Bölme Temelli Savunma Mekanizmaları ile Bastırma Temelli Savunma Mekanizmaları Nasıl Çalışır

Bölme Temelli Savunma Mekanizmaları ile Bastırma Temelli Savunma Mekanizmaları Nasıl Çalışır

Psikohelp Psikohelp
•
29 Ekim 2026
•
1 dk okuma
•
2 görüntülenme

Bölme Temelli Savunma Mekanizmaları ile Bastırma Temelli Savunma Mekanizmaları Nasıl Çalışır 1. Kuramsal ve Yapısal Çalışma Mekanizmaları İnsan zihni, gelişimsel evreler boyunca benlik bütünlüğünü kor...

Bölme Temelli Savunma Mekanizmaları ile Bastırma Temelli Savunma Mekanizmaları Nasıl Çalışır

1. Kuramsal ve Yapısal Çalışma Mekanizmaları

İnsan zihni, gelişimsel evreler boyunca benlik bütünlüğünü korumak, içsel ve dışsal çatışmaların yarattığı yıkıcı kaygıyla baş edebilmek adına karmaşık savunma mekanizmaları örgütler. Preödipal ve ödipal gelişimsel düzlemlerde inşa edilen bu ruhsal düzenlemeler, yalnızca bireyin benlik yapısını tahkim etmekle kalmaz, aynı zamanda klinik psikopatolojinin tezahür biçimlerini ve yapısal düzeylerini belirlemede stratejik bir rol oynar. Zihnin olgunlaşma düzeyine paralel olarak ilkel seviyeden (bölme temelli) gelişkin seviyeye (bastırma temelli) evrilen bu savunma sistemleri; bireyin gerçekliği algılama, kendilik ve nesne tasarımlarını yapılandırma ve kişilerarası ilişki örüntülerini sürdürme biçimlerinin temel mimarisini oluşturur.

                  +-----------------------------------+
                  |   RUHSAL GELİŞİM VE SAVUNMALAR     |
                  +-----------------------------------+
                                    |
          +-------------------------+-------------------------+
          |                                                   |
          v                                                   v
+-------------------+                               +-------------------+
| PREÖDİPAL DÜZLEM  |                               | ÖDİPAL DÜZLEM     |
| (İlkel Seviye)    |                               | (Gelişkin Seviye) |
+-------------------+                               +-------------------+
| • Bölme (Splitting)                               | • Bastırma        |
| • İlkel İnkâr                                     |   (Repression)    |
| • Yansıtmalı Özdeşim                              | • Karşıt Tepki    |
| • İlkel İdealleştirme                             |   Oluşturma       |
| • Değersizleştirme                                | • Akla Uygunlaştırma|
+-------------------+                               | • Düşünselleştirme|
          |                                         | • Duygulanımın    |
          v                                         |   Yalıtılması     |
+-------------------+                               +-------------------+
| BORDERLINE /      |                                         |
| PSİKOTİK DÜZEY    |                                         v
+-------------------+                               +-------------------+
                                                    | NEVROTİK DÜZEY    |
                                                    +-------------------+

1.1. Preödipal Düzlem ve Bölme (Splitting) Temelli İlkel Savunma Mekanizmaları

Preödipal dönem, benlik yapısının henüz bütünleşmediği, kendilik ve nesne sınırlarının muğlak kaldığı gelişimsel bir evredir. Bu düzlemde baskın olan temel düzenleyici mekanizma bölme (splitting) ve buna eşlik eden dikey yarılma (vertical split) dinamikleridir. Borderline ve daha ağır kişilik örgütlenmelerinde sıklıkla gözlemlenen bölme; zihnin karmaşık, çelişkili ve eş zamanlı duygulanımları bir arada tutma (ambivalans) kapasitesinden yoksun olmasının bir sonucudur.

  • Tümden İyi ve Tümden Kötü Ayrıştırması: Erken çocukluk yaşantılarında haz veren, doyuran, yatıştıran deneyimler "tümden iyi" (all-good); kaygı yaratan, engelleyen, acı veren deneyimler ise "tümden kötü" (all-bad) olarak kodlanır. Kırılgan ego yapısı, "kötü" olarak algılanan nesne tasarımının "iyi" olanı yok edeceği yahut kirleteceği yönündeki parçalanma korkusu nedeniyle bu iki tasarımı birbiriyle entegre edemez ve dikey bir yarılmayla ayrı zihinsel kompartımanlarda tutar.
  • Melanie Klein ve Paranoid-Şizoid Konum: Klein'ın kuramsallaştırdığı paranoid-şizoid konumda bebek, henüz bütüncül nesne ilişkilerine ulaşamamıştır. Anne, "iyi meme" ve "kötü meme" olarak ikiye bölünmüştür. Bütünleşmemiş kendilik ve nesne tasarımları, benliği füzyon (erime/yutulma) ve parçalanma (yok olma) kaygılarıyla baş başa bırakır. Birey, nesneyi ya tamamen içine alıp kendi sınırlarını kaybetme riski yaşar ya da saldırgan dürtülerin yıkıcılığı karşısında nesneyi parçalama ve kendi benliğinin yok olması korkusuyla yüzleşir.
  • Yaşantı-İmge-Simge Sürekliliğinin Kesintiye Uğraması: Bütüncül psikoterapi kuramında Özakkaş'ın vurguladığı üzere zihinsel gelişim; ham beden duyumları ve duygulanımlardan oluşan Yaşantı aşamasından, bunun zihinsel bir tasarıma dönüştüğü İmge aşamasına ve nihayetinde dilsel/kavramsal koda dönüştüğü Simge aşamasına doğru ilerler. Lichtenberg’in belirttiği gibi, güvenli bağlanma zemininde zihinsel imgeleme kapasitesi ancak 8. aydan itibaren gelişmeye başlar. Preödipal bölme mekanizması, ham somatik yaşantıların integrated bir zihinsel imgeye ve sonrasında sözel simgeye dönüşmesini engeller. Birey, duygulanımlarını söze dökemez; somatik, somut ve parçalanmış imge düzeyinde hapsolur. Heinz Kohut'un psikanalitik epistemolojiye kazandırdığı "Gıyabında İçe Bakış" (Vicarious Introspection) ve empatik uyumlanma yöntemi, ancak bu ilkel parçalanma kaygılarını ve narsisistik kırılganlıkları danışanın öznel dünyasından kavrayabilmenin anahtarını sunar.
  • Bölme Temelli Yan Savunmalar ve Klinik Dinamikleri:
    • İlkel İnkâr: Benliği tehdit eden dış gerçekliğin veya içsel yaşantının zihinsel olarak tümden yok sayılmasıdır.
    • Yansıtmalı Özdeşim: Bireyin kendi benliğinde katlanamadığı yıkıcı ve nefret dolu duygulanımları (örneğin intense haset veya öfkeyi) nesneye yansıtması, ardından nesneyi bu yıkıcı niteliğe sahipmiş gibi algılayıp onu kontrol altında tutmak adına nesneye saldırması veya nesneyi manipüle etmesidir.
    • İlkel İdealleştirme ve Değersizleştirme: Nesnenin hiçbir kusuru yokmuşçasına mükemmel kılınması (kurtarıcı/melek ilan edilmesi); en ufak bir hayal kırıklığı veya sınır koyma durumunda ise tümüyle değersiz, işe yaramaz ve zalim ilan edilmesidir.

1.2. Ödipal/Nevrotik Düzlem ve Bastırma (Repression) Temelli Gelişkin Savunma Mekanizmaları

Ego entegrasyonunun büyük ölçüde sağlandığı, kendilik ve nesne tasarımlarının ayrıştığı ve nesne sürekliliğinin kazanıldığı gelişimsel evre ödipal düzlemdir. Bu düzeydeki ruhsal işleyiş, Freud'un haz ve dürtü kuramı, İd-Ego-Süperego yapısal modeli ve Topografik Zihin Modeli (bilinç, bilinçöncesi, bilinçdışı) çerçevesinde biçimlenir.

  • Bastırmanın Çalışma Prensibi: Haz ilkesi doğrultusunda deşarj arayan libidinal ve agresif dürtüler, dış gerçeklik veya süperegonun ahlaki/kültürel yasaklarıyla (ensestiyöz ve ödipal yasaklar) çatışır. Çatışmalı arzu, anı ve öfkelerin bilince ulaşması şiddetli kastrasyon kaygısı ve suçluluk hissi yaratacağından, bu materyaller ego tarafından aktif bir çabayla bilinçdışının derinliklerine sürülür. Gerçeklik ilkesini gözetmek zorunda olan ego, idin dürtüsel tazyiki ile süperegonun cezalandırıcı baskısı arasında dengeli bir uzlaşı arar.
  • Bastırma Temelli Türev Savunmalar:
    • Karşıt Tepki Oluşturma (Reaction Formation): Bilinçdışındaki kabul edilemez dürtünün tam zıttı bir tutum veya davranışın bilinç düzeyinde sergilenmesidir (örneğin bilinçdışı nefret duyulan bir otoriteye karşı aşırı sevecen ve boyun eğici yaklaşılması).
    • Akla Uygunlaştırma (Rasyonalizasyon): Çatışmalı ve yasak arzulara, başarısızlıklara mantıklı, toplumsal olarak kabul edilebilir kılıflar ve mazeretler uydurulmasıdır.
    • Düşünselleştirme (İntellektüelleştirme): Yaşantısal ve duygusal boyuttan kaçınmak amacıyla olayların soyut, mantıksal, teorik ve akademik kavramlarla ele alınması; duygusal bağın tümüyle koparılmasıdır.
    • Duygulanımın Yalıtılması (İzolasyon): Olayın anısının/düşüncesinin hatırlanması ancak ona bağlı yoğun duygulanımın zihinsel olarak koparılması ve bireyin olayı tamamen nötr, hissiz bir edayla aktarmasıdır.

1.3. Bölme ve Bastırma Mekanizmalarının Yapısal ve Karşılaştırmalı Analizi

Aşağıdaki karşılaştırma tablosu, preödipal bölme mekanizmaları ile ödipal bastırma mekanizmaları arasındaki temel yapısal, nörodinamik ve klinik farkları özetlemektedir:

Karşılaştırma Kriteri

Bölme Temelli İlkel Savunma Sistemleri

Bastırma Temelli Gelişkin Savunma Sistemleri

Gelişimsel Düzlem

Preödipal Evre (Erken Çocukluk / Ergenlik Krizleri)

Ödipal Evre (Nevrotik / Erişkin Düzey)

Ego Entegrasyon Seviyesi

Parçalı, dikey yarılmış (vertical split), kırılgan ego yapısı

Bütünleşmiş, sınırları net ve gelişkin ego yapısı

Temel Kaygı Türü

Yok Olma, Parçalanma ve Yutulma/Füzyon Kaygısı

Kastrasyon, Sevgiyi Kaybetme ve Suçluluk Kaygısı

Kendilik ve Nesne Tasarımı

"Tümden iyi" ve "Tümden kötü" olarak yarılmış, siyah-beyaz tasarımlar

İyi ve kötü yönleri bir arada barındıran bütüncül, Nesne Süregenliğine (Object Constancy) sahip tasarımlar

Enerjetik / Dinamik İşleyiş

Tasarımların dikey kompartımanlarda ayrı tutulması

Bastırılan materyali derinde tutmak için aralıksız Karşı-Yatırım (Anti-Kateksis) harcanması

Baskın Klinik Tablo

Borderline Kişilik Örgütlenmesi, Psikotik Yarılanmalar, Ağır Narsisistik Kırılmalar

Nevrotik Tablolar (Anksiyete, Obsesif-Kompulsif Bozukluk, Psikosomatik / Konversiyon Reaksiyonları)

İçsel ruhsal dünyanın bu kuramsal ve yapısal mimarisi, bireyin zihinsel temsil kapasitesini biçimlendirirken; psikanalitik seans odasındaki aktarım fırtınalarından profesyonel iş hayatına ve romantik ilişki dinamiklerine kadar geniş bir yelpazede doğrudan somut tezahürler verir.

2. Somut Örnekler ve Tezahür Alanları

Bölme ve bastırma temelli ruhsal savunma sistemleri, soyut teorik inşa mekanizmaları olmanın ötesinde, bireyin günlük yaşamında, kriz anlarında, ilişki kurma biçimlerinde ve terapi seansındaki mikro etkileşimlerinde somut biçimde görünürlük kazanır. Zihnin bu içsel savunma haritası, seans odasındaki aktarım/karşı-aktarım süreçlerinden kurumsal yapılardaki örgüt kültürüne, partner ilişkilerindeki somatizasyon ve yabancılaşma döngülerine kadar yaşamın her alanını biçimlendirir.

                    +--------------------------------+
                    |    KİŞİSEL VE SOSYAL YAŞAM     |
                    +--------------------------------+
                                    |
         +--------------------------+--------------------------+
         |                          |                          |
         v                          v                          v
+------------------+       +------------------+       +------------------+
| PSİKOTERAPİ      |       | İŞ HAYATI VE     |       | ROMANTİK         |
| SEANS ODASI      |       | ÖRGÜT KÜLTÜRÜ    |       | İLİŞKİLER        |
+------------------+       +------------------+       +------------------+
| • Bölme:         |       | • Bölme:         |       | • Bölme:         |
|   İdealleştirme /|       |   "Biz ve Onlar" |       |   Aşırı Sevgi /  |
|   Değersizleştirme|       |   Kamplaşması    |       |   Nefret Döngüsü |
| • Bastırma:      |       | • Bastırma:      |       | • Bastırma:      |
|   Direnç, Lapsus |       |   Otoriteye      |       |   Cinsel         |
|   ve Rüyalar     |       |   Pasif Öfke     |       |   İstekisizlik   |
+------------------+       +------------------+       +------------------+

2.1. Psikoterapide ve Seans Odasındaki Tezahürler

Bölme Temelli Tezahürler ve İnceleşmiş Rüya Analizleri

Seans odasında bölme mekanizmasını kullanan bir danışan (örneğin Borderline kişilik yapılanması), terapistini tutarsız ve uç noktalarda algılar:

  • İdealleştirme ve Değersizleştirme Fırtınası: Danışan, tedavinin ilk haftalarında terapisti "kendisini dünyada tek anlayan, eşsiz, melek ve kurtarıcı" olarak idealleştirir. Ancak terapistin seans saatini 5 dakika geciktirmesi veya terapotik bir sınır koyması üzerine, tek bir seansta terapist "yetersiz, merhametsiz, düşman ve zalim" ilan edilerek değersizleştirilir.
  • Eyleme Vurum (Acting Out) ve Çerçeve Zorlaması: Duygusal entegrasyon olamadığı için danışan, seans içi çatışmayı söze dökemez (simgeleştiremez); gece yarısı aramaları, terapotik çerçeveyi ihlal etme çabaları veya terapiyi aniden bırakma eyleme vurumlarıyla (acting out) tepki verir.
  • Klinik Rüya Tezahürlerinin Sentezi (İlkel İmajlar ve Tevil):
    • Gövdenin Yarılması Rüyası: Danışan rüyasında gövdesinin ortasının bir dilim gibi kesilip çıkarıldığını, iç organlarının sırtına yapıştırıldığını ve açığa çıkan boşluktan içtiği suyun veya çişin aşağı akacağından kaygılandığını görür. Bu imge, sözel simgeye dönüştürülememiş, entegre olamamış parçalı preödipal kendiliktir. İç organların dışarıda olması, sınırların kaybını ve içsel duygulanımların sızması/saçılması (psychic leakage) kaygısını yansıtır.
    • Zombi Kafa ve Eğreti Beden Rüyası: Bir diğer rüyada, yerde sadece yaşayan bir kafa durmaktadır. Adam bu kafayı başkasının bedenine cıvatalarla, dikişlerle zombi gibi dikmiştir. Boynu çok kısadır ve kafa her an düşebilir. Bu imge, parçalı kendiliğin dikey yarılma (vertical split) sonrası sahte-kendilik (false self) uyumlanmalarıyla ne kadar eğreti bir biçimde birleştirilmeye çalışıldığını ve bütünleşme bozukluğunu simgeler.
    • Makat Yalama ve Matrix Assimilasyonu Rüyası: Danışanın erkek arkadaşının makatını emerek kafasını ve ağzını onun içine sokmaya çalışması ve kendisini "Matrix filminin sonunda düşmanına dönüşerek sistemi yok eden karakter" gibi hissetmesi; Melanie Klein'ın paranoid-şizoid konumunda tanımladığı oral-anal introjeksiyon dinamikleridir. Danışan, nesneye tamamen sahip olmak için onu yutmak yahut onun tarafından yutularak yok olmak (füzyon/yutulma kaygısı) arasında sıkışmıştır.
Bastırma Temelli Tezahürler ve Klinik Seans Diyaloğu

Ödipal/nevrotik yapılanmadaki danışanlarda bastırma, seans odasında örtük dirençler, dil sürçmeleri (lapsus) ve duygulanımın yalıtılması (izolasyon) biçiminde belirir.

KLİNİK SEANS DİYALOĞU: BASTIRMA, LAPSUS VE İZOLASYON

Terapist: Geçen seans babanızın rahatsızlandığını öğrendiğiniz an verdiğiniz tepki üzerinde durmuştuk. O an ne hissettiğinize tekrar bakabilir miyiz?

Danışan: (Beden duruşu katılaşır, göz temasını keser) Aslında çok net hatırlıyorum. Haberi aldığımda hemen doktoru aradım, ambulans organizasyonunu yaptım, hastane masraflarını ödedim. Her şey gayet rasyonel ilerledi.

Terapist: Yapılması gereken operasyonel süreçleri çok iyi yönetmişsiniz. Peki, o esnada içinizde nasıl bir duygu belirdi?

Danışan: Hiçbir duygu belirmedi. Yani, babam sonuçta yaşlı bir adam. Ölmesi son derece doğal bir biyolojik süreç olurdu. (Düşünselleştirme ve İzolasyon). Hatta doktora, "Onu tedavi ederken çok dikkatli olmalı, babamı bir an önce öldürmelisiniz..." Pardon! "İyileştirmelisiniz" diyecektim. Dilim sürştü. (Dil Sürçmesi / Lapsus - Bastırılan Ödipal Saldırganlığın Açığa Çıkması).

Terapist: "Öldürmelisiniz" kelimesi ağzınızdan bir anda çıkıverdi...

Danışan: (Derin bir anksiyete ve kıpırdanma) Saçma! Tamamen yorgunluktan kaynaklanan anlamsız bir dil sürçmesi. Neden böyle bir şey söyleyeyim ki? Ben babama son derece saygılı bir evladım, onun için her türlü imkânı seferber ettim! (Hemen ardından Karşıt Tepki Oluşturma ve Direnç). Ben... sanırım şu an aniden çok şiddetli bir baş ağrısı hissetmeye başladım, konuyu değiştirebilir miyiz? (Somatizasyon / Dönüştürme).

2.2. İş Hayatında ve Profesyonel İlişkilerdeki Tezahürler

Bölme Temelli Tezahürler
  • "Biz ve Onlar" Kamplaşması: Örgüt yapılarında bölme savunması, kurum içi mantıksız kutuplaşmalara yol açar. Departmanlar "kusursuz/mağdur bizler" ve "hain/kötü onlar" olarak ikiye ayrılır.
  • Yönetici Değerlendirmelerindeki Uçlar: Bir çalışan, yeni gelen yöneticisini ilk ay "şirketi kurtaracak dahi" olarak görürken, yöneticinin sunduğu ilk eleştirel geri bildirimde onu "şirketi batırmaya çalışan bir mobbingci" olarak etiketler. Bu durum takım çalışmasını felç eder, örgütsel güveni yok eder ve kurum kültüründe sürekli bir kriz atmosferi yaratır.
Bastırma Temelli Tezahürler
  • Aşırı Boyun Eğicilik ve Pasif-Agresyon: Yöneticisine veya otoriteye duyduğu ödipal öfkeyi bastıran çalışan, aşırı uysal, itaatkar bir profil çizer. Ancak bastırılan bu öfke, pasif-agresif davranışlar (işleri geciktirme, e-postalara geç dönme, projeleri örtük sabotaj) biçiminde dışa vurur.
  • Başarı Korkusu ve Performans Tıkanmaları: Ödipal rekabet ve otoriteyi geçme kaygıları bastırıldığında, birey tam terfi alacağı veya büyük bir projeyi tamamlayacağı anda sebepsiz performans tıkanmaları ve hatalar yaşar (kendini sabote etme).
  • Somatizasyon ve Beden Dili: İş yerinde yoğun strese ve otorite öfkesine maruz kalan ancak bunu söze dökemeyen (simgeleştiremeyen) bireylerde, duygulanım organ diline dönüştürülerek kronik migren atakları, mide ülserleri, gastrit ve spastik kolon rahatsızlıkları olarak somatize olur.

2.3. Romantik İlişkilerde ve Aşk Hayatındaki Tezahürler

Bölme Temelli Tezahürler
  • Fırtınalı ve Seri İlişkiler: Birey, partnerini ilişkinin başında "hayatının aşkı, kusursuz insan" olarak idealleştirir. Ancak partnerin insani bir kusuruyla (örneğin yorgun olduğu için ilgisiz kalması) karşılaştığında, anında derin bir değersizleştirme yaşanır. Partner "yalancı, kötü ve sevgisiz" ilan edilir.
  • Terk Edilme Kaygısı ve Yıkıcı Döngüler: Birey terk edilme korkusuyla partnerini aşırı kontrol etmeye çalışır; kontrol edemediğinde ise "zaten beni hiç sevmedin" diyerek ilişkiyi bitirir. "Ya tamamen benimsin ya da hiç kimsemsin" yaklaşımı, romantik ilişkileri sürekli bir savaş alanına çevirir.
Bastırma Temelli Tezahürler
  • Cinsel İsteksizlik ve Disfonksiyon: Eşine karşı birikmiş kırgınlıklarını, öfkesini veya geçmişten getirdiği tabu/ensestiyöz çatışmaları bastıran bireylerde cinsel isteksizlik, sertleşme sorunları veya anorgazmi gelişir. Duygusal öfke sözel simgeye kavuşamadığında, beden cinselliği ketleyerek konuşur.
  • "Her Şey Yolunda" Maskesi: Evlilik uyumunda çatışmadan kaçınmak adına tüm sorunların üzeri örtülür, "biz çok mutlu bir çiftiz" maskesi takılır. Ancak bastırılan duygular zamanla partnerlerin birbirine karşı tamamen yabancılaşmasına, duygusal soğumaya ve pasif-agresif kopuşlara sebep olur.

Kaynakça

  1. Freud, S.: Haz ve Dürtü Kuramı, Ruhsal Aygıt (İd, Ego, Süperego), Topografik Zihin Modeli, Bastırma (Repression) ve Rüyaların Yorumu İlkeleri.
  2. Klein, M.: Paranoid-Şizoid Konum, Bölme (Splitting), İlkel İnkâr ve Yansıtmalı Özdeşim.
  3. Kernberg, O. F.: Borderline Kişilik Örgütlenmesi, Dikey Yarılma ve İlkel Savunma 
  4. Kohut, H.: Kendilik Psikolojisi, Narsisistik Yaralanma, Parçalanma Kaygısı ve Olgun/İlkel 
  5. Lichtenberg, J. D.: Güdülenme Sistemleri, Bebeklik Dönemi Yaşantı-İmge Geçişi ve 
  6. Schore, A.: Sağ Beyin Gelişimi, Nörobiyolojik Örüntüler ve Duygu Düzenleme.
  7. Stolorow, R. D. & Atwood, G. E.: Öznelerarası Alan Kuramı ve Çoklu Kendilik Tasarımları.
bölme ve bastırma savunma mekanizmaları bölme temelli savunmalar bastırma temelli savunmalar splitting psikoloji repression psikoloji Freud savunma mekanizmaları Kernberg bölme teorisi ego savunma mekanizmaları
Psikohelp

Psikohelp

Psikohelp Editör Ekibi

Psikohelp ekibi tarafından hazırlanmıştır.

Bu Konu İle İlgili Uzmanlar

Nesne İlişkileri konusunda size yardımcı olabilecek uzmanlarımız

Haşim BELTEN

Haşim BELTEN

Klinik Psikolog

Bağlanma sorunları Depresyon, yas, ruhsal bunalım +56
1 yıl
5.0 (2)
Online görüşme Yüz yüze
Zahide BELTEN

Zahide BELTEN

Klinik Psikolog

Bağlanma sorunları Depresyon, yas, ruhsal bunalım +35
1 yıl
5.0 (1)
Online görüşme Yüz yüze
Alev Atakan

Alev Atakan

Klinik Psikolog

5 yıl
5.0 (1)
Online görüşme Yüz yüze

Yorumlar (0)

Düşüncelerinizi paylaşın ve diğer okuyucularla etkileşime geçin

Yorum Yapın

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yapan siz olun!

En Popüler

Popüler Başlıklar

En çok okunan ve merak edilen konular