları kullanarak danışanın şemalarını, modlarını ve başa çıkma biçimlerini tespit eder.

Elde edilen bilgiler ışığında danışana özel bir "şema vaka formülasyonu" oluşturulur. Mevcut sorunların (örn. yeme bozukluğu veya panik atak) şemalarla olan bağlantısı hastaya psiko-eğitim yoluyla aktarılır.

2. Değişim Evresi

Şemaların ve işlevsiz modların yaşam üzerindeki etkisini zayıflatmak için dört ana müdahale grubu esnek bir şekilde kullanılır:

 

Bilişsel Taktikler: Danışanın şemayı destekleyen işlevsiz inançlarıyla savaşılır. Sokratik sorgulama, şemayı çürüten kanıtlar toplama, şematik yan ile sağlıklı yan arasında diyaloglar (boş sandalye) kurma, başa çıkma flaş kartları hazırlama ve şema günlüğü tutma gibi tekniklerle bilişsel yapılandırma sağlanır.

Yaşantısal Taktikler: Bilişsel değişimi duygusal değişime çevirmek için kullanılır. İmgelemeyle (imajinasyonla) yeniden senaryolaştırma tekniğinde, çocukluktaki travmatik ve acı verici anılara gidilip o anıların gidişatı değiştirilir ve çocuğun ihtiyaçları karşılanır. Ayrıca çocukluktaki ebeveyne mektup yazma veya boş sandalye diyalogları ile bastırılmış duygular (öfke, yas) dışa vurulur.

Davranışsal Örüntü Bozma Taktikleri: Şemaları sürdüren uyum bozucu başa çıkma davranışlarının yerine, sağlıklı davranışların inşa edilmesi hedeflenir. Seans içinde rol oynama (role-play), ev ödevleri verme ve davranış provaları yapılarak eski yıkıcı kalıplar yıkılır.

Terapötik İlişki (İyileşme Aracı): Şema terapide terapist nötr bir dinleyici değil, onarım sürecinin aktif bir katılımcısıdır. Bu süreç iki temel tutumla yürütülür:Sınırlı Yeniden Ebeveynlik: Terapistin profesyonel sınırlar dahilinde, danışanın çocukluğunda ebeveynlerinden göremediği güvenlik, şefkat, bakım ve onay ihtiyaçlarını karşılayarak ona "düzeltici duygusal deneyim" sunmasıdır.

Empatik Yüzleştirme: Terapistin, danışanın şema kaynaklı kaçınma veya saldırgan davranışlarını anladığını ve empati kurduğunu gösterirken, eş zamanlı olarak bu davranışların işlevsiz ve çarpıtılmış taraflarını gerçekçi bir dille ona göstermesi ve sınır koymasıdır.

3. Otonomi ve Sonlandırma Evresi

Terapi sürecinde güçlenen Sağlıklı Yetişkin modunun, terapistin rehberliğinden bağımsız olarak, gerçek hayattaki ilişkilere ve zorluklara genellenmesi hedeflenir. Sağlıklı bağlar kurma, bireyselleşme ve vedalaşma ile ilişkili temalar ele alınarak terapi kademeli olarak sonlandırılır.

 

Şema Testi ile İlgili Sık Sorulan Sorular

1. Şema Testi (Young Şema Ölçeği) nedir ve psikolojik olarak neyi ölçer?

Young Şema Ölçeği Kısa Form-3 (YŞÖ-KF3), bireylerin çocukluk ve ergenlik dönemlerinde gelişen ve yaşam boyu düşünce, duygu ve davranışlarını etkileyen erken dönem uyumsuz şemaları ölçmek amacıyla kullanılan bir psikolojik testtir. Test toplam 90 maddeden oluşur ve 5 ana şema alanı altında 18 farklı erken dönem uyumsuz şemayı (örneğin; duygusal yoksunluk, terk edilme, kusurluluk, başarısızlık, iç içe geçme vb.) değerlendirir.

2. Test nasıl uygulanır ve puanlar ne anlama gelir?

Bu psikolojik test bir öz bildirim (self-report) ölçeğidir. Katılımcılar, testteki her bir ifadeyi kendilerine ne ölçüde uygun bulduklarını 1 ("hiç bana uygun değil") ile 6 ("tamamen bana uygun") arasında değişen altı dereceli Likert tipi bir ölçek üzerinde değerlendirirler.

Ölçekten alınan puanların yüksek olması, o şemanın kişi için o kadar yoğun ve aktif olduğunun bir göstergesi olarak kabul edilir. Özellikle testte yer alan maddelere 5 veya 6 puan verilmesi, o şemanın bireyin hayatında belirgin bir şekilde aktif olduğunu gösterir.

3. Şema Testi ve Terapisinin "Farkındalık" (Awareness) alanına katkısı nedir?

Şema Terapisi bağlamında psikolojik testlerin uygulanması yalnızca veri toplama aracı olmakla kalmaz; aynı zamanda bireylerin öz farkındalık (self-awareness) yaşamalarını sağlamayı da amaçlar. Araştırma ve terapi süreçleri, bireylerin farkındalık alanında şu gelişmeleri yaşamasını sağlar:

 

Şema ve Mod Farkındalığı: Danışanlar, ölçekler ve terapötik görüşmeler sayesinde günlük yaşamlarında karşılaştıkları olaylarda, zorlanmalarda veya ilişkilerde hangi şemalarının tetiklendiğini ve hangi "modlara" (Örn: İncinmiş Çocuk Modu, Kopuk Korungan Mod vb.) girdiklerini fark edebilme becerisi kazanırlar.

Kökenlerin Keşfi: Bireyler, mevcut psikolojik sorunlarının ve ilişki dinamiklerinin aileden veya çocukluk döneminden gelen kökenlerine dair derinlemesine bir farkındalık geliştirirler.

Duygu ve Davranış Düzenleme (Sağlıklı Yetişkin Modu): Kendi duygu, düşünce ve ihtiyaçlarını tanıma yoluyla gelişen öz-farkındalık, bireyin "Sağlıklı Yetişkin" modunu güçlendirir. Terapi öncesi kendi duygularının farkında olmayan bireylerin, şemalarının farkına vardıkça duygu ve davranışlarını dışsallaştırarak kontrol edebildikleri görülmüştür.

İyileştirici Etki: Psikolojik belirtilerin şiddeti ile farkındalık arasında yakın bir bağ vardır. Yıkıcı şema ve modların farkına varmak, bireyin daha rasyonel kararlar almasını ve uyum bozucu örüntülerini kırarak klinik düzeyde iyileşme yaşamasını sağlar.

4. Şemaları değerlendirmede başka hangi psikolojik testler kullanılır?

Şema Terapisi sürecinde Young Şema Ölçeği'nin yanı sıra, bireyin şematik yapısını ve farkındalığını daha bütüncül ölçmek için başka araçlar da kullanılır:

 

Kısa Şema Mod Envanteri (KŞME): Bireylerin şemaları tetiklendiğinde girdikleri anlık duygusal ve davranışsal durumları (modları) ölçer.

Şema Başa Çıkma Ölçeği: Kişilerin şemalarının yarattığı acıdan kaçmak için kullandıkları "kaçınma, teslim ve aşırı telafi" gibi başa çıkma stratejilerini değerlendirir.

Young Pozitif Şema Ölçeği (YPŞÖ): Erken dönem uyum bozucu şemaların aksine, çocuklukta temel ihtiyaçların karşılanmasıyla gelişen

"olumlu/uyumlu" şemaları (öz şefkat, minnettarlık, sağlıklı sınırlar gibi) ölçmek için kullanılır.

 

Ne Zaman Uzman Desteği Almalısınız?

Şemalarınızın belirli bir ihtiyaç alanlarındaki şemalrdaki ciddi yükselme veya düşüş veya hepsnin yükselmesi veya düşmesi Klinik psikolog desteği gerektirebilir. 

Örnek Sorular

1

Bana bakan, benimle zaman geçiren, başıma gelen olaylarla gerçekten ilgilenen kimsem olmadı.

Cevaplamak için testin içinde sunulan ölçeği kullanın
2

Beni terkedeceklerinden korktuğum için yakın olduğum insanların peşini bırakmam.

Cevaplamak için testin içinde sunulan ölçeği kullanın
3

İnsanların beni kullandıklarını hissediyorum.

Cevaplamak için testin içinde sunulan ölçeği kullanın

Sıkça Sorulan Sorular

Young Şema Ölçeği, bireylerin bebeklik ve çocukluk dönemindeki olumsuz yaşam deneyimleri sonucunda oluşan ve yaşam boyu devam eden "erken dönem uyumsuz şemalarını"değerlendirmek amacıyla 1990 yılında Young tarafından geliştirilmiş bir psikolojik değerlendirme aracıdır. Ölçeğin araştırmalarda ve kliniklerde sıklıkla kullanılan 3. kısa versiyonu (YŞÖKF-3), toplam "90 maddeden" oluşmaktadır ve temel olarak "5 ana şema alanı" ile bunların altındaki "14 alt boyutu" inceler. Türkiye'deki geçerlilik ve güvenilirlik çalışmaları 2009 yılında Soygüt ve arkadaşları tarafından yapılmıştır. Ölçeğin değerlendirdiği "5 ana şema alanı" şunlardır: * Zedelenmiş Otonomi * Kopukluk * Yüksek Standartlar * Zedelenmiş Sınırlar * Diğeri Yönelimlilik Bu 5 ana alanın altında kişinin psikolojik sorunlarının temelini oluşturabilen "14 uyumsuz şema alt boyutu" ölçülür. Bunlar; duygusal yoksunluk, başarısızlık, karamsarlık, sosyal izolasyon/güvensizlik, duyguları bastırma, onay arayıcılık, iç içe geçme/bağımlılık, ayrıcalıklılık/yetersiz özdenetim, kendini feda, terk edilme, kusurluluk, cezalandırılma ve tehditler karşısında dayanıksızlıktır. Ölçeğin Temel Aldığı Yaklaşım: Daha önceki konuşmalarımızda Aaron Beck'in depresyon modelinde bahsettiğimiz gibi şemalar, bireyin yeni bilgileri algılarken gerçeği çarpıtmasına neden olan en derin inançlardır. Young'ın modeline göre, bu erken dönem uyumsuz şemaların oluşumunda ve dolayısıyla ölçekte verilen yanıtların temelinde üç ana etken yatar: 1. Çekirdek Duygusal İhtiyaçlar: Çocuklukta güvenli bağlanma, duyguları/ihtiyaçları ifade edebilme, oyun oynama ve akılcı sınırların konulması gibi temel gereksinimlerin ebeveynler tarafından karşılanamaması. 2. Erken Dönem Yaşam Deneyimleri: İhtiyaçların karşılanmaması, çocuğun örselenmesi (kurban edilmesi), seçici içselleştirme veya tam tersine çocuğa her şeyin fazlasıyla verilerek gerçekçi sınırların çizilmemesi. 3. Duygusal Mizaç: Çocuğun doğuştan getirdiği mizaç özelliklerinin, yaşadığı olumsuz çocukluk olaylarıyla etkileşime girmesi. Young Şema Ölçeği, kişinin kendisine ve dış dünyaya karşı geliştirdiği, yetişkinlikte dahi kişiyi zarar gördüğü durumlara (kasıtlı olmaksızın) tekrar çekebilen ve değiştirilmesi zor olan bu işlevsiz kök inançları tespit etmeyi amaçlar. Young Şema Ölçeği- online ücretsiz şema testi

Young Şema Ölçeği- Şema Testi: YSQ-S3 (Short Form 3), Jeffrey Young tarafından geliştirilen şema kuramına dayanan, kısa form (90 maddelik) bir ölçektir. Bu versiyon, uzun formun daha pratik uygulanabilir halidir. Young Şema Ölçeği- Online ücretsiz Şema Testi

Young Şema Ölçeği- Şema Testi'nin amacı, bireylerin sahip olduğu erken dönem uyumsuz şemaları belirlemek ve bu şemaların duygular, düşünceler ve davranışlar üzerindeki etkisini değerlendirmektir. Young Şema Ölçeği- Online ücretsiz Şema Testi:

Young Şema Ölçeği- Şema testi toplam 18 erken dönem uyumsuz şemayı ölçer. Bu şemalar 5 ana alanda toplanır: Ayrılma ve reddedilme Zedelenmiş özerklik ve performans Zedelenmiş sınırlar Başkalarına yönelimlilik Aşırı tetikte olma ve baskılama

Young Şema Ölçeği-Şema testi toplam 90 maddeden oluşur. Her şema genellikle 5 madde ile değerlendirilir.

Katılımcı her maddeyi kendine ne kadar uygun olduğuna göre değerlendirir Yanıtlar genellikle 6’lı Likert tipi ölçekle verilir: 1 = Benim için hiç doğru değil 6 = Beni tamamen tanımlıyor Yüksek puanlar, ilgili şemanın güçlü olduğunu gösterir Young Şema Ölçeği- Online ücretsiz Şema Testi

Young Şema Ölçeği- Online ücretsiz Şema Testi genellikle 15–25 dakika içinde tamamlanabilir.

Young Şema Ölçeği- Online ücretsiz Şema Testi Yüksek puan: İlgili şemanın bireyde güçlü olduğunu gösterir Düşük puan: Şemanın zayıf veya yok denecek kadar az olduğunu gösterir Klinik yorumlama genellikle uzman tarafından yapılır

Hayır. Young Şema Ölçeği- Online ücretsiz Şema Testi tanı koymaz. Şemaları belirlemek ve terapi sürecinde kullanılmak üzere geliştirilmiş bir değerlendirme aracıdır.

Young Şema Ölçeği Şema Testi Şema terapide temel değerlendirme aracıdır Kişinin tekrar eden ilişki ve davranış kalıplarını anlamaya yardımcı olur Psikoterapi sürecinde müdahale planı oluşturmak için kullanılır

Aaron Beck'in Bilişsel Depresyon Kuramı'ndan ve Jeffrey Young'ın Erken Dönem Uyumsuz Şemalar modelinden detaylıca bahsetmiştik. Bu iki kavramın (şemalar ve depresyon) birbiriyle çok güçlü bir teorik ve klinik ilişkisi bulunmaktadır. 1. Teorik ve Bilişsel Bağlantı (Beck ve Young Modelleri): Bilgiyi Çarpıtma ve Bilişsel Üçlü: Beck'in bilişsel modeline göre depresyonun temelinde "depresif benlik şemaları" yatar. Olumsuz ve işlevsiz şemalara sahip kişiler, dış dünyadan gelen bilgileri olumsuz, çarpıtılmış ve önyargılı bir şekilde işlerler. Bu durum, kişinin kendisine, çevresine ve geleceğine dair olumsuz bakış açısını (bilişsel üçlüyü) sürekli olarak besler ve depresyonun sürmesine neden olur. "Zarar Verici Döngülerin Tekrarı: Young'a göre erken dönem uyumsuz şemalar, ruhsal sorunların (psikopatolojinin) temel kaynağıdır. Şemalar, zihinsel olarak kişinin dikkatini yalnızca şemayla tutarlı olan (genellikle olumsuz) bilgiye yönlendirmesine zemin hazırlar. Davranışsal olarak ise kişiyi, paradoksal bir şekilde çocuklukta en çok zarar gördüğü koşullara yetişkinlikte kasıtlı olmaksızın yeniden çeker. Tanıdık oldukları için değiştirilmesi zor olan bu şemalar, kişiyi çaresiz hissettirerek depresyon gelişme riskini artırır. 2. Bilimsel Araştırmalar ve İstatistiksel Bulgular: Yapılan araştırmalar, erken dönem uyumsuz şemalar ile depresif belirtiler arasında "istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif yönde bir ilişki"olduğunu kanıtlamaktadır. Yani bireyin sahip olduğu uyumsuz şemaların düzeyi ve sayısı arttıkça, yaşadığı depresif belirtilerin şiddeti de artmaktadır. Araştırmalarda depresyonla en çok ilişkili olduğu tespit edilen belirli şema alt boyutları şunlardır: * Duygusal yoksunluk * Başarısızlık ve kusurluluk * Karamsarlık * Sosyal izolasyon / güvensizlik ve terk edilme * Cezalandırılma ve duyguları bastırma * Kendini feda ve onay arayıcılık Bunun yanı sıra yapılan ileri analizlerde, özellikle "karamsarlık" ve "yüksek standartlar" şemalarının bir araya gelmesinin, kişinin depresif belirtiler yaşamasını doğrudan anlamlı bir şekilde yordadığı (etkilediği) tespit edilmiştir. Literatürdeki diğer çalışmalar da klinik olarak depresyon tanısı alan kişilerin şema (özellikle kusurluluk, duygusal yoksunluk, başarısızlık, terk edilme) puanlarının, depresyon tanısı almayan sağlıklı bireylere kıyasla istatistiksel olarak çok daha yüksek olduğunu göstermektedir. Özetle şemalar, tıpkı görünmez bir filtre gibi kişinin tüm yaşam olaylarını olumsuz bir süzgeçten geçirmesine neden olarak depresyonun hem ortaya çıkmasında hem de kronikleşmesinde en temel hazırlayıcı faktörlerden biri olarak kabul edilmektedir.

Araştırmalar, birçok erken dönem uyumsuz şemanın depresif belirtilerle pozitif yönde bir ilişkisi olduğunu, yani bu şemaların bireydeki şiddeti arttıkça depresyon riskinin de arttığını göstermektedir. Bütüncül bir şekilde incelendiğinde, belirli şemalar depresyon riskini artırmada ve hastalığı yordamada diğerlerine göre daha fazla öne çıkmaktadır: En Doğrudan Etkili (Yordayıcı) Şemalar: Yapılan çoklu analizler sonucunda, özellikle "karamsarlık" ve "yüksek standartlar" şemalarının depresif belirtiler üzerinde doğrudan ve anlamlı bir etkiye sahip olduğu, kişinin depresyon yaşamasını belirgin bir şekilde yordadığı (öngördüğü) tespit edilmiştir. Depresif Belirtilerle Güçlü İlişkisi Olan Diğer Şemalar: Karamsarlık dışında, şu alt boyutların tamamının depresif belirtilerle istatistiksel olarak doğrudan ve pozitif yönde ilişkili olduğu saptanmıştır: Duygusal yoksunluk, başarısızlık ve sosyal izolasyon/güvensizlik. Terk edilme, kusurluluk ve cezalandırılma. Duyguları bastırma, onay arayıcılık ve kendini feda. İç içe geçme/bağımlılık, ayrıcalıklılık/yetersiz özdenetim ve tehditler karşısında dayanıksızlık. Literatürde yer alan klinik araştırmalar da bu bulguları destekler niteliktedir ve depresyon hastalarında belirli şemaların çok daha baskın olduğunu ortaya koymuştur: Klinik tanılı depresif bozukluk vakalarında özellikle "kusurluluk/utanma", "duygusal yoksunluk", "kuşkuculuk/kötüye kullanılma", "başarısızlık", "terk edilme" ve "karamsarlık" şema puanlarının, depresyonu olmayan kişilere göre istatistiksel olarak anlamlı derecede daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Daha geniş şema alanları (kategorileri) bazında bakıldığında ise; "zedelenmiş özerklik (otonomi)", "öteki yönelimlilik", "ilişkide kopukluk (reddedilmişlik)" ve "zedelenmiş sınırlar" şema alanlarının depresyonu pozitif yönde artırdığı ve yordadığı ifade edilmektedir.

Yorumlar (5)

Deneyiminizi paylaşın. Yorumlar yayınlanmadan önce yönetici onayından geçer.

Yorum Yapın

E-posta adresiniz yayınlanmaz. Yorumunuz onaylandıktan sonra görünür.

S

Semira

1 ay önce

Şema testi çözmemi psikologum istedi. Sadece bu sitede doğru dürüst bir sonuç gördüm teşekkürler

C

ceyda

1 ay önce

şema testimde başarısızlık ve terk edilme çok yüksek çıktı gerçekten beni doğru çıktı

A

ALİ

1 ay önce

şema testimde kararsızlık şeması çok yüksek çıktı ne yapmam gerekiyor

K

kamil

1 ay önce

Young Şema Ölçeği sonucum ortalama çıktı. birşey yapmam gerekirmi

A

ahmet

2 ay önce

sevgilim hep duygusal olarak yoksun ve empati yoksunu olduğumu söylüyordu young şema testini çözünce ne demek istediğini gerçekten anladım

Hazır Mısınız?

Kendinizi keşfetme yolculuğunuza bugün başlayın. 90 soru ve detaylı rapor sizi bekliyor.