Çift Sandalye Tekniği Nedir? Çift Sandalye Tekniği Nasıl Uygulanır?

Çift Sandalye Tekniği Nedir? Çift Sandalye Tekniği Nasıl Uygulanır?

Psikohelp Psikohelp
•
23 Ekim 2026
•
18 dk okuma
•
5 görüntülenme

Duygu Odaklı Terapide Çatışmalı Bölünmeler ve Çift Sandalye Uygulama Protokolü Klinik Rehberi 1. Kuramsal Temeller ve Kendilik Yapısı (Theoretical Foundations & Self-Structure) Duygu Odaklı Terapi (DO...

Duygu Odaklı Terapide Çatışmalı Bölünmeler ve Çift Sandalye Uygulama Protokolü Klinik Rehberi

1. Kuramsal Temeller ve Kendilik Yapısı (Theoretical Foundations & Self-Structure)

Duygu Odaklı Terapi (DOT / EFT) ve Geştalt yaklaşımı çerçevesinde içsel çatışmalar, bireyin ruhsal dünyasındaki farklı kendilik tasarımlarının ve duygu şemalarının birbiriyle rekabeti veya uyumsuzluğu sonucunda ortaya çıkar. Bireyin zihinsel mimarisinde tekil ve yekpare bir ego yapısı yerine, zaman, mekân ve bağlama göre aktifleşen çoklu kendilik durumları (ego states / kendilik tasarımları) yer almaktadır. Çatışmalı bölünmeler (conflict splits), bu çoklu kendiliklerin birbiriyle uyumsuz talepleri, yargıları ve bastırma mekanizmaları neticesinde belirir. 

 Bu perspektifte çift sandalye tekniği, danışanın iç dünyasında soyut veya bastırılmış halde bulunan çatışmaları somutlaştırarak seans odasına taşıyan, yaşantısal süreci tetikleyen ve işlevsel olmayan duygu şemalarının dönüştürülmesini sağlayan stratejik bir klinik araçtır.

Bireyin ruhsal gelişiminde ve içsel çatışma dinamiklerinde temel hiyerarşi yaşantı (somatik/deneyimsel algı), imgelem (zihinsel temsil) ve simgeleme (dil/kelimeler) ekseninde şekillenir. Henüz simgeleşmemiş veya dille ifade edilememiş birincil duygusal yaşantılar, alt düzey nörobiyolojik ve bedensel mühürlenmeler olarak varlığını sürdürür. Öz-eleştirel bölünme (Self-Evaluative Split) ve öz-ketleme/yarıda kesme bölünmesinde (Self-Interruption Split), içsel yapı iki ana kutba ayrılır. Klasik psikanaliz bu çatışmayı İd ile Süperego veya Dürtü ile Savunma arasındaki bir çatışma olarak tanımlarken; Bütüncül Duygu Odaklı yaklaşım, bu durumu içselleştirilmiş bir içjeleş/eleştirel ses ile birincil adaptif duyguları barındıran deneyimleyen kendilik arasındaki aktif bir yapısal bölünme olarak operasyonelleştirir:

  • Üst Sandalye / Yargılayan Taraf (Eleştirel Ses): Süperego baskısını, içselleştirilmiş ebeveyn figürlerini, toplumsal/ailevi kuralları ve bastırıcı kontrol mekanizmalarını temsil eder. Bu yapı, içsel arzuları ve birincil ihtiyaçları sürekli denetler, yargılar, katı standartlar koyar ve "cüruf malzemeler" üreterek öznel yaşantısal çekirdeğin üzerini örter (daksiller).
  • Alt Sandalye / Ezilen Taraf (Deneyimleyen Kendilik): Birincil duygusal yaşantıyı, doğrudan bedensel hisleri, temel insani ihtiyaçları (özerklik, yakınlık, güvende olma) ve öznel arzuları temsil eder.

Bu iki yapı arasındaki kronik güç dengesizliği; bastırılan duygusal enerjinin deşarj edilememesine, içsel gerilimin artmasına ve sonuç olarak obsesif-kompulsif semptomlar, psikosomatik rahatsızlıklar, depresif ketlenmeler ve kronik öz-değersizlik algısı gibi klinik tablolara yol açar.

Aşağıdaki karşılaştırmalı tablo, üst sandalye ile alt sandalye arasındaki niteliksel, söylemsel ve duygusal farkları bütüncül bir çerçevede detaylandırmaktadır:

Niteliği / Boyutu

Üst Sandalye (Eleştirel Ses / İçselleştirilmiş İçeje)

Alt Sandalye (Deneyimleyen Kendilik / Birincil Yaşantı)

Ruhsal Yapıdaki Karşılığı

Süperego baskısı, sansür mekanizması, denetleyici/yargılayıcı kendilik tasarımı

İd / Birincil duygu şeması, çekirdek ve deneyimleyen kendilik tasarımı

Temel Söylem ve Dil Kalıbı

"Yetersizsin", "Asla başaramayacaksın", "Güçlü olmalısın", kognitif akılcılaştırmalar

"Canım yanıyor", "Korkuyorum", "Görülmek istiyorum", "Buna hakkım var"

Duygusal Yükü

Küçümseme, soğuk öfke, katı ahlaki yargı, tiksinti, bastırma talebi

Yaralanmışlık, çaresizlik, birincil korku, bastırılmış öfke, yas, utanç

Beden Dili ve Mimik

Dik, katı, parmak sallayan, otoriter, soğuk, mesafeli duruş

Çökük postür, bükülmüş omuzlar, bükük boyun, göz temasından kaçınma

Semptom Üretimindeki Rolü

Katı beklentiler ve yüksek sansürle içsel gerilimi yükselterek semptomu tetikler

Deşarj olamayan birincil duygusal enerji ve blokaj nedeniyle semptomu somatize eder

İçsel kendilik yapısındaki bu kronik güç dengesizliği ve kutuplaşmalar, seans sırasında terapistin gözleminden kaçmayacak somut klinik işaretçilerle dışa vurulur.

2. Seans İçi İşaretçiler (In-Session Markers) ve Tanılama

Çift sandalye müdahalesinin başarısı, danışanın seans esnasında sergilediği seans içi işaretçilerin (in-session markers) terapist tarafından anlık ve doğru olarak tespit edilmesine bağlıdır. İşaretçiler, danışanın içsel bölünmesinin seans odasında somutlaştığı ve yaşantısal müdahaleye hazır hale geldiği kritik terapötik anları ifade eder. Bu işaretçilerin doğru zamanda yakalanması, terapistin bilişsel düzeydeki yüzeysel anlatılardan ve cüruf içeriklerden sıyrılarak derinlemesine duygusal işlemleme sürecini başlatmasını sağlar.

Danışanın seans sırasındaki sözel ve sözel olmayan dışa vurumları içsel çatışmanın varlığını ve şiddetini gösterir:

  • Sözel İşaretçiler: Danışanın kendisine yönelik sert ve yargılayıcı ifadeleri ("Kendimden nefret ediyorum", "İçimde beni sürekli durduran bir ses var", "Asla yeterli olamıyorum"), çelişkili arzuları dile getirmesi veya birincil ihtiyacını söze dökerken aniden geri çekilip bunu mantığa büründürmesi.
  • Sözel Olmayan (Bedensel) İşaretçiler: Beden dilinde aniden oluşan kasılmalar, ses tonunun aniden düşmesi veya soğuk bir otoriteye bürünmesi, jest ve mimiklerdeki uyuşmazlıklar (örneğin derin bir acıyı anlatırken gülümseme) ve somatize edilen bedensel blokajlar (boğazda düğümlenme, göğüste sıkışma, nefesi tutma).

Bütüncül klinik değerlendirmede, çift sandalye tekniğine geçiş критериlerini değerlendirmek üzere aşağıdaki tanısal kontrol listesi (checklist) kullanılır:

  • Öz-Eleştirel Söylem Tespiti: Danışanın kendi eylem, duygu ve varlığını doğrudan, acımasızca yargılaması "Çok aptalca davrandım", "Yetersizin tekiyim".
  • İçsel Ketleme / Yarıda Kesme (Self-Interruption): Danışanın tam bir duyguyu ifade edecekken aniden yutkunması, nefesini tutması veya konuyu değiştirmesi "Tam ağlayacaktım ama ağlamak bir şeyi çözmez".
  • Beden-Zihin Uyumsuzluğu (Affective Incongruence): Sözel içerik ile beden dilinin (mimikler, postür, ses tonu) çelişmesi.
  • Flûluk ve Muğlaklık: Yaşantının net olarak ifade edilememesi, olayın etrafında dönülmesi, aşırı ayrıntılara girilerek "cüruf malzeme" üretilmesi.
  • Kognitif Sığınma ve Akılcılaştırma: Duygusal deneyim sorulduğunda danışanın sürekli mantıksal analizler, nedensellik ilişkileri veya teorik açıklamalar yapması.
  • Çifte İhtiyaç / Arzu Çatışması: Danışanın aynı anda hem yakınlık ve görülme arzusu taşıyıp hem de yoğun yutulma, işgal edilme veya reddedilme korkusu yaşaması.

Bu işaretçilerin seans odasında belirmesiyle birlikte terapist, danışanı içsel bölünmesiyle yüzleştirmek ve yaşantısal süreci başlatmak üzere adım adım yapılandırılmış uygulama protokolüne geçer.

3. Adım Adım Çift Sandalye Klinik Uygulama Protokolü

Çift sandalye müdahalesinin belirli bir yapısal sıra ve aşamalar dahilinde yürütülmesi, danışanın duygusal işgal altında kaybolmasını engeller, terapötik güvenliği sağlar ve duygusal işlemlemenin gelişimsel eksende (yaşantı \rightarrow imgelem \rightarrow simgeleme) adım adım gerçekleşmesine imkan tanır.

Protokolün 5 temel aşaması:

3.1. Diyalog Öncesi Aşama (Pre-Dialogue Phase)

Bu aşamada amaç, danışanın zihnindeki soyut ve muğlak çatışmayı seans odasında somutlaştırarak dışsallaştırmaktır. Odakta somatik yaşantı düzeyi yer alır.

  1. İki sandalye yüz yüze gelecek şekilde, aralarında derin bir duygusal temasa izin verecek mesafede konumlandırılır.
  2. Terapist, danışanın seans içinde dile getirdiği öz-eleştirel veya ketleyici sesi karşı sandalyeye projekte etmesini ister.
  3. Terapist, danışanı karşı sandalyedeki yapıyı bir imgeye dönüştürmeye davet eder: "İçindeki o seni sürekli yargılayan ve durduran sesi karşı sandalyeye koymanı istiyorum. O sandalyeye iyice bak; orada nasıl bir yapı duruyor? Canlı mı cansız mı, nasıl bir duruşu var?"

3.2. Muhalefet Aşaması (Opposition Phase)

Danışan sandalye değiştirerek eleştirel sesin (üst sandalye) konumuna geçer.

  1. Eleştirel ses, karşıda oturan deneyimleyen kendiliğe (alt sandalye) yönelik suçlamalarını, katı taleplerini ve yargılarını doğrudan ifade eder.
  2. Terapist, eleştirel sesin katı tutumunu ve somatik netliğini artırmak için müdahale eder: "Ona ne kadar yetersiz olduğunu doğrudan gözlerinin içine bakarak söyle!"
  3. Danışan tekrar alt sandalyeye geçer. İlk etapta alt sandalye ikincil/reaktif duygular (çaresizlik, boyun eğme veya kontrolsüz öfke patlaması) sergiler. Terapist danışanın bedensel tepkilerini izler.

3.3. Temas Aşaması (Contact Phase)

Yüzeysel/ikincil duygulardan, derinlerde yatan birincil adaptif duygulara erişim sağlama aşamasıdır. Bu aşamada Dr. Özakkaş’ın Duygu İlkesi ve Flûluk İlkesi devreye sokulur; amaç muğlak yaşantıyı imgelem düzeyine taşımaktır.

  1. Danışan alt sandalyede iken eleştiriler karşısında flu veya kilitlenmiş hissediyorsa, terapist uç kutuplardan oluşan kutupsal sorgulama komutlarıyla daksillenmiş alanı netleştirir: "Karşıdan gelen bu ağır eleştiriler karşısında bedeninin neresinde ne hissediyorsun? Karşı sandalyedeki o yapı canlı mı cansız mı? Kadın mı erkek mi? İyi niyetli mi kötü niyetli mi?"
  2. Somatik odaklanmayla birlikte alt sandalye, ikincil savunmaları bırakarak birincil adaptif yaşantısına (yaralanmışlık, özgün üzüntü, reddedilme korkusu veya sağlıklı öfke) temas eder. Yaşantı, net bir imgelem tasvirine dönüşür.

3.4. Tamamlama Aşaması (Completion Phase)

İçsel güç dengesinin yeniden kurulduğu ve kendilik entegrasyonunun gerçekleştiği evredir.

  1. Dönüşüm Mekanizması: Dönüşüm, alt sandalyenin sadece eleştiriden şikayet etmesiyle değil, birincil adaptif duygusuna (örneğin özgün öz-değerlilik hissi veya sınırlarımı koruma hakkı) erişip karşı sandalyeye karşı karşılanmamış özgün ihtiyaçlarını ve sınırlarını kararlı (assertif) bir şekilde ifade etmesiyle gerçekleşir: "Beni sürekli aşağılamana ve boğmana izin vermiyorum! Benim de görülmeye ve kendi alanıma sahip olmaya hakkım var!"
  2. Alt sandalyenin bu kararlı duruşu ve birincil ihtiyacını seslendirmesi neticesinde üst sandalye esner ve yumuşar (softening). Eleştirel ses, katı ve yargılayıcı tutumunu bırakarak koruyucu veya destekleyici bir işleve dönüşür; güç dengesizliği ortadan kalkar.

3.5. Diyalog Sonrası Aşama (Post-Dialogue Phase)

Yaşantı ve imgelem düzeyinde gerçekleşen duygusal dönüşümün bilişsel düzeyde işlenmesi, simgeleştirilmesi (symbolization) ve öznel kendiliğe entegre edilmesi aşamasıdır.

  1. Sandalye çalışması sonlandırılır ve danışan kendi asıl koltuğuna geçer.
  2. Terapist, yaşantısal deneyimi dile ve kelimelere döktürür (Simgeleme): "Az önce iki sandalye arasında yaşanan bu deneyim senin için ne anlam ifade ediyor? İçinde hissettiğin bu yeni durumu kelimelerle nasıl tanımlarsın?"
  3. Deneyimlenen yaşantı, dilde simgeleşerek danışanın bilişsel kendilik şemalarına entegre edilir.

Aşağıdaki uygulama tablosu, aşamaları terapist komutları, danışan reaksiyonları ve gelişimsel katmanlar çerçevesinde özetlemektedir:

Aşama

Terapist Komutları / Müdahaleleri

Danışan Reaksiyonları ve Duygusal Süreç

Gelişimsel Katman

3.1. Diyalog Öncesi

"İçindeki o seni engelleyen sesi karşı sandalyeye koy. İyice bak; orada nasıl bir yapı canlanıyor?"

İrkilme, içsel sesi dışsallaştırma gayreti, somatik odaklanma.

Yaşantı \rightarrow İmgelem Geçişi

3.2. Muhalefet

"Şimdi eleştiren tarafın sandalyesine geç. Karşıda oturan kendine ne kadar öfkeli olduğunu doğrudan söyle!"

Katı postür, suçlayıcı ton, yargılama ("Sürekli hata yapıyorsun"). Alt sandalyede çaresizlik/savunma.

İmgelem (Aktif Dışsallaştırma)

3.3. Temas

"Bu sözleri duyunca bedeninde ne oluyor? Odaklan; canlı mı cansız mı, kadın mı erkek mi, duygun nereye gidiyor?"

İkincil savunmalardan birincil acı, üzüntü veya yaralanmışlık hissine geçiş. Bedensel farkındalık.

Yaşantıdan Derin İmgeleme

3.4. Tamamlama

"Ona sınırını çiz! Karşılanmayan temel ihtiyacını ve ne hissettiğini net ve kararlı kelimelerle ifade et!"

Alt sandalyede assertif duruş ve sınır çizme. Üst sandalyenin yumuşaması (softening) ve esnemesi.

İmgelemde Dönüşüm ve Güç Dengesi

3.5. Diyalog Sonrası

"Kendi yerine geç. Bu yaşadığın deneyim sana neyi gösterdi? Bunu kelimelere nasıl dökersin?"

Bilişsel işleme, yaşantının simgeleşmesi (dile dökülmesi), kendilik entegrasyonu ve rahatlama.

Simgeleme (Verbal Symbolization)

Süreç adım adım ilerlerken, danışanın eski savunma mekanizmalarına sığınması veya sandalyeler arası geçişte zorlanması gibi klinik dirençlerin ortaya çıkması kaçınılmazdır.

4. Dirençle Çalışma ve Dönüşüm Mekanizmaları

Sandalye çalışması sırasında ortaya çıkan klinik dirençler, danışanın benliğini ezici duygusal işgalden veya erken dönem travmatik anıların yarattığı tehditlerden koruma çabasıdır. Bütüncül terapötik yaklaşımda direnç, kırılması gereken bir engel değil; tam aksine, teröpatik olarak işlenmesi ve simgeleştirilmesi gereken değerli bir yaşantısal malzeme olarak ele alınır.

Danışanın sandalyeler arası geçişte kilitlenmesi, duygu temasından kaçınması veya sözel olarak yüzeysel, alakasız ayrıntılara sığınması durumunda aşağıdaki dönüşüm mekanizmaları ve müdahale stratejileri uygulanır:

  • Cüruf Malzeme Yığma Direnci (Kamuflaj): Danışan esas duygusal özü örtmek için günlük olayların anlamsız ayrıntılarını, olay örgüsünü ve yüzeysel detayları anlatır.
    • Müdahale Stratejisi: Terapist cüruf malzemeyi ayrıştırır ve zum yapılması gereken odağı netleştirir: "Hikâyenin günlük detaylarını bir kenara bırakalım; şu an karşı sandalyeye baktığında bedeninde beliren o ana duyguya odaklanmanı istiyorum."
  • Flûluk ve Muğlaklıkta Kilitlenme Direnci: Danışan sandalyede ne olduğunu veya ne hissettiğini göremediğini, her şeyin sisli ve bulanık olduğunu söyler.
    • Müdahale Stratejisi: Bütüncül Terapi ilkelerinden Flûluk İlkesi ve Duygu İlkesi devreye sokulur. Terapist uç kutuplardan sorular sorarak daksillenmiş (üzeri kapatılmış) alanı netleştirir: "O bulanık alandaki yapı canlı mı cansız mı? Erkek gibi mi kadın gibi mi hissettiriyor? İyi niyetli mi kötü niyetli mi? Yaşı kaç gibi?" Danışan bu kutupsal sorulara yanıt verdikçe imgelem netleşir ve saklanan birincil yaşantı açığa çıkar.
  • Kognitif Savunma ve Akılcılaştırma Direnci: Danışan duyguyu yaşamak ve hissetmek yerine sürekli mantıksal açıklamalar, teorik analizler ve nedensellik bağları kurar.
    • Müdahale Stratejisi: Beden odaklı yaşantısal sorgulama yapılır. "Zihnindeki kognitif analizleri bir an için durdurmanı ve sadece vücuduna odaklanmanı istiyorum. Bu cümle boğazında veya göğsünde nasıl bir bedensel his yaratıyor?"
  • Eyleme Vurum / Yaşantıda Çakılı Kalma Direnci: Danışan duygusunu kelimelerle ifade etmek (simgeleştirmek) yerine davranışsal olarak kontrolsüz ağlama krizine girer, sandalye devirir veya seansı terk etme eğilimi gösterir.
    • Müdahale Stratejisi: Yaşantının imgelem üzerinden simgeye (dile) dönüştürülmesi sağlanır: "Öfkeni davranışla veya sandalyeyi devirerek değil, kelimelere kelepçeleyerek ifade et. İçindeki bu öfke dile gelseydi karşı sandalyeye tam olarak ne söylerdi?"

Dönüşümün temel mekanizması, birincil adaptif duyguların (özgün öfke, sağlıklı yas, öz-şefkat, kendilik değeri) ikincil reaktif duyguları (çaresizlik, kronik utanç, yüzeysel kızgınlık) dönüştürme gücüdür. Bireyin duygu şeması, sadece zihinsel bir ikna ile değil; bedensel yaşantının imgelemde canlandırılması ve ardından dilde simgeleştirilmesiyle nöronal düzeyde yeniden yapılandırılır.

Dirençlerin başarıyla yönetilmesi, terapistin seans içindeki klinik duruşuna, empatik kapasitesine ve etik sınırları koruma becerisine doğrudan bağlıdır.

5. Klinik Müdahale Esasları, Terapötik Duruş ve Etik İlkelere Uyarmalar

Çift sandalye müdahalesinde terapistin duruşu, danışanı yönlendiren ancak onun adına yorum yapmayan, yaşantısal süreci kolaylaştıran yönlendirici ve empatik bir dengede olmalıdır. Terapist, Heinz Kohut'un psikanalitik kendilik psikolojisinde vurguladığı "gıyabında içe bakış" (vicarious introspection / empati) metodolojisini benimsemelidir. Terapist, nesnel ve ezbere kuramsal kalıpları danışana dayatmak yerine, danışanın öznel dünyasına onun gözüyle bakmaya, onun hissettiği yaşantıyı hissetmeye ve anlamaya çalışmalıdır.

Terapötik duruşta ve etik uygulamada dikkat edilecek temel esaslar şunlardır:

  • Karşı-Aktarım Yönetimi: Terapist kendi bastırılmış duygularını, çatışmalarını veya fantezilerini seansa yansıtmamalıdır. Danışanın sandalye çalışmasında ortaya koyduğu simgeleri kendi zihnindeki kalıplarla (örneğin her sivri nesneye veya her hayvana basmakalıp anlamlar yükleyerek) yorumlamamalıdır. Simgenin ve imgenin tek gerçek senaristi danışanın kendisidir.
  • Danışanın Ego Kapasitesine ve Hızına Uyum: Terapist, danışanın ego kapasitesini ve bağlanma stilini (güvenli/güvensiz) göz önünde bulundurmalıdır. Ağır kendilik bozukluğu (borderline, narsistik) olan veya psikoza yakın kırılgan tablolarda, katı ve hızlı sandalye müdahalelerinden kaçınılmalı; öncelikle ego kapasitesi ve bütünleşme desteklenmelidir.
  • Güvenli Alanın Korunması (Holding Environment): Danışanın duygusal işgal altında parçalanmasına (fragmentasyon) izin verilmemeli; yaşantının emniyetle simgeleşerek entegre edilmesi için kapsayıcı ve koruyucu bir terapötik çevre (holding environment) sağlanmalıdır.

Sık yapılan klinik hatalardan kaçınmak için aşağıdaki uyarı listesi dikkate alınmalıdır:

  • Hazır Yorum Dayatma Hatası: Terapistin imgelem veya sandalye çalışmasında çıkan simgeleri doğrudan kendisinin yorumlaması. (Simgelerin ve imgenin gerçek anlamı ancak danışanın serbest çağrışımı ve öznel yaşantısıyla çözümlenebilir).
  • Yaşantıyı Bilişsel Düzeyde Bırakma Hatası: Sandalye çalışmasının bedensel ve duygusal temastan uzaklaşıp yüzeysel bir kognitif tartışmaya veya fikir alışverişine dönüştürülmesi.
  • Erken Müdahale ve Güvenli Bağlanma İhlali: Terapötik ittifak tam kurulmadan, danışanın merak ve keşif güdülenme sistemi aktifleşmeden derin çatışmalı sandalyelere geçilmesi.
  • Simgeleştirmeyi İhmal Etme Hatası: Seansta ortaya çıkan yoğun yaşantısal deneyimin, diyalog sonrası aşamada bilişsel olarak işlenmeden ve kelimelere dökülmeden seansın sonlandırılması.

Kaynakça (References)

  • Greenberg, L. S. Duyguyu Duygu ile Değiştirmek: Bir Uygulayıcı Rehberi. Psikoterapi Enstitüsü Yayınları.
  • Greenberg, L. S. Duygu Odaklı Terapi. Psikoterapi Enstitüsü Yayınları.
  • Greenberg, L. S. & Watson, J. C. Depresyonun Duygu Odaklı Terapisi (1. & 2. Cilt). Psikoterapi Enstitüsü Yayınları.
  •  Formülasyonu: Duygu-Odaklı Terapi Modeli. Psikoterapi Enstitüsü Yayınları.
  • Angus, L. E. & Greenberg, L. S. Duygu Odaklı Terapide Kişisel Öykünün Yapılandırılması Üzerinde Çalışmak. Psikoterapi Enstitüsü Yayınları.
  • Özakkaş, T. Süresi Sınırlı Dinamik Psikoterapi Eğitimi (1, 2, 3 & 4. Cilt). Psikoterapi Enstitüsü Yayınları.
  • Greenberg, L. S. & Webster, M. C. (1982). Resolving decisional conflict by gesture-enhanced two-chair dialogue: Relating process to outcome. Journal of Counseling Psychology, 29(5), 468-477.
  • Greenberg, L. S. (1984). Task analysis: The qualitative analysis of healing processes. Psychotherapy Research, 4(1), 14-30.
  • Mackay, H. C. (1996). Process and Outcome in Two-Chair Dialogue for Conflict Splits. Doctoral Dissertation, York University.
  • Greenberg, L. S. & Pedersen, R. (2001). Conflict resolution and unfinished business in emotion-focused therapy of depression. Journal of Clinical Psychology, 57(3), 341-353.
  • Whelton, W. J. & Greenberg, L. S. (2005). Emotion in self-criticism. Personality and Individual Differences, 38(7), 1583-1595.
  • Pascual-Leone, A. (2009). Dynamic emotional change in emotion-focused therapy: How momentary moment-to-moment shifts lead to outcome. Journal of Consulting and Clinical Psychology, 77(2), 212-226.
çift sandalye tekniği Gestalt çift sandalye tekniği nedir iki sandalye tekniği Gestalt terapisi teknikleri içsel çatışmalarla çalışma terapide sandalye çalışması içsel seslerle diyalog çift sandalye örneği
Psikohelp

Psikohelp

Psikohelp Editör Ekibi

Psikohelp ekibi tarafından hazırlanmıştır.

Bu Konu İle İlgili Uzmanlar

Terapi Ekolleri konusunda size yardımcı olabilecek uzmanlarımız

Haşim BELTEN

Haşim BELTEN

Klinik Psikolog

Bağlanma sorunları Depresyon, yas, ruhsal bunalım +56
1 yıl
5.0 (2)
Online görüşme Yüz yüze
Zahide BELTEN

Zahide BELTEN

Klinik Psikolog

Bağlanma sorunları Depresyon, yas, ruhsal bunalım +35
1 yıl
5.0 (1)
Online görüşme Yüz yüze
Alev Atakan

Alev Atakan

Klinik Psikolog

5 yıl
5.0 (1)
Online görüşme Yüz yüze

Yorumlar (0)

Düşüncelerinizi paylaşın ve diğer okuyucularla etkileşime geçin

Yorum Yapın

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yapan siz olun!

En Popüler

Popüler Başlıklar

En çok okunan ve merak edilen konular