Gece Bekçileri:İnsomnia Hastaları

Uykusuzluk kendi başına bir bozukluk olmasının yanında başka bozuklukların bir semptomu da olabilir. İnsomnia astım, mide yanması, kanser gibi fizyolojik problemlerden ya da depresyon, stres gibi psikolojik hastalıklardan ya da gece saatlerinde besleniyor olmaktan, kullanılan bir takım ilaçların yan etkilerinden kaynaklanabilir. Travma yaşayan kişilerde de akut uyku bozuklukları görebiliriz. Özellikle anksiyete, depresyon ve stres ile uykusuzluk arasında adeta kısır bir döngü vardır. Depresyonundan ötürü uyuyamayan bir kişinin hastalığı, uykusuzluk nedeniyle daha da kötüleşebilir.

Gece Bekçileri:İnsomnia Hastaları

Hayatımızın yaklaşık üçte biri uykuda geçiyor. Bu gerçek, zamanımızın çok büyük bir bölümünü uykuda kaybettiğimizi düşünmemize neden olabilir. Ancak bu kadar çok uyumamızın nedeni, uykunun hayati bir önem taşımasıdır. Uyku esnasında vücut kendisini yenileyecek hormonlar salgılar, enerjimiz yenilenir, bağışıklık sistemimizin güçlenmesi için doğal katil hücreler sentezlenir, kısa süreli hafızamıza kaydedilen bilgiler uzun süreli hafızaya geçer. Uykusuz kaldığımızda kendimizi işlerimize veremeyiz, dikkatimiz dağınık olur, kendimizi kötü hissederiz. Ancak bazı insanlar uykuya dalmakta, uykuyu sürdürmekte ve erkenden uyanıp yeniden uyumakta zorluk çeker, gözlerini birkaç dakikalığına bile kapatamazlar. Geceleri bitmek bilmeyen düşünceler zihinlerine adeta saldırarak bu kişilerin uyumalarına izin vermezler. Bizler birkaç günlük uykusuzluğun ardından istemsizce uyuyakalsak dahi insomnia hastaları kronik olarak bu durumu yaşarlar. Gün içinde kendilerini halsiz ve yorgun hisseder, odaklanmakta güçlük çeker, çok fazla hata ve kaza yapmaya başlar, öfke problemleri gösterebilirler. Uykusuzluk kronik bir hal aldıkça hem ruhsal hem fiziksel rahatsızlıklar artmaya başlar. Kaygı ve duygudurum bozuklukları yaşanabilir.

Uykusuzluk kendi başına bir bozukluk olmasının yanında başka bozuklukların bir semptomu da olabilir. İnsomnia astım, mide yanması, kanser gibi fizyolojik problemlerden ya da depresyon, stres gibi psikolojik hastalıklardan ya da gece saatlerinde besleniyor olmaktan, kullanılan bir takım ilaçların yan etkilerinden kaynaklanabilir. Travma yaşayan kişilerde de akut uyku bozuklukları görebiliriz. Özellikle anksiyete, depresyon ve stres ile uykusuzluk arasında adeta kısır bir döngü vardır. Depresyonundan ötürü uyuyamayan bir kişinin hastalığı, uykusuzluk nedeniyle daha da kötüleşebilir.

İnsomniayı akut ve kronik olarak ikiye ayırabiliriz. Akut insomnia strese bağlı olarak birkaç gece veya hafta yaşanır. Ancak kronik insomnia durumunda kişiler en az üç ay boyunca uykusuzluk çekmektedirler. Uykusuzluğun altında yatan sebebi bulmak tedavi için önemlidir. Bazen sadece uyku alışkanlıklarının değişmesiyle bile uyku kalitesi artar. Düzenli bir uyku programının yapılması ve vücudu hep aynı saate alıştırmaya çalışmak, serin, karanlık ve sessiz bir yatak odasında uyumak, yatmadan en az bir saat önce bütün ekranları kapatmış olmak, gevşeme egzersizleri, kafeini, sigarayı ve alkolü azaltmak uykunun iyileştirilmesinde yardımcı olabilir. Ancak uykusuzluğa neden olan ya da uykusuzluktan kaynaklanan kötü ruh haliyle başa çıkmak zor olduğunda psikoterapi almak faydalı olacaktır.

Nehire Seray Öztürk

Gece Bekçileri:İnsomnia Hastaları,uyku,depresyon,kaygı,anksiyete,Uykusuzluk

Gece Bekçileri:İnsomnia Hastaları,uyku,depresyon,kaygı,anksiyete,Uykusuzluk

Gece Bekçileri:İnsomnia Hastaları,uyku,depresyon,kaygı,anksiyete,Uykusuzluk

Gece Bekçileri:İnsomnia Hastaları,uyku,depresyon,kaygı,anksiyete,Uykusuzluk

istanbul psikolog,şişli psikolog,beşiktaş psikolog,online terapi,online psikolog,en iyi psikolog,psikolog ücretleri,ücretsiz psikolog,istanbul tavsiye psikolog,psikolog randevu,psikolojik destek,psikolojik danışmanlık,psikoloji,psikoterapi,psikolog,ünlü psikologlar,başarılı psikologlar,online psikolog tavsiye,erkek psikolog,kadın psikolog,psikolog istanbul,psikolojik rahatsızlıklar,psikolojik ilk yardım,psikolojik test

Facebook
Twitter
LinkedIn
Telegram
Comments

Related posts