Ensest Rüyalar, Ensest Düşünceler ve Ensest Fanteziler

Ensest Rüyalar, Ensest Düşünceler ve Ensest Fanteziler

Psikohelp Psikohelp
•
17 Ekim 2026
•
18 dk okuma
•
5 görüntülenme

Ensest Rüyalar ve Ensest Rüyaların Temelleri ve Terapide İşlenmesi Ensest rüyalar, psikanalitik ve psikodinamik kuramda zihnin en derin dürtüsel dinamiklerinin, ego savunmalarının, gelişimsel seviyele...

Ensest Rüyalar ve Ensest Rüyaların Temelleri ve Terapide İşlenmesi

Ensest rüyalar, psikanalitik ve psikodinamik kuramda zihnin en derin dürtüsel dinamiklerinin, ego savunmalarının, gelişimsel seviyelerin ve aktarım süreçlerinin sahnelendiği en temel rüya fenomenlerinden biridir.

1. Dürtüsel Temeller: Id, Birincil Süreç ve Haz İlkesi

Psikanalitik açıdan ruhsal aygıtın doğuştan gelen en ilkel katmanı olan Id (altbenlik) içerisinde zaman, mekan, mantık, ahlak, yasak veya suç kavramları bulunmaz. Id uyarınca çalışan zihinde dürtüsel arzuların rüyada ya da gerçeklikte tatmin edilmesi arasında bir fark yoktur; bu nedenle Id düzeyinde herkes annesiyle, babasıyla, kardeşiyle cinsel ilişki yaşayabilir veya yakınlarını ortadan kaldırabilir.

Ancak uyanık yaşamda bilinçli kimlik, ego ve süperego bu tür ensestiyöz arzuları kabul edemez. Eğer ensestiyöz dürtüler rüyalarda ham ve doğrudan haliyle ortaya çıksaydı, birey uyandığında ağır bir suçluluk, dehşet ve kaygı yaşayarak günlük yaşamını sürdüremez hale gelirdi.

2. Sansür Mekanizması, Kılık Değiştirme ve Türev Nesneler

Uykuda bilincin rahatsız olmasını engellemek ve uykunun kesintisiz sürmesini sağlamak amacıyla rüya sansürü devreye girer. Bilinçdışındaki ensestiyöz arzular; kılık değiştirme, yer değiştirme, deformasyon, sembolleştirme ve yoğunlaştırma (kondansasyon) mekanizmalarıyla tanınmaz hale getirilir.

Bu doğrultuda yasak olan birincil aşk nesnesi (anne, baba, kardeş) rüyada doğrudan görünmek yerine türev nesneler veya simgeler üzerinden deşarj edilir:

  • Türev Kişiler: Anne, baba veya kardeşin yerini kuzenler, arkadaşlar, öğretmenler, amirler, yengeler veya sokaktaki bir yabancı alır.
  • Sembolik Nesneler: Bilinçdışında yasak aşk nesnesini veya cinsel organları temsil eden simgeler (örneğin mikrofon, sandalye, araba, ayakkabı vb.) aracılığıyla arzular gizlice dışa vurulur.

3. Ego Olgunluğu ve Sansürsüz Ensest Rüyaları (Gelişimsel Ayrım)

Bir rüyada ensestiyöz içeriğin ne kadar sansürlendiği, bireyin ego gücü ve gelişimsel seviyesi hakkında kritik bilgiler sunar:

  • Sağlıklı / Olgun Ego Yapısı: Olgun ego ve süperego yapılanmasına sahip bireylerde ensest arzular sıkı bir sansürden geçer; rüyada yoğun bir simgeleşme, deformasyon ve türev nesne kullanımı gözlenir.
  • Ergenlik Dönemi: Ergenlikte ego filtreleri geçici olarak zayıfladığı için anne, baba veya kardeşle ilgili cinsel rüyalar zaman zaman açıkça görülebilir.
  • Preödipal ve Primitif Yapılar: Ego ve süperego yapısının henüz olgunlaşmadığı preödipal veya ağır kişilik bozukluklarında filtreler yetersiz kalır. Birey rüyasında doğrudan annesiyle, babasıyla veya kardeşiyle cinsel ilişkiye girdiğini görebilir. Ensest rüyalarının hiç sansürlenmeden çıplak biçimde ve kronik olarak görülmesi, ego zayıflığına, ağır kişilik patolojilerine veya psikoz/şizofreni başlangıcına işaret edebilir.

4. Terapi Ekollerine Göre Ensest Rüyalarının Anlamlandırılması

  • Dürtü-Çatışma Kuramı (Freud): Ensest rüyaları, çocukluk çağı Ödipal/Elektra karmaşasından kalan ve bilinçdışında bastırılmış olan cinsel arzuların ile rekabet duygularının kılık değiştirmiş biçimde doyurulma çabasıdır.
  • Ayrışma-Bireyleşme Kuramı (Masterson): Ensestiyöz veya cinsel birleşme/füzyon rüyaları; birincil bakımverenden ayrışma ve kendilik aktivasyonu yapmanın yarattığı terk depresyonuna, bağımsızlaşma korkusuna veya nesne tarafından yutulma kaygısına karşı geliştirilen bir savunma veya gerileme (regresyon) olarak değerlendirilir.
  • Aktarım Odaklı Terapi ve Nesne İlişkileri (Kernberg / Klein): Ensest rüyaları; bölme (splitting) savunmasıyla ayrıştırılmış iyi/kötü nesne tasarımları, saldırganlığın cinselleştirilmesi ya da seans odasında terapistle yaşanan sınır ihlalleri ve aktarım dinamiklerinin bir yansımasıdır.
  • İlişkisel ve Öznelerarası Yaklaşım: Rüyadaki ensestiyöz anlatılar, yalnızca geçmişin donmuş bir kalıntısı değil; terapist ile danışanın "şimdi ve burada" etkileşimiyle seans odasında karşılıklı inşa edilen ve işlenen dinamik iletişim yapılarıdır. Ayrıca "ensestsi" (incestuousness) aile yapılarında fiziki temas olmasa dahi kuşaklar arası sınırların silinmesi rüyalara yapışık nesne ilişkileri şeklinde yansır.

5. Terapi Odasında Ele Alınışı ve Aktarım

Klinik seanslarda danışan zaman zaman terapiste karşı erotik/ensestiyöz rüyalar getirebilir ya da rüyasındaki ensestiyöz unsurları paylaşırken derin bir utanç ve suçluluk duyabilir.

  • Ahlakçı Olmayan Nötr Tutum: Terapist bu durumu yargılamadan, ahlakçı bir bakışa kaymadan, güvenli bir psikoterapötik çerçeve içinde karşılar.
  • Suçluluğun Çözümlenmesi: Rüyadaki ensestiyöz imgelerin bir "eylem" veya "gerçek ahlaki kusur" olmadığı, zihnin bilinçdışı dürtüsel deşarjı olduğu danışana fark ettirilir.
  • Serbest Çağrışım: Serbest çağrışım zinciri takip edilerek rüyadaki kamuflaj ve türev simgelerden (türev nesnelerden) bilinçdışındaki kök anılara ve çatışmalara ulaşılır; böylece materyal egonun denetimine verilerek semptomlar ve çarpıtmalar ortadan kaldırılır.

Ensest rüyaların terapideki analizi nasıl yapılır?

Ensest rüyaların terapideki analizi, psikanalitik ve psikodinamik terapilerde zihnin en ilkel dürtüsel katmanlarının, ego savunmalarının, nesne ilişkilerinin ve aktarım dinamiklerinin işlendiği son derece hassas ve derinlikli bir klinik süreçtir.

Terapide ensest rüyaların analizi şu temel adımlar, ilke ve kuramsal yaklaşımlar çerçevesinde yürütülür:

1. Terapötik Çerçeve: Nötr Tutum ve Güven Alanının Oluşturulması

  • Ahlakçı ve Yargılayıcı Olmayan Kabul: Danışanın ensestiyöz içerikli bir rüyayı ya da fanteziyi seansa getirebilmesi için terapistin ahlakçı, utandırıcı veya yargılayıcı olmayan nötr bir duruş sergilemesi şarttır.
  • "Kor Ateşi Terapistle Ele Almak": Danışanın derin utanç ve suçluluk duyduğu bu tür mahrem zihinsel içerikleri seans odasında "terapistle birlikte ele alabilmesi" (kor ateşi tutmak), zihindeki yıkıcı suçluluk hissinin yumuşamasını ve terapötik ittifakın güçlenmesini sağlar.

2. Rüya Mekanizmasının Kavranması (Açık ve Gizil İçerik Ayrımı)

  • İd Düzeyi ve Sansür Mekanizması: Ruhsal aygıtın doğuştan gelen en ilkel katmanı olan Id (altbenlik) içerisinde zaman, mekan, ahlak, mantık ve suç kavramları bulunmaz. Id düzeyinde ensestiyöz arzuların rüyada ya da gerçekte yaşanması farksızdır.
  • Kılık Değiştirme ve Türev Nesneler: Ancak uyanık yaşamdaki bilincin, egonun ve süperegonun rahatsız olmaması ve uykunun sürdürülebilmesi amacıyla rüya çalışması (sansür heyeti) devreye girer. Cinsel ve ensestiyöz dürtüler kılık değiştirme, yer değiştirme (displacement), yoğunlaştırma (condensation) ve simgeleştirme mekanizmalarıyla tanınmaz hale getirilerek türev nesnelere (arkadaşlar, öğretmenler, amirler) veya sembolik objelere yansıtılır.

3. Terapötik Analiz Teknikleri ve İşleyiş

  • Serbest Çağrışım (Bilinçdışına Giden Kral Yolu): Freud'un ifadesiyle rüyaların analizi bilinçdışına giden en temel yoldur. Terapist rüyayı bütün olarak yorumlamak yerine rüyadaki her bir imgeyi, figürü ve sembolü ayrıştırır; danışandan bu unsurlara dair serbest çağrışımlarını ister. Suyu kaynağından getiren kayadaki çatlaklar gibi, serbest çağrışım zinciri takip edilerek rüya imgelerinin arkasındaki çocukluk anılarına ve çatışmalara ulaşılır.
  • Duygu İlkesi ve Flulaşan Alanların İncelenmesi: Rüyada hikayenin flu kaldığı, hayal meyal hatırlandığı, mantıksal olarak aykırı duran ya da aşırı zum yapılmış detaylar (örneğin garip yerleştirilmiş bir obje veya abartılı bir duygu), zihnin asıl gizlemek istediği bilinçdışı çekirdeğin bulunduğu yerdir. Terapist bu spesifik duygulanım noktalarına odaklanarak gizil koda ulaşır.
  • Düşünce ile Eylem Ayrımının Sağlanması: Terapide danışana, rüyadaki ensestiyöz imgenin bir "ahlaki kusur" ya da "eylem" olmadığı, zihnin bilinçdışı uyarılma basıncını deşarj etme biçimi olduğu fark ettirilerek üzerindeki ağır süperego baskısı kaldırılır.

4. Farklı Psikoterapi Ekollerinin Bakış Açılarıyla Analiz

Terapide ensest rüyalar tek bir şablona sıkıştırılmadan, danışanın ihtiyacına göre farklı kuramsal gözlüklerle anlamlandırılır:

  • Klasik Psikanalitik (Freud): Rüya doğrudan bastırılmış Ödipal/Elektra karmaşasındaki cinsel ve saldırgan arzuların kılık değiştirmiş bir doyumu olarak ele alınır; ensest arzular, rekabet ve kastrasyon kaygısı ekseninde çözümlenir.
  • Aktarım Odaklı Terapi ve Nesne İlişkileri (Kernberg / Klein): Rüyadaki ensest unsurlar; bölme (splitting) savunmasıyla ayrıştırılmış iyi/kötü nesne tasarımları, saldırganlığın cinselleştirilmesi ya da seans odasında terapistle yaşanan sınır ihlalleri ve aktarım/karşı-aktarım dinamiklerinin bir yansıması olarak yorumlanır.
  • Kendilik Psikolojisi (Kohut): Ensestiyöz rüyalar veya cinsel fanteziler çoğu zaman doğrudan bir cinsel arzulamanın ötesindedir. Kendilik bütünlüğünün parçalanma kaygısına karşı bir ötekiyle bağ kurma, aynalanma ihtiyacı veya kendilik nesnesi işlevini tamir etmek amacıyla cinselliğin bir araç olarak kullanılması (seksüalizasyon) şeklinde okunur.
  • Masterson Yaklaşımı: Ensestiyöz füzyon ve birleşme rüyaları; birincil bakımverenden ayrışma ve kendilik aktivasyonu yapmanın yarattığı terk depresyonuna ve bağımsızlaşma korkusuna karşı geliştirilen bir gerileme (regresyon) olarak değerlendirilir.
  • İlişkisel ve Öznelerarası Yaklaşım (Relational / Intersubjective): Rüya ve ensest motifleri, donmuş tek taraflı bir gerçeklikten ziyade; terapist ile danışanın seans odasında "şimdi ve burada" karşılıklı etkileşimle inşa ettikleri, ilişki kurma ve sınırsızlık arzularını işledikleri dinamik bir etkileşim alanı olarak analiz edilir.

5. Analizin Klinik Amacı ve Yapısal İyileşme

Ensest rüyaların analizindeki temel amaç; çocukluk çağına ait olan ancak yetişkinlikte anlamını yitirmiş dürtüsel baskıların ve çatışmaların bilinçli farkındalığa ulaştırılmasıdır.

Bilinç dışındaki bu malzeme serbest çağrışım ve yorumlamalarla egonun denetimine verildiğinde, çocukluk dönemi baskısı ortadan kalkar. Bastırma için harcanan zihinsel enerji serbest kalır, egonun yapılanmasına aktarılır ve böylece rüyaların çarpıklaştırılmasına veya semptom üretilmesine (obsesyonlar, fobiler, cinsel işlev bozuklukları vb.) olan ihtiyaç sona erer.

Rüyalarda sansür heyeti nasıl çalışır?

Psikanalitik ve psikodinamik kuramda rüyalarda sansür heyeti, bilinçdışındaki ilkel cinsel (libidinal) ve saldırgan dürtülerin ham ve çıplak halleriyle bilince sızmasını engelleyen zihinsel bir güvenlik ve filtreleme sistemidir.

Sansür heyetinin çalışma mekanizması, dinamik yapısı ve kullandığı yöntemler şu temel başlıklar etrafında şekillenir:

1. Sansür Heyetinin Amacı ve "Truva Atı" İşlevi

Bilinçdışında bastırılmış olan arzular doğrudan ve filtresiz biçimde bilince ulaşacak olsaydı, ego ve süperego bu durum karşısında ağır bir tehdit, anksiyete ve suçluluk hissederdi; bu da uykunun anında bölünmesine yol açardı.

Sansür heyetinin birincil görevi, uykunun kesintisiz sürmesini sağlamak ve bilinç dışındaki uyarılma enerjisini tehlikesiz bir biçimde deşarj etmektir. Bunu yaparken bir "Truva atı" stratejisi izler: Dürtüsel ihtiyaçlar, egonun ve süperegonun tanımayacağı kılıklara sokulur; rüya sahnesine çaktırmadan sürülerek bilinçdışı enerjinin boşalması sağlanır.

2. Rüyanın Yapısı: Esas (Gizil İçerik) ve Cüruf (Açık İçerik)

Sansür heyeti rüyayı kurgularken malzemeyi iki temel katmana ayırır:

  • Esas ve Öz (Gizil İçerik / Latent Content): Bilinçdışındaki gerçek çatışma, bastırılmış arzu veya travmatik çekirdektir. Sansür heyeti bu özü gizlemekle görevlidir.
  • Cüruf / Kamuflaj Malzemeleri (Açık İçerik / Manifest Content): Günlük olayların kalıntıları (günlük bakiye), izlenen bir filmin sahneleri veya gün içindeki sıradan kaygılar gibi zararsız malzemelerdir. Sansür heyeti, esas olan tehlikeli arzunun üzerini bu cüruf malzemeleriyle kapatarak askeri bir kamuflaj oluşturur.

3. Sansür için Kullandığı Temel Yöntemler (Rüya Çalışması)

Sansür heyeti, bilinçdışı arzuları bilincin anlayamayacağı bir koda dönüştürmek için şu teknikleri kullanır:

  1. Kılık Değiştirme ve Deformasyon: Orijinal arzuyu, kişiyi, zamanı veya mekanı tanınmaz hale getirmek amacıyla biçimsel olarak deforme etmek ve şeklini değiştirmektir.
  2. Yer Değiştirme (Displacement): Tehlikeli ve kaygı verici asıl nesneye (örneğin ebeveyne) yönelik duygunun, emniyetli ve ikame bir türev nesneye (bir arkadaşa, öğretmene veya yabancıya) kaydırılmasıdır.
  3. Yoğunlaştırma / Sıkıştırma (Condensation): Yaşamdaki birden fazla duygunun, anının veya figürün birleştirilerek rüyadaki tek bir simge ya da insan üzerinde toplanmasıdır.
  4. Flulaştırma (Daksilleme) İlkesi: Rüyadaki esas çatışmalı alanın üzeri daksille kapatılır gibi flulaştırılır; kişi o sahneyi "hayal meyal" veya bulanık hatırlar.
  5. Simgeleştirme ve Figür Değiştirme: Yasak arzular veya kişilerin cansız nesnelere (örneğin sandalye, mikrofon, büfe, araba vb.) dönüştürülerek tehlikesiz metaforlar halinde sahnelenmesidir.
  6. İkincil Gözden Geçirme (Secondary Revision): Sansürden geçerek karmaşıklaşan ve parçalanan simgeleri, uyandığımızda anlatılabilecek mantıklı bir hikaye silsilesine oturtma çabasıdır.

4. Sansür de Dinamik ve Bağlamsal Doğası

Sansür sabit ve statik bir bürokrasi değildir; anlık gelişen bağlama aşırı duyarlıdır.

  • Bağlamsal Esneklik: Rüya kurgulanırken sahneye giren yeni bir figür, yer veya zaman değişkeni, sansür heyetinin o andaki baskı derecesini anında artırabilir veya gevşetebilir.
  • Aşırı Katı Süperego: Süperego baskısının aşırı yüksek olduğu bireylerde sansür heyeti o kadar şiddetli çalışır ki masum ve doğal fanteziler bile aşırı deforme edilerek rüyada çok uzak simgelerle görünür.
  • Filtrelerin Zayıflaması ve Sansürsüz Rüyalar: Ego ve süperego yapılanmasının henüz olgunlaşmadığı preödipal dönemlerde, ergenlikteki geçici fırtınalarda, ağır kişilik bozukluklarında veya psikoz/şizofreni başlangıcında sansür filtreleri işlevsizleşir. Bu durumlarda ensestiyöz veya ağır saldırgan rüyalar hiçbir kamuflaj olmadan, çıplak ve sansürsüz biçimde görülür.

Psikanalitik ve psikodinamik kuramda ensest düşünceler ve ensest fanteziler, insan zihninin gelişimsel evrelerinde, bilinçdışı dinamiklerinde ve semptom oluşumlarında temel bir inceleme konusudur.

1. Gelişimsel Kökler ve Ödipal Karmaşa

Psikanalizin kurucusu Sigmund Freud’a göre, çocuğun psikoseksüel gelişiminin fallik evresinde (yaklaşık 3–6 yaş) Ödipus karmaşası (kompleksi) yaşanır. Bu dönemde çocuk, birincil bakıcısı olan karşı cinsten ebeveynine (erkek çocuk anneye, kız çocuk babaya) karşı romantik ve cinsel nitelikli arzular beslerken; aynı cinsten ebeveyni bir rakip olarak algılar.

  • Bilinçdışı Arzular: Çocuk zihninde karşı cinsten ebeveyne sahip olma, onunla evlenme veya yakınlaşma fantezileri biçimlenirken, aynı cinsten ebeveyni ortadan kaldırma veya onun yerini alma istekleri gelişir.
  • İşlevsel Ensest Sınırı ve Süperego: Medeniyetin, toplumsal yapının ve ailenin kurulabilmesi için en temel kural ensest yasağıdır (ensest tabusu). Ebeveyn yasaklarının ve kısıtlamalarının içselleştirilmesiyle çocukta üstbenlik (süperego) yapılanır ve bu ensestiyöz arzular bastırılarak bilinçdışına itilir.

2. Sembolik Düşünce ile Eylem Ayrımı

Psikanalitik çalışmalarda ve klinik seanslarda ensestiyöz fantezilerin değerlendirilmesinde en hayati nokta, düşüncenin sembolik niteliği ile eylemin birbirinden ayrıştırılmasıdır.

  • Evrensel Zihinsel Yapı: İnsan zihninde, çocukluk çağı libidinal ve saldırgan dürtülerinin uzantısı olarak zaman zaman ensestiyöz fantezi veya imgelerin belirmesi son derece doğaldır.
  • Suçluluk ve Utanç Krizleri: Zihne gelen bu imgeleri bir "eylem" veya "gerçek istek" gibi algılayan, düşünce ile eylemi ayıramayan bireylerde ağır suçluluk, utanç, sapık hissetme duygusu ve yoğun anksiyete ortaya çıkar. Terapinin temel amaçlarından biri, bu düşüncelerin yalnızca zihinsel ve sembolik birer imge olduğunu hastaya fark ettirmektir.

3. Zihinsel Sansür, Rüyalar ve Semptom Oluşumu

Bilinçdışına bastırılan ensestiyöz arzular doğrudan bilince çıkamadığında, zihnin sansür mekanizmaları devreye girer:

  • Rüyalar ve Kılık Değiştirme: Rüyalarda dürtüler sansür heyeti tarafından kılık değiştirir; erotizasyon, yer değiştirme, deformasyon ve yoğunlaştırma (kondansasyon) mekanizmaları kullanılarak ensest arzular anne/baba türevleri (öğretmen, amir, hoca, arkadaş, yenge vb.) veya sembolik nesneler üzerinden deşarj edilmeye çalışılır.
  • Ego Filtrelerinin Zayıflaması: Ergenlik döneminde ego filtreleri geçici olarak zayıfladığı için ensestiyöz fanteziler veya rüyalar daha çıplak görülebilir ve gençlerde mastürbasyon malzemesi olarak kullanılabilir. Ağır kişilik bozukluklarında veya psikoz başlangıcında da ego filtreleri işlevsizleştiği için ensest fanteziler filtrelenmeden doğrudan bilince ulaşabilir.
  • Semptom Oluşumu: Ensestiyöz arzular ile üstbenliğin katı yasakları arasındaki çatışma çözülemediğinde; obsesif-kompulsif bozukluk (örneğin günah işleme korkusuyla el yıkama ritüelleri), cinsel işlev bozuklukları (vajinismus, sertleşme sorunu, erken boşalma), fobiler, yeme bozuklukları veya cinsel soğukluk gibi klinik semptomlar gelişir.

4. İlişkilerde Görünümü: "Madonna - Fahişe" Bölümlenmesi

Ödipal dönemdeki ensestiyöz çatışmasını çözememiş bireyler, yetişkinlikteki romantik ve cinsel ilişkilerinde belirgin bir bölünme yaşarlar:

  • Şefkat ve Cinselliğin Ayrışması: Kişi, eşini bilinçdışında "anne/baba" yerine ikame ettiği için ona karşı derin bir şefkat ve sevgi besler; ancak eşiyle cinsel ilişkiye girmek veya fantezi kurmak zihninde ensestiyöz bir suçluluk uyandırır.
  • Bölümlenmiş Yaşam: Bu nedenle birey eşini "kutsal anne (Madonna)" konumuna koyarak onunla cinselliği ketler veya sadece çocuk yapma amacıyla sınırlı tutar; cinsel fantezi ve arzularını ise yalnızca duygusal bağ kurmadığı dışsal partnerlerle ("fahişe / Madonna") yaşantılar.

5. "Ensestsi" (Incestuousness) İlişki Örüntüleri

Paul-Claude Racamier gibi çağdaş kuramcılar, somut ensest ediminin ötesinde ailelerde görülen "ensestsi" (incestuousness) ilişki biçimlerine dikkat çekerler:

  • Sınırların Silinmesi: Fiziksel bir cinsel temas olmasa bile, nesiller arası farkların gözetilmediği, mahremiyetin bulunmadığı, ebeveyn ile çocuğun rollerinin karıştığı ve bireyleşmenin engellendiği aile yapılarında "ensestsi" bir atmosfer hakimdir.
  • Ayrışamama Patolojisi: Düşlemlenemeyen ve sembolleştirilemeyen bu ilişkiler, bireyin özerkleşmesini ve sağlıklı bir kendilik geliştirmesini zorlaştırır.

6. Psikoterapi Sürecinde Ele Alınışı

Klinik seanslarda hastalar zaman zaman terapiste karşı erotik/ensestiyöz aktarımlar geliştirebilir ya da bilinçdışı fantezilerini paylaşırken derin bir utanç yaşayabilirler:

  • Terapist bu durumu yargılayıcı veya ahlakçı bir tutumla karşılamak yerine, nötr ve güvenli bir çerçevede tutar.
  • Bu fantezilerin terapistin şahsıyla değil, geçmişteki ebeveyn ilişkileri ve çözülmemiş ödipal arzularla bağlantılı olduğu netleştirilir, yüzleştirilir ve yorumlanır.
  • Fantezi ile eylem arasındaki sınırın kurulması ve çatışmalı nesne ilişkilerinin bütünleştirilmesiyle hastanın duyduğu yoğun suçluluk ve semptomlar ortadan kalkar.

Kaynaklar 

  • McWilliams, N. (2013). Psikanalitik Tanı: Klinik Süreç İçinde Kişilik Yapısını Anlamak (Çev. E. Kalem). İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları (Istanbul Bilgi University Press).
  • Odağ, C. (1999). Nevrozlar 1. Halime Odağ Psikanaliz ve Psikoterapi Vakfı Yayınları (Halime Odag Psychoanalysis and Psychotherapy Foundation Publications).
  • Özakkaş, T. 1 . Kitap - Terapistler Rüyayı Nasıl Yorumlar. Psikoterapi Enstitüsü Yayınları (Psychotherapy Institute Publishing).
  • Özakkaş, T. 2. Kitap - Rüyaların Uygulamalı Yorumu Kurumlara Göre. Psikoterapi Enstitüsü Yayınları (Psychotherapy Institute Publishing).
  • Özakkaş, T. (2012). Bağımlılık ve Cinsel Bozukluklarda Hipnoterapi. Psikoterapi Enstitüsü Yayınları (Psychotherapy Institute Publishing).
  • Özakkaş, T. Bilinç Dışında Kardeşler ve Psikopatoloji. Psikoterapi Enstitüsü Yayınları (Psychotherapy Institute Publishing).
  • Lingiardi, V., & McWilliams, N. (Eds.). (2017). Psikodinamik Tanı Kılavuzu (PDM-2). The Guilford Press / Psikoterapi Enstitüsü Yayınları (Psychotherapy Institute Publishing).
  • Psikanaliz Temel Kitabı 1: Giriş ve Temel Kavramlar & Psikanaliz Temel Kitabı 5: Terimler Sözlüğü. American Psychiatric Publishing / Psikoterapi Enstitüsü Yayınları (Psychotherapy Institute Publishing).
  • Sigmund Freud ve Klasik Psikanalitik Gelenek. Psikoterapi Enstitüsü Yayınları (Psychotherapy Institute Publishing).
  • Ayrılık (Ayrılık). Psikoterapi Enstitüsü Yayınları (Psychotherapy Institute Publishing).
  • Çocuk ve Ergenler İçin Çağdaş Psikodinamik Psikoterapi. American Psychiatric Publishing / Psikoterapi Enstitüsü Yayınları (Psychotherapy Institute Publishing).
  • Freud, S. (1900). The Interpretation of Dreams. Standard Edition, Vol. 4 & 5. Hogarth Press.
  • Racamier, P.-C. (1995). L'inceste et l'incestuel. Éditions Payot.
  • Kohut, H. (1977). The Restoration of the Self. International Universities Press.
  • Kernberg, O. F. (1984). Severe Personality Disorders: Psychotherapeutic Strategies. Yale University Press.
psikanalitik kuramda ensest fanteziler psikodinamik ensest düşünceler Rüyalarda sansür nasıl çalışır oedipus karmaşası psikanaliz bilinçdışı fanteziler freud psikanalizde ensest arzusu ensest rüyalar
Psikohelp

Psikohelp

Psikohelp Editör Ekibi

Psikohelp ekibi tarafından hazırlanmıştır.

Bu Konu İle İlgili Uzmanlar

Psikodinamik konusunda size yardımcı olabilecek uzmanlarımız

Haşim BELTEN

Haşim BELTEN

Klinik Psikolog

Bağlanma sorunları Depresyon, yas, ruhsal bunalım +56
1 yıl
5.0 (2)
Online görüşme Yüz yüze
Zahide BELTEN

Zahide BELTEN

Klinik Psikolog

Bağlanma sorunları Depresyon, yas, ruhsal bunalım +35
1 yıl
5.0 (1)
Online görüşme Yüz yüze
Zeynep SÜRÜCÜ BİLGİL

Zeynep SÜRÜCÜ BİLGİL

Klinik Psikolog

Bağlanma sorunları Depresyon, yas, ruhsal bunalım +40
4 yıl
Online görüşme

Yorumlar (0)

Düşüncelerinizi paylaşın ve diğer okuyucularla etkileşime geçin

Yorum Yapın

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yapan siz olun!

En Popüler

Popüler Başlıklar

En çok okunan ve merak edilen konular