Aşağıdaki ifadelere ne düzeyde katıldığınızı belirtirken, lütfen şu anki partneriniz ve ilişkiniz hakkında dikkatlice düşününüz. Her bir ifadede sadece tek bir şıkkı işaretleyiniz
Online Romantik ilişki Kalitesi Testi | Ücretsiz Romantik ilişki Kalitesi Ölçeği
Aşağıdaki ifadelere ne düzeyde katıldığınızı belirtirken, lütfen şu anki partneriniz ve ilişkiniz hakkında dikkatlice düşününüz. Her bir ifadede sadece tek bir şıkkı işaretleyiniz
Hemen başlayabilirsiniz
Bilimsel Geçerlilik
Sonuçların niteliği kullanılan ölçeğe, yanıtların tutarlılığına ve uygun değerlendirmeye bağlıdır.
Test Hakkında
Psikohelp · Yayınlanma: · Son güncelleme:
Nasıl Çalışır?
Romantik İlişki Kalitesi Testi Nedir?
Romantik ilişki kalitesi (veya evlilik ilişkisi kalitesi), eşlerin ya da partnerlerin ilişkilerini öznel olarak nasıl değerlendirdiklerini ifade eden genel bir kavramdır. Yüksek ilişki kalitesi; iyi bir uyum, yeterli ve sağlıklı iletişim, ilişkide yüksek doyum ve mutluluk derecesi ile doğrudan ilişkilidir.
Alanyazında tek bir "Romantik İlişki Kalitesi Testi" olmamakla birlikte, romantik ilişkilerin kalitesini, uyumunu, doyumunu ve istikrarını bilimsel olarak ölçmek amacıyla geliştirilmiş ve Türk kültürüne uyarlanmış çeşitli ölçekler (değerlendirme araçları) kullanılmaktadır. Bu ölçekler ilişkideki güçlü yönleri ve geliştirilmesi gereken potansiyel sorun alanlarını somut bir şekilde ortaya koyar.
İlişki kalitesini ölçmek amacıyla en sık başvurulan bilimsel testler ve ölçekler şunlardır:
1. Yenilenmiş Çift Uyum Ölçeği (Revised Dyadic Adjustment Scale - RDAS)
Busby ve arkadaşları (1995) tarafından revize edilen ve Gündoğdu (2007) tarafından Türkçe’ye uyarlanan bu 14 maddelik ölçek, evli veya birlikte yaşayan çiftlerin ilişki kalitesini değerlendirmektedir. Ölçek şu üç alt boyuta sahiptir:
- Doyum (Satisfaction): İlişkiden alınan genel memnuniyet seviyesini ölçer.
- Uzlaşım (Consensus): Çiftlerin dini konular, para, kariyer gibi temel kararlarda ne derece anlaştığını inceler.
- Çatışma (Conflict): İlişkideki problem çözme ve tartışma dinamiklerini değerlendirir.
2. Çift Uyum Ölçeği (Dyadic Adjustment Scale - DAS)
Spanier (1976) tarafından geliştirilen ve Türkçe uyarlamaları da bulunan bu 32 maddelik ölçek, çiftlerin ilişkilerine yönelik öznel değerlendirmelerini ve uyum derecelerini ölçen çok boyutlu bir testtir. Ölçekten alınan yüksek puanlar, algılanan ilişki kalitesinin ve uyumunun yüksek olduğunu gösterir. Ölçek şu dört alt boyutu içerir:
- Çift Doyumu (Dyadic Satisfaction): Pozitif ve negatif düşünce modellerini, pozitif ve aversif (itici) iletişimi sorgular (10 madde).
- Çiftlerin Bağlılığı (Dyadic Cohesion): Birlikte geçirilen zamanı ve paylaşılan ortak etkinlikleri ölçer (5 madde).
- Çift Fikir Birliği (Dyadic Consensus): İlişkideki temel konularda eşlerin gösterdiği anlaşma düzeyini inceler (13 madde).
- Duyguların İfadesi (Affectional Expression): Sevgi ve şefkat gösterme şekillerindeki uzlaşıyı ölçer (4 madde).
3. Çift İlişkileri Ölçeği (ÇİÖ)
Özlem Haskan Avcı (2014) tarafından özellikle üniversite öğrencileri ve genç yetişkinlerin romantik ilişkilerini çok boyutlu değerlendirmek amacıyla geliştirilen 78 maddelik bir ölçme aracıdır. Çift ilişkilerini şu beş temel boyutta değerlendirir:
- İletişim: Duygu paylaşımı ve açık iletişim becerileri.
- Romantizm-Cinsellik: İlişkideki sevgi, şefkat, baş başa zaman geçirme ve fiziksel yakınlık düzeyleri.
- Çatışma Çözme: Tartışmalarda gösterilen yapıcı veya yıkıcı yaklaşımlar.
- Sosyal Destek: Partnerlerin birbirine verdiği takdir, değer ve yardımlaşma desteği.
- Farklılıkları Kabul: Partneri olduğu gibi kabul edebilme becerisi.
4. İlişki İstikrarı Ölçeği (İİÖ)
Rusbult ve arkadaşları (1998) tarafından Yatırım Modeli temel alınarak geliştirilen ve Büyükşahin ile arkadaşları (2005, 2008) tarafından Türkçe'ye uyarlanan bu ölçek, ikili ilişkilerin kalitesini ve devamlılığını ölçer. Ölçeğin dört temel boyutu vardır:
- İlişki Doyumu: İlişkiden duyulan genel memnuniyet düzeyi.
- Seçeneklerin Niteliğini Değerlendirme: İlişki dışındaki alternatiflerin (yalnız kalmak veya başka ilişkiler) ne ölçüde cazip görüldüğü.
- İlişki Yatırımı: Bireyin ilişkiyi sürdürmek için yaptığı maddi ve manevi yatırımlar.
- Bağlılık: İlişkinin geleceğine yönelik kararlılık ve sadakat duygusu.
5. Evet Demeden Önce Ölçek Bataryası (EDÖÖB)
Evlilik öncesi dönemdeki çiftlerin ilişkisel doyumlarını ve istikrarlarını bütüncül bir yaklaşımla ele alan kültüre duyarlı ve kapsamlı bir ölçek sistemidir. Toplamda 140 maddeden oluşan bu batarya, ilişki kalitesini belirleyen şu dört ana dinamik alanını ölçer:
- Kişilik Özellikleri: Duygusal istikrar, empati, deneyime açıklık, özgüven ve güvenli bağlanma.
- Aile Dinamikleri: Aile yakınlığı, ebeveynlerin evlilik ilişkisi ve aile-partner ilişkileri.
- Çift Dinamikleri: Uyum, iş birliği ve ilişki zorlukları.
- Kültürel Dinamikler: Manevi inançlar, yaşam tarzı, gelenekler ve evlilik hazırlıkları.
Kaç çeşit ilişki türü vardır?
1. Tekrarlayan Etkileşim (İnteraksiyon) Şekillerine Göre İlişki Türleri
Uzun süreli ilişkilerde çiftlerin tekrarlayan etkileşim kalıpları ilişki çeşitlerini belirlemektedir. Bu bağlamda ilişkiler dört ana şekle ayrılır:
- Sembiyotik İlişki: İlişkideki bir bireyin davranışının devamının, doğrudan diğer bireyin davranışına bağlı olduğu ilişki türüdür.
- Tamamlayıcı İlişki: Zıt davranışların birbirini etkilemesiyle süren etkileşimdir (örneğin, bir taraf bağırdığında diğer tarafın susması).
- Simetrik İlişki: Benzer ve eş değer davranışlarla süren etkileşimdir (örneğin, bir taraf bağırdığında diğer tarafın da bağırması veya vurması).
- Meta-Komplementer İlişki: Hem tamamlayıcı hem de simetrik ilişki dinamiklerinin bir arada bulunduğu etkileşim biçimidir.
2. Sternberg’in Üçgen Aşk Kuramı’na Göre İlişki/Aşk Türleri
Sternberg; aşkı yakınlık, tutku ve bağlılık öğelerinin kombinasyonlarına dayanarak sekiz farklı aşk ve ilişki türü olarak tanımlar:
- Beğenme/Hoşlanma: Sadece yakınlık ve sıcaklık hissinin bulunduğu, tutku veya uzun süreli bağlanmanın olmadığı ilişki türüdür.
- Çılgınca Aşk (Tutku): Genellikle "ilk görüşte aşk" olarak nitelendirilen, saplantılı ve fiziksel uyarılmaya dayalı tutku ilişkisidir.
- Boş Aşk (Bağlanma): Duygusal yakınlık ve fiziksel çekimin (tutkunun) zamanla yok olduğu, sadece ilişkiyi sürdürme kararının/bağlılığın kaldığı ilişki türüdür.
- Romantik Aşk: Yakınlık ve tutkunun bir arada olduğu, fiziksel ve duygusal çekimin ön planda tutulduğu ancak bağlanmanın henüz önemli olmadığı, kısa sürebilen ilişki türüdür.
- Arkadaşça Aşk: Tutkunun bulunmadığı veya zamanla azalarak yerini yakınlığa bıraktığı, bir ömür sürebilecek arkadaşlık ve bağlılık ilişkisidir.
- Aptalca Aşk: Yakınlık ve derin duygusal paylaşım gelişmeden, sadece tutkuya dayalı olarak hızlıca verilen bir bağlanma (örneğin hızlıca evlenme kararı) ile şekillenen ilişkidir.
- Mükemmel Aşk: Yakınlık, tutku ve bağlılık öğelerinin tamamının dengeli ve iç içe bir şekilde sürdürüldüğü, ulaşılması ve korunması zor olan ideal ilişki türüdür.
- Aşksızlık: Yakınlık, tutku ve bağlılığın hiçbirinin bulunmadığı, genellikle günlük ve zorunlu nedensel etkileşimleri kapsayan ilişki biçimidir.
3. Lee’nin Aşk Stilleri Kuramı’na Göre İlişki Biçimleri
Lee, aşkı birincil ve ikincil renkler benzetmesiyle altı farklı aşk stili üzerinden kategorize eder:
- Eros (Tutkulu Aşk - Birincil): Güçlü bir fiziksel çekim, cinsel yakınlık ve risk almaya yatkınlıkla karakterize olan aşk biçimidir.
- Ludus (Oyun Gibi Aşk - Birincil): Bağlayıcılık düzeyi son derece düşük, eğlence odaklı, uzun süreli olmayan ve çok eşliliğin kabul gördüğü ilişki biçimidir.
- Storge (Arkadaşça Aşk - Birincil): Benzer alışkanlıklar, ortak zevkler ve paylaşımlar üzerinden zamanla gelişen derin bir bağlılık ilişkisidir.
- Mania (Bağımlı Aşk - İkincil): Tutkulu aşk ve oyun gibi aşkın bileşimiyle oluşur; yoğun kıskançlık, partneri kaybetme korkusu ve güvensizlik barındıran patolojik bir türdür.
- Pragma (Mantıklı Aşk - İkincil): Arkadaşça aşk ile oyun gibi aşkın birleşimidir; inanç, aile yapısı ve gelecek beklentileri gibi sosyal uyum kriterleri üzerinden mantıklı kararlarla kurulur.
- Agape (Özgeci Aşk - İkincil): Tutkulu aşk ve arkadaşça aşkın birleşimiyle oluşur; karşı tarafın hatalarını görmezden gelen, partnerden beklentisi olmayan, fedakar ve bağışlayıcı bir sevgi türüdür.
4. Levinger ve Snoek’un İlişki Düzeyleri Modeli
Bu modelde ilişkiler, başlangıçtan yoğun etkileşime doğru dört ilişki düzeyinde ele alınmaktadır:
- Birinci Düzey (Sıfır İlişki - Zero Contact): Karşılıklı olarak birbirlerinin varlığından haberdar olmayan bireylerin durumudur.
- İkinci Düzey (Fark Etme - Awareness): Bireyler arasında doğrudan bir ilişki yoktur; ancak taraflardan biri diğerinin fiziksel özelliklerini fark etmiştir.
- Üçüncü Düzey (Yüzeysel İlişki): Kişiler arasında başlangıç düzeyinde yüzeysel bir etkileşimin kurulduğu evredir.
- Dördüncü Düzey (Karşılıklı İlişki): Karşılıklı olarak ilişkinin geliştirildiği ve etkileşimin yoğunluğunun arttığı düzeydir.
5. Huston ve Arkadaşlarının (1981) İlişki Gelişme Türleri
İlişkilerin başlangıcından evliliğe kadar olan gelişim süreçleri ve hızları üç grupta sınıflandırılmıştır:
- Hızlandırılmış (Accelerated) İlişki: Akraba, arkadaş veya görücü usulü gibi yollarla tanışmanın ardından hızlıca evlilikle sonuçlanan ilişkilerdir.
- Orta Hızla Gelişen İlişki (Intermediate): Tanışma ile evlenme arasında en az iki yıllık bir sürenin geçtiği ve çiftlerin en az çatışma bildirdikleri ilişki türüdür.
- Uzatmalı İlişkiler: Tanışma ile evlenme arasındaki sürenin çok uzadığı ve diğer ilişkilere kıyasla daha fazla çatışma barındıran gelişme türüdür.
6. Toplumsal Cinsiyete Göre İlişki Düzenleme Kategorileri (Knudson-Martin)
Çiftlerin ilişkilerindeki güç, etki ve sorumluluk paylaşımını toplumsal cinsiyet rolleri çerçevesinde nasıl yapılandırdıklarına göre üç kategori belirlenmiştir:
- Toplumsal Cinsiyet Ötesi (Postgender): Geleneksel rollerin tamamen reddedildiği, aile içi sorumlulukların ortaklaşıldığı eşitlikçi ilişki kalıbıdır.
- Toplumsal Cinsiyet Mirası (Gender Legacy): Çiftlerin günlük yaşamlarında eşitlikçi bir dil kullanmalarına rağmen, arka planda geleneksel rollerin veya belirli kalıpların taşınmaya devam ettiği ilişkilerdir.
- Geleneksel (Traditional): Geleneksel kadın-erkek rollerinin ve sorumluluklarının belirgin şekilde uygulandığı ilişki kategorisidir.
7. Gottman’ın İlişki Başarısına Göre Çift Gruplandırması
Gottman, çiftlerin çatışmaları yönetme ve birbirlerine yaklaşma biçimlerine göre onları iki ana gruba ayırmaktadır:
- İlişkinin Ustaları (Masters of Relationship): Çatışma yaşasalar dahi birbirlerine şefkat, saygı ve empatiyle yaklaşan, duygusal ihtiyaçlara duyarlı ve yapıcı onarım davranışları sergileyen dengeli ve mutlu çiftlerdir.
- İlişkinin Felaketleri (Disasters of Relationship): Eleştiri, küçümseme, savunmacılık ve duvar örme (Mahşerin Dört Atlısı) gibi yıkıcı iletişim kalıplarına sahip, ilişkilerinde uyumsuzluk ve mutsuzluk yaşayan çiftlerdir.
İlişkilerde güç ve sorumluluk paylaşımı nasıl sınıflandırılır?
1. İlişkisel Güçlendirme Yaklaşımı (Güç Türleri)
Feminist ve ilişkisel kuramlar, gücün yalnızca tek yönlü baskınlık içeren geleneksel tanımını genişleterek gücü üç farklı biçimde sınıflandırır:
- Baskınlık / Tahakküm (Power Over): Bir partnerin diğeri üzerinde belirleyici, kontrol edici ve hiyerarşik bir etki kurmasıdır. Çiftler genellikle kazan-kaybet mantığıyla bir mücadele yaşarlar.
- Kendisi Üzerinde Güç Sahibi Olma (Power To): Bireyin kendi değerlerine uygun seçimler yapabilme, tepkisel davranışlar sergilemek yerine kendi payına düşen sorumluluğu üstlenebilme kapasitesidir.
- Birlikte Güçlenme (Power With): Gücü partnerle paylaşarak iş birliği geliştirme; sevgi, güven ve eşitliğe dayalı ortak bir yaşam kurma becerisidir.
2. Bakım Çemberi Modeli (Eşitlik ve Destek Alanları)
Sosyo-Duygusal İlişki Terapisi (SERT) kapsamında geliştirilen ve ilişkide eşitliğin/güç dengesinin boyutlarını belirleyen bu model dört temel öğeden oluşur:
- İlişkisel Sorumluluğun Paylaşımı: Partnerlerin her ikisinin de ilişkinin sürdürülmesi için sorumluluk üstlenmesi, ev içi fiziksel yüklerin yanı sıra aile üyelerinin duygusal ihtiyaçlarını takip etme gibi ilişkisel konuları adilce paylaşmasıdır.
- Karşılıklı Hassasiyet (İncinilebilirlik): Eşlerin suçlanma korkusu taşımadan zayıf ve kırılgan yönlerini birbirleriyle paylaşabildikleri güvenli bir alan yaratabilmeleridir.
- Karşılıklı Ahenk: Partnerlerin birbirinin ihtiyaçlarını önemsemesi ve karşılıklı olarak birbirlerinin yaşantılarına duyarlı olmasıdır.
- Karşılıklı Etki: Bir partnerin diğerine kendi eylemlerini, duygularını ve düşüncelerini etkileme izni vermesi ve kararları ortaklaşa alabilmesidir.
3. Toplumsal Cinsiyete Göre İlişki ve Sorumluluk Düzenleme
Çiftlerin güç ve sorumluluk paylaşımını toplumsal cinsiyet rolleri çerçevesinde nasıl yapılandırdıklarına göre üç kategori tanımlanmıştır:
- Toplumsal Cinsiyet Ötesi (Postgender): Geleneksel cinsiyet rollerinin tamamen reddedildiği, aile içi ve ilişkisel tüm sorumlulukların ortaklaşılarak eşit bir ortaklık kurulduğu yapıdır.
- Toplumsal Cinsiyet Mirası (Gender Legacy): Günlük yaşamda eşitlikçi bir dil kullanılmasına rağmen, pratikte geleneksel rollerin ve örtük güç farklılıklarının devam ettirildiği kategoridir.
- Geleneksel (Traditional): Aile yaşamının ve sorumlulukların bilinçli bir şekilde geleneksel cinsiyet rollerine göre düzenlenmesidir.
4. Gücün Üç Bileşenli Yapısı (Cromwell ve Olson, 1975)
Evlilik alt sistemindeki güç dinamiklerini analiz etmek amacıyla geliştirilen bu yapı gücü üç grupta sınıflandırır:
- Güç Temelleri (Power Bases): İlişkide kontrolü veya etkiyi sağlamak için kullanılan kaynaklardır (ekonomik durum, prestij, eğitim düzeyi vb.).
- Güç Süreçleri (Power Processes): Partnerlerin birbirini etkilemek veya ikna etmek amacıyla kullandıkları iletişim teknikleri ve etkileşim kalıplarıdır.
- Güç Sonuçları (Power Outcomes): Evlilikteki karar alma süreçlerinde kimin ne derece etkili ve belirleyici olduğunu gösteren nihai sonuçlardır.
5. Rol Beklentileri ve Sorumluluk Yaklaşımları
Eşlerin görev ve sorumlulukları nasıl paylaşmaları gerektiğine dair inançları iki boyutta sınıflandırılır:
- Eşitlikçi Rol Beklentileri: Ev işleri, çocuk bakımı, finans ve duygusal destek gibi tüm alanlarda cinsiyet ayrımı olmaksızens esnek ve ortaklaşa bir sorumluluk dağılımını savunur.
- Geleneksel Rol Beklentileri: Kadının ev içi sorumluluklar ve çocuk bakımından, erkeğin ise evin geçimini sağlamaktan ve nihai kararları vermekten sorumlu olduğu katı sınırlara sahip yapıdır.
6. Çift İlişkilerinde Güç Paylaşımı Ölçeği (ÇİGPÖ) Boyutları
Partnerler arasındaki güç dağılımındaki dengeleri ölçmek amacıyla geliştirilen bu ölçek, güç paylaşımı düzeyini beş boyut üzerinden değerlendirir:
- Arkadaşlık
- Bir partnerin diğeri üzerindeki belirleyiciliği (Power Over)
- İlişkisel stres karşısında tepkisellik
- Etkiye açıklık
- İlişkisel bir talepte bulunma
Örnek Sorular
İlişkinizden ne kadar doyum alıyorsunuz?
İlişkinize kendinizi ne kadar adadınız?
İlişkinizde birbirinize karşı ne kadar yakınlık hissediyorsunuz?
Sıkça Sorulan Sorular
Romantik ilişki kalitesi, genel olarak, bir romantik ilişkinin ne kadar iyi işlediğini, partnerlerin birbirlerinden ne kadar memnun olduğunu ve ilişkinin ne kadar destekleyici, tatmin edici ve sağlıklı olduğunu ifade eder. Yüksek ilişki kalitesi, çiftlerin hem bireysel iyilik hallerine hem de ilişkinin uzun ömürlü olmasına katkıda bulunur. İlişki kalitesi, tek bir boyuttan ziyade, birçok farklı faktörün etkileşimiyle şekillenir. Bu faktörler, çiftlerin iletişim tarzları, çatışma çözme becerileri, duygusal ve fiziksel yakınlık düzeyleri, bağlılıkları, birbirlerine duydukları güven ve saygı, ortak değerleri ve hedefleri, cinsel yaşamları ve genel olarak ilişkiden aldıkları doyum gibi çeşitli alanları kapsar.
Etkili İletişim: Açıklık ve Dürüstlük: Partnerlerin düşüncelerini, duygularını, ihtiyaçlarını ve beklentilerini açık ve dürüst bir şekilde ifade edebilmeleri. Aktif Dinleme: Partnerin söylediklerine gerçekten odaklanmak, anlamaya çalışmak ve sözünü kesmemek. Saygılı İletişim: Tartışmalar sırasında bile birbirine saygılı bir dil kullanmak, aşağılayıcı veya suçlayıcı ifadelerden kaçınmak. Duygusal İfade: Duyguları sağlıklı bir şekilde ifade edebilmek ve partnerin duygularını anlayabilmek. Yapıcı Çatışma Çözme: Sakin Kalabilme: Tartışmalar sırasında sakin kalmaya çalışmak ve duygusal tepkileri kontrol edebilmek. Uzlaşma Arayışı: Her iki tarafın da ihtiyaçlarını karşılayacak orta yolu bulmaya istekli olmak. Soruna Odaklanma: Kişisel saldırılardan kaçınarak, çözülmesi gereken probleme odaklanmak. Affetme: Hataları ve kırgınlıkları affedebilme ve geçmişi geride bırakabilme yeteneği. Duygusal Yakınlık: Empati: Partnerin duygularını anlama ve paylaşma yeteneği. Güven: Birbirine inanmak ve sırları paylaşabilmek. Destek: Zor zamanlarda birbirine destek olmak ve yanında olmak. Şefkat ve İlgi: Birbirine sevgi, ilgi ve özen göstermek. Açıklık ve Kırılganlık: Kendi duygusal savunmalarını indirerek partnerine karşı açık ve kırılgan olabilmek. Bağlılık: Uzun Vadeli Perspektif: İlişkinin geleceğine inanmak ve birlikte uzun bir ömür geçirme isteği. Sadakat: İlişkiye sadık kalmak ve dışarıdaki cazibelere direnç göstermek. Önceliklendirme: İlişkiyi ve partneri önemli görmek ve önceliklendirmek. Birlikte Zorlukların Üstesinden Gelme: Zor zamanlarda birbirine destek olarak ilişkinin devamlılığı için çaba göstermek. Karşılıklı Saygı: Değer Verme: Partnerin düşüncelerine, duygularına, sınırlarına ve bireyselliğine değer vermek. Kabul: Partneri olduğu gibi kabul etmek ve değiştirmeye çalışmamak. Minnettarlık: Partnerin yaptığı olumlu şeyler için minnettarlığını ifade etmek. Paylaşılan Değerler ve Hedefler: Uyum: Temel değerlerde ve hayata bakış açılarında benzerlikler olması. Ortak Amaçlar: Birlikte ulaşmak istedikleri hedeflerin olması. Birlikte Büyüme: Bireysel ve çift olarak birlikte gelişmeye istekli olmak. Tatmin ve Mutluluk: Genel Memnuniyet: İlişkiden genel olarak mutlu ve tatmin olmak. Pozitif Duygular: İlişkide olumlu duyguların (sevgi, neşe, heyecan vb.) baskın olması. İhtiyaçların Karşılanması: İlişkinin temel duygusal ve fiziksel ihtiyaçları karşılaması. Fiziksel ve Cinsel Yakınlık: Dokunma ve Sevgi Gösterileri: Sarılma, öpme gibi fiziksel temasın olması. Cinsel Tatmin: Her iki partnerin de cinsel ihtiyaçlarının karşılanması ve cinsel yaşamdan memnun olması. Duygusal Bağlantı: Cinselliğin sadece fiziksel değil, aynı zamanda duygusal bir bağ kurma aracı olarak görülmesi.
"Romantik ilişki kalitesi" kavramı tek bir kişi tarafından belirli bir yerde ve zamanda geliştirilmemiştir. Bu, sosyal psikologlar, ilişki araştırmacıları ve klinik psikologlar gibi farklı disiplinlerden birçok bilim insanının geniş bir zaman diliminde ve farklı coğrafyalarda (başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere) yaptığı çalışmaların bir ürünüdür.
Yorumlar (0)
Deneyiminizi paylaşın. Yorumlar yayınlanmadan önce yönetici onayından geçer.
Yorum Yapın
Henüz yorum yapılmamış
İlk yorumu yapan siz olun!
İlgili Testler
Hazır Mısınız?
Kendinizi keşfetme yolculuğunuza bugün başlayın. 5 soru ve detaylı rapor sizi bekliyor.
Teste Devam Et
Bu teste başlamak için lütfen giriş yapın veya kayıt olun.
Henüz hesabınız yok mu?
Test sonuçlarınıza erişmek ve detaylı raporları görüntülemek için ücretsiz hesap oluşturun.