Eysenck Kişilik Anketi
Tüm Testlere Dön
Online Kişilik Testleri - Online Psikolojik Testler ÜCRETSİZ

Eysenck Kişilik Anketi

Eysenck Kişilik Anketi/Testi-Psikolojik Testler Eysenck Kişilik Testinde, bireyin düşünce, duygu ve davranışlarını değerlendirerek kişiye ait özellikleri ölçmektedir. Bireyin karakteriyle ilg...

24
Soru
Dakika
2
Kullanıcı
0.0
Değerlendirme
%100 ÜCRETSİZ

Hemen başlayabilirsiniz

Soru Sayısı
24 Soru
Tahmini Süre
Sınırsız
Zorluk Seviyesi
Orta
Gizlilik
256-bit Şifreleme
Anında sonuç ve değerlendirme
Detaylı grafik ve görselleştirmeler
Puan profili ve sonuç özeti

Bilimsel Geçerlilik

Sonuçların niteliği kullanılan ölçeğe, yanıtların tutarlılığına ve uygun değerlendirmeye bağlıdır.

Test Hakkında

Eysenck Kişilik Anketi/Testi-Psikolojik Testler Eysenck Kişilik Testinde, bireyin düşünce, duygu ve davranışlarını değerlendirerek kişiye ait özellikleri ölçmektedir. Bireyin karakteriyle ilgili dört temel alanı değerlendirmektedir: Dışadönüklük, içedönüklük, nörotiklik, psikotiklik. Testin sonucunda bireyin kişilik özellikleri, psikolojik bozuklukları, duygusal ve sosyal işlevselliğine dair bilgilere ulaşılabilir. Hiçbir şekilde tanı ve tedavi amaçlı kullanılamaz. Tanı ve tedavi gerektiren durumlar için lütfen yetkili mercilere başvurunuz. Lütfen aşağıdaki her bir soruyu, 'Evet' ya da 'Hayır'ı işaretleyerek cevaplayınız. Doğru veya yanlış cevap ve çeldirici soru yoktur. Hızlı cevaplayınız ve soruların tam anlamları ile ilgili çok uzun düşünmeyiniz. (anket Nuray Karancı, Gülay Dirik ve Orçun Yorulmaz tarafından geliştirilmiştir.)

Nasıl Çalışır?

1

Eysenck Kişilik Anketi Nedir?

Eysenck Kişilik Anketi (EKA), Hans J. Eysenck tarafından geliştirilen, kişiliğin temel yapılarını biyolojik ve genetik temellere dayandırarak açıklamaya çalışan psikometrik bir ölçme aracıdır. Eysenck, kişiliğin hiyerarşik bir modelle açıklanabileceğini savunmuş ve kişilik özelliklerinin modern biyometrik genetik analizler doğrultusunda %60 ile %80 oranında kalıtsal olduğunu saptamıştır.

 

1. Temel Kişilik Boyutları (PEN Modeli)

Eysenck, kişiliği üç ana boyut (faktör) üzerinden tanımlar:

  • Dışa Dönüklük (Extraversion - E): Bireyin sosyal yönlerini, konuşkanlığını ve enerjisini temsil eder. Bu boyuttan yüksek puan alanlar sosyal etkileşimden hoşlanan, canlı kişilerdir; düşük puan alanlar ise daha içe dönük ve utangaç olma eğilimindedir.
  • Nörotisizm / Nevrotiklik (Neuroticism - N): Duygusal istikrar ile dengesizlik arasındaki konumu belirler. Yüksek puan alan bireyler genellikle kaygılı, gergin, aşırı duygusal ve strese karşı daha hassas kişiler olarak tanımlanır.
  • Psikotisizm (Psychoticism - P): Dürtü kontrolü, empati eksikliği ve saldırganlık gibi özellikleri kapsar. Yüksek P puanına sahip bireyler genellikle agresif, soğuk ve benmerkezci özellikler sergileyebilirler.

2. Yalan Alt Ölçeği (Lie Scale - L)

Anketin geçerliliğini kontrol etmek amacıyla eklenen bu bölüm, katılımcıların maddelere ne kadar dürüst yanıt verdiğini ve sosyal beğenilirlik eğilimlerini ölçer. Yüksek puanlar, bireyin kendisini olduğundan daha olumlu gösterme çabasını ve toplumsal normlara uygun görünme isteğini yansıtır.

3. EKA-GGK: Gözden Geçirilmiş Kısaltılmış Form

Eysenck tarafından geliştirilen orijinal formların uzun olması nedeniyle, Francis ve arkadaşları (1992) ölçeği 24 maddeye indirgeyerek EKA-GGK (Eysenck Kişilik Anketi-Gözden Geçirilmiş Kısaltılmış Formu)'yu oluşturmuşlardır.

  • Bu formda her bir alt boyut (P, E, N, L) 6'şar madde ile değerlendirilir.
  • Sorular "Evet" (1 puan) veya "Hayır" (0 puan) formatındadır; bazı maddeler ters puanlanmaktadır.
  • Her bir kişilik özelliği için alınabilecek puan 0 ile 6 arasında değişmektedir.

4. Türkiye Uygulaması ve Kullanım Alanları

Anketin Türkiye'deki geçerlik ve güvenirlik çalışması Karancı ve arkadaşları (2007) tarafından yapılmıştır. Günümüzde bu anket sadece psikolojik özellikleri tanımlamakla kalmayıp; obsesif kompulsif bozukluk, yeme bozuklukları, sağlık anksiyetesi ve evlilik uyumu gibi pek çok farklı alanı ve psikopatolojiyi incelemek amacıyla klinik araştırmalarda yaygın olarak kullanılmaktadır.

2

Kişiliğin boyutları nelerdir?

Kişilik, bireylerin düşünme, hissetme ve davranma biçimlerini belirleyen, zaman içinde tutarlılık gösteren ayırt edici özelliklerin bütünüdür. Kaynaklarda kişiliğin boyutları, benimsenen kuramsal modele göre farklı şekillerde sınıflandırılmaktadır:

1. Eysenck’in PEN Modeli

Hans Eysenck, kişiliğin biyolojik ve genetik temellere dayanan üç temel boyuttan oluştuğunu savunmuştur. Bu boyutlar birer süreklilik (çizgi) olarak ele alınır:

  • Dışa Dönüklük (Extraversion - E): Sosyallik, canlılık ve dış dünyaya açıklık düzeyini temsil eder. Bu boyutun bir ucunda sosyal bireyler (dışa dönük), diğer ucunda ise daha utangaç ve sakin bireyler (içe dönük) yer alır.
  • Nörotisizm / Nevrotiklik (Neuroticism - N): Duygusal istikrar ile duygusal dengesizlik arasındaki konumu ifade eder. Yüksek puan alanlar kaygılı, endişeli ve strese karşı hassasken; düşük puan alanlar duygusal olarak daha istikrarlı ve sakindir.
  • Psikotisizm (Psychoticism - P): Dürtü kontrolü, empati eksikliği ve saldırganlık gibi özellikleri kapsar. Bu boyut, özgeci (altruistik) eğilimlerden antisosyal ve psikopatik eğilimlere kadar uzanan bir yelpazeyi tanımlar.
  • Yalan Alt Ölçeği (Lie Scale - L): Kişilik anketi içinde yer alan bu dördüncü bölüm, katılımcıların sosyal beğenilirlik ve kendini olduğundan daha olumlu gösterme eğilimlerini (sosyal onaya duyarlılık) ölçmek amacıyla kullanılır.

2. Beş Faktör Modeli (Big Five)

Literatürde en yaygın kabul gören modellerden biri olan bu yaklaşıma göre kişilik beş geniş boyuttan oluşur:

  • Deneyime / Gelişime Açıklık: Yaratıcılık, meraklılık ve yeni fikirlere açıklık düzeyidir.
  • Özdenetim / Sorumluluk: Özdisiplin, düzenlilik ve hedefe yönelik davranışlardaki azmi yansıtır.
  • Dışadönüklük: Sosyal etkileşim ve enerji seviyesini ölçer.
  • Uyumluluk: Başkalarıyla iş birliği yapma, nazik ve hoşgörülü olma eğilimidir.
  • Nörotisizm: Duygusal dengesizlik ve olumsuz duygulara yatkınlıktır.

3. Cloninger’in Psikobiyolojik Modeli

Cloninger, kişiliği yedi faktör üzerinden değerlendirir:

  • Mizaç Boyutları (Biyolojik ve doğuştan gelir): Yenilik arayışı, zarardan kaçınma, ödül bağımlılığı ve sebat etme.
  • Karakter Boyutları (Sosyo-kültürel etkilerle şekillenir): Kendini yönetme, işbirliği yapma ve kendini aşma.

4. Diğer Yaklaşımlar

  • Gordon Allport: Kişilik özelliklerini kardinal (tüm hayata hakim olan), merkezi (belirgin yaygın özellikler) ve ikincil (duruma bağlı) özellikler olarak hiyerarşik bir yapıda sınıflandırmıştır.
  • Raymond Cattell: Faktör analizine dayanarak kişiliği 16 temel faktöre ayırmıştır. Ayrıca özellikleri "yüzeysel ve temel" veya "mizaç, beceri ve dinamik" özellikler olarak gruplandırmıştır.
  • Tarihsel Modeller: Hipokrat kişiliği vücut sıvılarına göre dört mizaç tipine (melankolik, flegmatik vb.) ayırırken, Kretschmer ve Sheldon bedensel yapıya (endomorf, mezomorf, ektomorf) dayalı bir sınıflandırma yapmıştır.

Kişiliğin bu boyutları; doğuştan getirilen mizaç ile sosyal ve çevresel faktörlerle sonradan kazanılan karakterin birleşiminden oluşur.

3

Eysenck'e göre kişiliğin biyolojik temelleri nelerdir?

Hans Eysenck, kişiliğin temel boyutlarının biyolojik ve genetik temellere dayandığını savunan biyolojik yaklaşımın en önemli temsilcilerinden biridir. Eysenck'e göre kişilik özelliklerinin %60 ile %80 oranında kalıtsal olduğu saptanmıştır; bazı kaynaklar ise bu oranı kişilik farklılıklarının oluşumunda biyoloji ve genetiğin %75, çevrenin ise %25 payı olduğu şeklinde ifade eder.

Eysenck’in PEN modeli (Psikotisizm, Dışa dönüklük, Nörotisizm) çerçevesinde kişiliğin biyolojik temelleri şu sistemlerle açıklanmaktadır:

1. Dışa Dönüklük (Extraversion - E) ve Beyin Uyarılma Eşiği

Eysenck, dışa dönüklük ve içedönüklük arasındaki farkı beyindeki uyarılma eşiği (arousal theory) ile açıklar:

  • İçedönükler: Beyindeki retiküler aktive edici sistemde (ARAS) daha düşük uyarılma eşiğine sahiptirler. Bu nedenle dış dünyadan gelen uyaranlara karşı çok daha hassastırlar, daha çabuk uyarılırlar ve yoğun uyaranlardan kaçınma eğilimi gösterirler.
  • Dışa Dönükler: Daha yüksek uyarılma eşiğine sahip oldukları için beyinleri daha az uyarılır. Bu biyolojik ihtiyaç nedeniyle, optimal uyarılma seviyesine ulaşmak için dışsal uyaranlara, sosyal etkileşime ve hareketliliğe daha fazla gereksinim duyarlar.

2. Nörotisizm (Neuroticism - N) ve Limbik Sistem

Nörotisizm boyutu, bireyin duygusal istikrarı ile ilgilidir ve biyolojik olarak beyindeki limbik sistem ile ilişkilendirilmiştir:

  • Limbik sistem, duygusal tepkileri düzenlemekten sorumludur. Nörotisizm düzeyi yüksek olan bireylerde bu sistem daha düşük uyarılma eşiğine sahiptir, yani duygusal uyaranlar karşısında sistem daha hızlı ve yoğun şekilde aktive olur.
  • Ayrıca, bu bireylerin otonom sinir sistemi reaktivitesinin daha değişken olduğu ve stresli durumlarda daha hızlı fiziksel tepkiler verdikleri saptanmıştır. Bazı çalışmalarda yüksek nörotisizmle birlikte temporal lob aktivitesinin de arttığı görülmüştür.

3. Psikotisizm (Psychoticism - P) ve Hormonal Temeller

Eysenck, psikotisizmin biyolojik temelini diğer boyutlar kadar net açıklayamasa da bu boyutun da önemli ölçüde kalıtsal (%40-60 arası) olduğunu savunmuştur.

  • Hormonlar: Psikotisizmdeki değişimlerde testosteron ve bir katekolamin olan norepinefrin (norepinephrine) seviyelerindeki farklılıkların rol oynayabileceğini ileri sürmüştür.
  • Nörotransmitterler: Bu boyutun beyindeki dopamin ve serotonin seviyeleriyle ilgili olabileceği düşünülmektedir. Özellikle risk almaktan çekinmeyen ve ödül arayışında olan bireylerde dopaminin yüksek olduğu belirtilmektedir.

4. Fizyolojik Organizasyon Olarak Kişilik

Eysenck'e göre kişilik, sadece zihinsel bir süreç değil; karakter, mizaç ve zekanın yanı sıra bedensel yapı (fiziğin) ve nöroendokrin donanımın bir organizasyonudur. Bu görüşe göre, bireylerin dış çevresel uyaranlara verdikleri fiziksel tepkiler, doğrudan onların merkezi sinir sistemindeki işlevsel farklılıklardan kaynaklanmaktadır.

4

Nörotisizm ile OKB belirtileri arasındaki ilişki nasıldır?

nörotisizm ile obsesif kompulsif bozukluk (OKB) belirtileri arasında pozitif yönlü, istatistiksel olarak anlamlı ve güçlü bir ilişki bulunmaktadır. Nörotisizm, OKB belirtilerini açıklayan en temel kişilik boyutu ve en önemli yordayıcılardan biri olarak kabul edilmektedir.

Nörotisizm ile OKB belirtileri arasındaki bu ilişkinin temel özellikleri şunlardır:

1. Tüm Alt Boyutlarla İlişki

Nörotisizm seviyesi arttıkça, OKB’nin tüm alt boyutlarındaki belirti şiddetinin de arttığı saptanmıştır. Yapılan araştırmalar nörotisizmin şu alt boyutlarla pozitif ilişkili olduğunu göstermiştir:

  • Bulaşma ve kirlenme obsesyonları.
  • Kontrol etme ritüelleri.
  • Obsesyonlar (tekrarlayıcı düşünceler).
  • Biriktirme davranışı.
  • Sadece doğru hissetme (tamamlama ihtiyacı).
  • Kararsızlık.

2. Psikolojik ve Biyolojik Mekanizmalar

  • Tehdit Algısı ve Stres: Nörotisizm düzeyi yüksek olan bireyler, dış dünyadan gelen uyaranlara karşı daha duyarlıdır ve tehditleri abartma eğilimindedir. Bu kişiler stresli durumlarda daha yoğun kaygı, utanç ve suçluluk hissederek bu huzursuzluğu azaltmak için kompulsif davranışlara (ritüellere) daha sık başvururlar.
  • Genetik Temeller: Araştırmalar, nörotisizm ile OKB belirtilerinin yüksek düzeyde ortak genetik faktörlere sahip olabileceğini; yani yüksek nörotisizme yol açan genetik etmenlerin OKB riskini de artırdığını göstermektedir.

3. Aracı Değişkenlerin Rolü (Kısmi Aracılık)

Nörotisizmin OKB üzerindeki etkisi sadece doğrudan değil, bazı psikolojik süreçler üzerinden dolaylı olarak da gerçekleşmektedir. Çalışmalar, belirsizliğe tahammülsüzlük ve duygu düzenleme güçlüğü değişkenlerinin, nörotisizm ile OKB belirtileri arasındaki ilişkide kısmi aracılık rolü üstlendiğini kanıtlamıştır.

  • Nörotisizmi yüksek bireyler belirsizliğe karşı daha duyarlıdır; bu tahammülsüzlük duyguları yönetme becerilerini zayıflatır ve sonuç olarak OKB belirtilerinin artmasına veya sürmesine neden olur.

Sonuç olarak nörotisizm, bireyi psikopatolojilere karşı daha savunmasız hale getiren bir temel kişilik boyutu olup OKB'nin gelişiminde ve şiddetinin artmasında kritik bir rol oynamaktadır.

5

Dışa dönüklük ile OKB arasındaki negatif ilişki nedir?

Dışa dönüklük ile OKB belirtileri arasında negatif yönlü ve istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmaktadır; bu durum, bireyin dışa dönüklük düzeyi arttıkça OKB belirtilerinin şiddetinin azalma eğiliminde olduğunu ifade eder.

1. Alt Boyutlara Göre Farklılıklar

Dışa dönüklük düzeyi, OKB'nin çoğu alt boyutuyla ters orantılıdır. Araştırmalar, dışa dönüklüğün şu boyutlarla negatif ilişkili olduğunu göstermiştir:

  • Bulaşma ve kirlenme obsesyonları.
  • Kontrol etme ritüelleri.
  • Obsesyonlar (tekrarlayıcı düşünceler).
  • Sadece doğru hissetme (tamamlama ihtiyacı) ve kararsızlık.
  • Biriktirme İstisnası: Dışa dönüklük ile OKB'nin biriktirme alt boyutu arasında ise istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki saptanmamıştır.

2. Tam Aracılık (Full Mediation) Modeli

Dışa dönüklüğün OKB belirtileri üzerindeki etkisi doğrudan bir etkiden ziyade, diğer psikolojik süreçler üzerinden gerçekleşen dolaylı bir etkidir.

  • Analiz sonuçlarına göre, belirsizliğe tahammülsüzlük ve duygu düzenleme güçlüğü değişkenleri, dışa dönüklük ile OKB belirtileri arasındaki ilişkide tam aracılık rolü üstlenmektedir.
  • Yani dışa dönüklük, bireyin belirsizliğe karşı tahammülünü artırarak ve duygu düzenleme kapasitesini güçlendirerek OKB belirtilerinin azalmasına yol açmaktadır.

3. Psikolojik Mekanizmalar ve Koruyucu Etki

  • İşlevsel Başa Çıkma: Pozitif duygulanıma daha yatkın olan dışa dönük bireyler, belirsiz ve stresli durumlar karşısında olumsuz duygulara daha az kapılma eğilimindedir. Bu kişiler, stresle baş ederken daha işlevsel başa çıkma becerileri ve sosyal destek kaynaklarını kullanırlar.
  • Hassasiyet Farkı: Eysenck’e göre içedönükler, dışa dönüklere kıyasla daha kolay şartlanabilmekte ve olumsuz deneyimlere karşı daha hızlı fizyolojik reaksiyon vermektedir; bu durum içedönük bireyleri obsesyon ve kompulsiyon geliştirmeye daha yatkın hale getirebilir.

4. Klinik Bulgular

Yapılan pek çok klinik çalışmada, OKB hastalarının sağlıklı kontrol gruplarına göre anlamlı derecede daha düşük dışa dönüklük puanlarına sahip olduğu saptanmıştır. Bu bulgular, sosyal ve dış dünyaya açık bir profil çizmenin OKB belirtilerine karşı bir nevi "tampon" veya koruyucu faktör işlevi görebileceğini düşündürmektedir.

6

Eysenck'in teorisine göre içe dönükler neden OKB'ye daha yatkındır?

Eysenck’in kişilik kuramına göre içe dönük bireylerin Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB) belirtilerine daha yatkın olmasının temelinde biyolojik uyarılma düzeyleri, şartlanma hızı ve koruyucu faktörlerin eksikliği yatmaktadır. Kaynaklar, dışa dönüklük düzeyi ile OKB belirtileri arasında negatif bir ilişki olduğunu, yani dışa dönüklük azaldıkça (içe dönüklük arttıkça) OKB riskinin yükseldiğini saptamıştır.

İçe dönüklerin OKB'ye daha yatkın olmasının nedenleri şu şekilde açıklanmaktadır:

  • Düşük Uyarılma Eşiği ve Hassasiyet: Eysenck, içe dönüklerin beyindeki retiküler aktive edici sistemde (ARAS) daha düşük uyarılma eşiğine sahip olduklarını savunur. Bu biyolojik yapı nedeniyle içe dönük bireyler dış dünyadan gelen uyaranlara karşı çok daha hassastırlar, daha kısa sürede uyarılırlar ve dışsal olaylara karşı daha fazla duyarlılık gösterirler.
  • Kolay Şartlanabilme Eğilimi: Eysenck’e göre içe dönük bireyler, dışa dönüklere kıyasla çok daha kolay ve hızlı şartlanmaktadırlar. Bu durum, olumsuz deneyimler karşısında daha hızlı fizyolojik reaksiyon vermelerine yol açar; örneğin içe dönük bir birey temizlikle ilgili bir obsesyona karşı daha duyarlı hale gelebilir ve oluşan yoğun kaygıyı azaltmak için hızla el yıkama gibi kompulsif davranışlar (ritüeller) geliştirebilir.
  • Koruyucu Faktörlerin Eksikliği: Dışa dönüklük; pozitif duygulanım, yüksek enerji ve sosyal destek kaynaklarıyla ilişkilidir ve OKB belirtilerine karşı bir nevi "tampon" (koruyucu faktör) işlevi görür. İçe dönük bireyler ise daha sessiz, temkinli ve sosyal etkileşimden uzak durmayı tercih eden bir yapıya sahip oldukları için dışa dönüklüğün sağladığı bu koruyucu etkiden ve işlevsel başa çıkma becerilerinden yeterince yararlanamazlar.
  • Aracı Değişkenlerin Rolü: Dışa dönüklük ile OKB arasındaki ilişkide belirsizliğe tahammülsüzlük ve duygu düzenleme güçlüğü tam aracılık rolü üstlenmektedir. İçe dönük bireylerin belirsizliğe karşı duyarlılıklarının daha yüksek olması ve duygularını yönetmekte dışa dönüklere oranla daha fazla zorlanmaları, OKB belirtilerinin gelişmesine ve sürmesine zemin hazırlar.

Sonuç olarak, OKB tanısı almış hastaların sağlıklı bireylere göre anlamlı derecede daha düşük dışa dönüklük puanlarına sahip olması, içe dönük kişilik yapısının bu bozukluk için önemli bir risk faktörü olduğunu kanıtlamaktadır.

Örnek Sorular

1

Duygu durumunuz sıklıkla mutlulukla mutsuzluk arasında değişir mi?

Cevaplamak için testin içinde sunulan ölçeği kullanın
2

Konuşkan bir kişi misiniz?

Cevaplamak için testin içinde sunulan ölçeği kullanın
3

Borçlu olmak sizi endişelendirir mi?

Cevaplamak için testin içinde sunulan ölçeği kullanın

Sıkça Sorulan Sorular

Eysenck Kişilik Anketi/Testi-Psikolojik Testler Eysenck Kişilik Testinde, bireyin düşünce, duygu ve davranışlarını değerlendirerek kişiye ait özellikleri ölçmektedir. Bireyin karakteriyle ilgili dört temel alanı değerlendirmektedir: Dışadönüklük, içedönüklük, nörotiklik, psikotiklik.

Eysenck Kişilik Testi, Hans Jürgen Eysenck tarafından 1960’larda geliştirilmiştir. Daha sonra revize edilmiş versiyonu EPQ-R geliştirilmiştir.

Bireylerin temel kişilik özelliklerini belirlemek Psikolojik araştırmalarda kişilik profillerini incelemek Klinik ve örgütsel psikolojide davranış tahmini yapmak

Orijinal EPQ: yaklaşık 90 madde Kısa form ve revize edilmiş EPQ-R: 57–100 madde arası Maddeler genellikle “Evet/Hayır” şeklinde yanıtlanır

Dışadönüklük (Extraversion / E): Sosyal, aktif, girişken, enerjik olma Nevrotiklik (Neuroticism / N): Duygusal dengesizlik, kaygı, stres tepkisi Psikoticizm (P): Agresiflik, soğukkanlılık, empati düzeyi Yalancılık / Sosyal Uyum Ölçeği (L): Yanıtların dürüstlüğünü kontrol etmek

Katılımcı yazılı formu veya online versiyonu doldurur Sorular genellikle “Evet / Hayır” şeklindedir Yanıtlar puanlanarak her boyut için skor çıkarılır

Ortalama uygulama süresi: 15–25 dakika

Her boyut için toplam puan hesaplanır Yüksek puanlar o boyutta belirgin özellik olduğunu gösterir L (Yalancılık) ölçeği, yanıtlardaki tutarlılığı kontrol eder

Dışadönüklük yüksek → Sosyal ve enerjik Nevrotiklik yüksek → Duygusal olarak hassas, kaygılı Psikoticizm yüksek → Sert, agresif veya empati düşük Sonuçlar kişilik profili oluşturmak ve davranış tahmini için kullanılır

Klinik psikolojide kişilik bozuklukları ve davranış problemlerini anlamak İş psikolojisinde işe uygunluk ve liderlik özelliklerini değerlendirmek Araştırmalarda kişilik değişkenlerini incelemek için standart bir araç

Yorumlar (2)

Deneyiminizi paylaşın. Yorumlar yayınlanmadan önce yönetici onayından geçer.

Yorum Yapın

E-posta adresiniz yayınlanmaz. Yorumunuz onaylandıktan sonra görünür.

S

sinan

1 hafta önce

Eysenck Kişilik testini 1 hafta arayla çözdüm aşağı yukarı aynı çıktı kendimi düzeltmek için ne yapmam gerekiyor

I

ilker

1 hafta önce

Eysenck Kişilik testi çok hızlı ve kolay bir test biraz yüksek çıktı ama

Hazır Mısınız?

Kendinizi keşfetme yolculuğunuza bugün başlayın. 24 soru ve detaylı rapor sizi bekliyor.