Yas sürecinde sağlanan psikolojik destek; bireyin kayıp karşısında yaşadığı içsel kırılmaları, bastırılmış veya karmaşıklaşmış duyguları güvenli bir terapötik ilişkide işlemesini ve dış gerçeklik ile...
Yas sürecinde sağlanan psikolojik destek; bireyin kayıp karşısında yaşadığı içsel kırılmaları, bastırılmış veya karmaşıklaşmış duyguları güvenli bir terapötik ilişkide işlemesini ve dış gerçeklik ile iç dünya arasında yeniden bir uyum sağlamasını amaçlar. Yasın temel hedefi, kaybedilen kişi veya nesneyle olan bağı kesip atmak değil; ilişkiyi geleceği olmayan, sevgi dolu içsel bir anıya (psişik eşe) dönüştürmek ve yaşama yeniden yatırım yapabilecek duygusal enerjiyi serbest bırakmaktır.
Psikoterapide yas süreci ele alınırken öne çıkan temel boyutlar ve uygulama yaklaşımları şunlardır:
1. Güvenli Alan ve Duygusal Uyumlanma
- Kapsayıcı ve Onaylayıcı İlişki: Terapistin yargılayıcı olmayan, empatik ve onaylayan tutumu; danışana yaşadığı kederi, yalnızlığı ve acıyı rahatça ifade edebileceği güvenli bir ortam sunar.
- Duyguların Hissedilmesine İzin Verme: Yas sürecinde duyguların azımsanması, ertelenmesi ya da değersizleştirilmesi riskli sonuçlar doğurabilir. Psikolojik destekte, sadece kayıp hakkında düşünsel olarak konuşmak yerine; bastırılmış keder, yalnızlık, çaresizlik ve incinmişlik gibi birincil duyguların seans esnasında güvenle deneyimlenmesine ve dönüştürülmesine imkan tanınır.
Şİmdi detaylandırılalım:
Yas sürecinde psikolojik desteğin ilk ve en temel adımı olan "Güvenli Alan ve Duygusal Uyumlanma", danışanın kaybın getirdiği ağır keder, çaresizlik ve acıyla yüzleşebilmesi için ihtiyaç duyduğu ilişkisel zemini inşa eder.
1. Güvenli Ortamın ve Kapsayıcı Çevrenin İnşası (Kapsama ve Kucaklama)
- Kapsayıcı ve Tutucu Alan (Holding / Container): Yas tutan birey; tek başına tolere edemediği yoğun kaygı, öfke, yalnızlık ve yok olma korkularıyla seans odasına gelir. Terapist, Winnicott'un "kucaklama" (holding) ve Bion'un "kapsama" (container) işlevini üstlenerek danışanın bu ağır acı malzemesini kendi zihninde işler ve sükunetle ona geri sunar.
- Ebeveynsel ve Kolaylaştırıcı Çevre: Danışanın geçmişte gelişimsel olarak ihtiyaç duyduğu ancak bulamadığı tutarlı, erişilebilir, saygılı ve koruyucu "güvenli üs" / ebeveynlik rolü seans ortamında yeniden temin edilir. Bu güvenli çevre, danışanın koruyucu savunma duvarlarını indirerek içsel acısına bakma cesaretini kazanmasını sağlar.
- Duygulanıma Kucak Açılması: Terapist, davranışsal aşırılıklara sınır koyarken; danışanın keder, yıkılmışlık ve çaresizlik gibi bastırılmış tüm duygularını serbestçe ifade etmesine örtük bir izin ve emniyetli bir alan sunar.
2. Duygulanıma Empatik Uyumlanma (Sağ Beyinden Sağ Beyine Rezonans)
- Duygulanıma Odaklanma ve Yansıtma: Empatik uyumlanma, yalnızca sözel anlamı zihinsel olarak doğrulamak değil; doğrudan danışanın anlık duygusal deneyiminin ritmine, konturuna, ses tonuna ve beden diline kendiliğinden eşlik etmektir.
- "Hissedildiğini Hisseltmek": Terapist, danışanın en örtük ve kırılgan duygulanımını yakalayarak sözel veya sözel olmayan işaretlerle ona yansıtır. Bu süreç, sağ beyinden sağ beyine gerçekleşen anlık bir zihin rezonansı yaratarak danışanın yalnız olmadığını ve "gerçekten hissedildiğini" yaşantılamasını sağlar.
3. Karşılıklı Duygu Düzenleme (Diyadik Regülasyon) ve İçsel Yatışma
- Kişilerarası İzolasyonun Kırılması: Ağır kayıp acısı çeken birey, duygularını tek başına düzenleyemediğinde donma, kaçınma veya çaresizlik içine düşer. Empatik ve kabul edici bir ötekinin varlığı, acının yalıtılmışlık içinde yaşanmasını engeller ve duygusal yatışmayı (interpersonal soothing) başlatır.
- Kendini Yatıştırma Kapasitesinin İçselleştirilmesi: Terapistin kapsayıcı ve sakin varlığı altında duyguların onaylanması, danışanın tolere etmekten korktuğu duyguların şiddetini yatıştırır. Zamanla danışan, terapistin bu empatik tutumunu içselleştirerek kendi duygularını kendi kendine düzenleme ve kendini yatıştırma becerisi kazanır.
4. Yargısız Kabul ve Empatik Doğrulama (Validation)
- Acının ve Kendiliğin Kabul Edilmesi: Değişimin ve dönüşümün ilk şartı, hissi değiştirmeye çalışmadan önce onun varlığını tamamen kabul etmektir. Terapist danışanı değiştirmeye zorlamaz; şu anki üzüntüsünü, inkarını, öfkesini veya çaresizliğini kendi perspektifinden son derece haklı ve doğal kabul eder.
- Empatik Doğrulama Cümleleri: Terapist "Elbette kendini bu kadar çaresiz ve yalnız hissediyorsun, bu kayıp karşısında böyle hissetmen çok doğal" şeklinde empatik doğrulama yaparak acıyı meşrulaştırır. Böylece danışan, yaşadığı keder yüzünden yargılanmayacağını bilerek acısının en derin katmanlarına inme gücü bulur.
2. Çifte Değerliliğin (Ambivalans) ve Bitmemiş İşlerin İşlenmesi
- İkircikli Duyguların Ele Alınması: Kaybedilen kişiye karşı sadece sevgi ve özlem duyulmaz; aynı zamanda bırakıp gittiği için öfke, kırgınlık, suçluluk veya yükten kurtulmanın getirdiği rahatlama gibi çelişkili duygular da yaşanabilir. Terapi odasında bu ikircikli duygularla barışılması sağlanır.
- Boş Sandalye ve Bitmemiş İşler Terapisi (Duygu Odaklı Terapi): Duygu Odaklı Terapide (DOT), kaybedilen önemli ötekiyle yarım kalmış diyalogları tamamlamak amacıyla Boş Sandalye tekniği sıklıkla kullanılır. Danışan, karşısındaki boş sandalyede ölen kişiyi imgeleyerek ifade edemediği ihtiyaçlarını, kırgınlıklarını ve haklı öfkesini dile getirir; ardından adaptif hüzün duygusuna ulaşarak yası tamamlar.
- İçsel Çocuğun Yatıştırılması ve Yaş Geriletmesi: Erken çocukluk dönemi kayıplarında veya ağır travmatik yitimlerde, danışanın çocukluk halindeki incinmiş kendiliğiyle temas kurabilmesi için yaş gerilemesi (age regression) ve yetişkin kendiliğin içsel çocuğu yatıştırması çalışmaları yürütülür.
şimdi detaylandıralım:
Yas desteğinde ikinci kritik aşamayı oluşturan "Çifte Değerliliğin (Ambivalans) ve Bitmemiş İşlerin İşlenmesi", kaybedilen ya da ayrılınan kişiyle olan ilişkinin zihinsel ve duygusal boyutta dönüştürülerek yasın tamamlanmasını sağlar.
1. Çifte Değerlilik (Ambivalans) Nedir ve Yas Sürecini Nasıl Tıkar?
- Eşzamanlı Çelişkili Duygular: Çifte değerlilik (ambivalans); bireyin kaybedilen nesneye veya kişiye karşı aynı anda hem derin bir sevgi, özlem ve bağımlılık hem de öfke, kırgınlık, terk edilmişlik ya da bir yükten kurtulmanın getirdiği rahatlama gibi karşıt hisleri birlikte taşımasıdır.
- Patolojik Yasın Çekirdeği: Psikanalitik ve psikodinamik yaklaşımlara göre komplike (patolojik) yasın ve "yas tutma hastalığının" temelinde bu ikirciklilik yatar. Birey bilinçdışında ölen kişiyi "diriltme" arzusu ile kendisini bırakıp gittiği için onu "öldürme/cezalandırma" öfkesi arasında sıkışıp kalır.
- Toplumsal Tabular ve Öfkenin Bastırılması: Toplumsal ve kültürel inançlar ölen kişinin ardından kötü konuşmayı veya ona öfkelenmeyi "günah" ya da "tabu" kabul ettiği için, birey kaybettiği kişiye duyduğu haklı kızgınlığı bastırır. Bastırılan bu öfke ve suçluluk duygusu yüzünden yas işlemlenemez ve birey ruhsal bir "araftalık" durumuna saplanır.
2. Bitmemiş İşler (Unfinished Business) Kavramı
- Çözümlenmemiş İçsel Anlatılar: Bitmemiş işler; geçmişteki ilişkide yarım kalmış diyalogları, ifade edilememiş kırgınlıkları, söylenmemiş sözleri ve ötekinin karşılamadığı temel ruhsal ihtiyaçları (sevilme, korunma, takdir edilme, onaylanma) temsil eder.
- Terapötik İşaretler: Danışanın seansta kurduğu "Babam/Eşim benim için hiçbir zaman orada olmadı", "Beni bırakıp gittiği için onu asla affetmedim" veya "Onunla vedalaşamadım" şeklindeki ifadeleri, seans odasında müdahale gerektiren net bir bitmemiş iş işaretidir.
3. Boş Sandalye (Empty Chair) Tekniğinin Seans Odasındaki Uygulanış Adımları
Duygu Odaklı Terapi (DOT) ve Gestalt yaklaşımında bitmemiş işlerin ve çifte değerliliğin çözümlenmesinde en etkili müdahale Boş Sandalye uygulamasıdır:
- Aşama 1: İmgelenecek Ötekinin Davet Edilmesi ve Canlandırma Danışanın karşısına boş bir sandalye yerleştirilir. Danışandan, kaybettiği ya da bitmemiş işi olan önemli ötekini o sandalyede oturduğunu canlı bir şekilde imgelemesi istenir.
- Aşama 2: İkincil Duygulardan Birincil Adaptif Duygulara Geçiş Danışan başlangıçta savunmacı, suçlayıcı ya da genel ikincil öfke ifadeleri ("Sen bir canavarsın, beni mahvettin") sergileyebilir. Terapist, bu yüzeysel suçlamaların ötesine geçerek danışanın altta yatan birincil adaptif duygularına (haklı incinmişlik, derin keder, saf üzüntü ve özlem: "Seni çok özlüyorum", "Bana böyle davranılmasına çok kırıldım") ulaşmasına rehberlik eder.
- Aşama 3: "Ben" Diliyle Karşılanmamış İhtiyaçların İfadesi Danışan, ötekinin gözlerinin içine baktığını imgeleyerek "Ben" dilini kullanır ve çocukluğundan veya ilişkiden kalan karşılanmamış ihtiyaçlarını dile getirir ("Senin beni korumana ihtiyacım vardı", "Beni olduğum gibi sevmeni isterdim").
- Aşama 4: Ötekinin Sorumluluğunu Ayrıştırma veya Anlama/Affetme Görsel ve duygusal yüzleşme derinleştikçe danışan, karşı tarafın bencil veya yetersiz tutumlarının sorumluluğunu tamamen ötekine iade eder ("Bu senin yetersizliğindi, benim hatam değildi"). Gerekli durumlarda ötekinin insani sınırlarını ve kendi kısıtlılıklarını idrak ederek onu affeder ya da o kişiye yönelik geçmek bilmeyen kötü duyguların peşini bırakır.
4. Yasın Çözümlenmesi ve Yeni Kendilik Örgütlenmesi
- Kendi Kendini Yatıştırma ve Öz-Şefkat: Boş sandalye diyalogunun sonunda, ihtiyaçları dile getirilen yaralı içsel çocuk parçasına yönelik yetişkin benlik tarafından öz-şefkat ve kendi kendini yatıştırma kapasitesi geliştirilir.
- Anıya Dönüştürme: Bastırılan acı ve öfke adaptif keder duygusuna dönüştükçe, kaybedilen nesneyle olan patolojik bağ çözülür. Kaybedilen kişi zihinde suçluluk duyulmaksızın "geleceği olmayan, sevgi dolu içsel bir anıya" dönüştürülür ve serbest kalan ruhsal enerji yaşama yeniden yatırılır.
3. Komplike (Patolojik) Yas ve Yeniden Yaslandırma Terapisi
- Bitmeyen Yasın Çözümlenmesi: Birey ölümü kabullenmek ile ölen kişiyi diriltme arzusu arasında sıkışıp kaldığında ("bitmeyen yas"), süreç patolojik bir hal alır.
- Bağlantı (Bağlayıcı) Nesneleri ile Çalışma: Yeniden Yaslandırma Terapisi (Regrief Therapy) yaklaşımında, hastanın kaybın acısından kaçınmak için sakladığı ve büyülü anlamlar yüklediği bağlantı nesneleri (ölen kişinin saati, kıyafeti, kaseti vb.) seansa getirtilir. Bu nesnelere yatırılmış olan öfke, suçluluk ve tutunma arzuları adım adım işlenerek kişinin bağımsızlaşması desteklenir.
Şİmdi detaylandırlaım:
Yas sürecindeki psikolojik desteğin 3. adımı olan Komplike (Patolojik) Yas ve Yeniden Yaslandırma Terapisi (Regrief Therapy), doğal seyrinde tamamlanamayıp kilitlenen, dona kalan veya bir ruhsal bozukluğa dönüşen yas süreçlerinin klinikte nasıl ele alındığını açıklar.
1. Komplike (Patolojik) Yas ve "Yas Tutma Hastalığı" Nedir?
Normal bir yas süreci kriz, kabullenme ve uyum evreleriyle genellikle 1 ila 2 yıl içerisinde tamamlanırken; bazı bireyler kayıpla yüzleşemez ve sürecin belirli bir aşamasında saplanıp kalırlar.
- Bitmeyen Yas (Unresolved/Chronic Grief): Birey görünürde ölümün veya kaybın gerçekleştiğini bilir; ancak iç dünyasında sanki bu olay hiç yaşanmamış ya da her an geri dönülecekmiş gibi bir "pazarlık" evresinde asılı kalır.
- Çifte Değerlilik (Ambivalans) Çatışması: Patolojik yasın temelinde, kaybedilen kişiye karşı duyulan sevgi ile örtük öfke/nefret ikilemi yatar. Birey bilinçdışında bir yandan kaybettiği kişiyi "diriltme ve geri getirme" arzusu taşırken, diğer yandan kendisini terk edip gittiği veya incittiği için onu "öldürme/cezalandırma" öfkesi yaşar. Bu iki zıt dürtü arasındaki çatışma bireyi ruhsal bir arafta kilitler.
- Gözden Geçirme Düşleri: Bu vakalarda sıklıkla ölen kişinin gerçek özellikleriyle ortaya çıktığı ikircikli düşler görülür; örneğin rüyada hasta, kaybettiği kişiyi bir yandan yanmakta olan bir arabadan kurtarmaya çalışırken, diğer yandan arabanın kapılarını üzerine kilitler.
- Sağlıksız Özdeşim (In Toto Özdeşim): Birey kendi benliği ile ölen kişinin benliği arasındaki sınırları kaybeder; ölen kişinin hastalık semptomlarını, olumsuz karakter özelliklerini veya suçluluk hislerini tamamen kendi üzerine alarak ("olduğu gibi özdeşim") kronik bir depresyonun içine sürüklenebilir.
2. Bağlantı (Bağlayıcı) Nesneleri (Connecting Objects)
Vamık Volkan tarafından kavramsallaştırılan bağlantı nesnesi (bağlayıcı nesne); patolojik yas yaşayan kişilerin kaybı inkar etmek, acıyı dondurmak ve ölen kişiyle ilişkiyi fantezi düzeyinde sürdürmek için olağanüstü bir büyülü anlam yatırdıkları somut eşyalardır.
- Nesnenin Niteliği: Ölen kişinin saati, giysisi, son dinlediği kaset, bir fotoğrafı, saçı veya ölüm anına tanıklık eden her türlü eşya bağlantı nesnesi olabilir.
- Ruhsal İşlevi: Bağlantı nesnesine hem kaybolan kişinin hem de kalanın kendilik tasarımından parçalar bulaşmıştır. Yas tutan kişi bu nesneyi doğrudan kullanmaz ya da takmaz (örneğin saati tamir ettirip koluna takmaz); ancak onun nerede olduğunu tam olarak bilir ve belirli bir mesafede, gizli bir yerde saklar.
- Dondurulmuş Kontrol: Birey bu nesneye bakarak ya da varlığını bilerek düşsel düzeyde ölen kişiyi "geri getirme" veya onu "yok etme" fantezilerini kontrol altında tutar. Ancak bu büyülü bağ, yasın çözümlenmesini ve bireyin hayata devam etmesini engeller.
3. Yeniden Yaslandırma Terapisi (Regrief Therapy)
Vamık Volkan tarafından geliştirilen Yeniden Yaslandırma Terapisi, genel psikolojik yapıdan ziyade doğrudan kilitlenmiş somut yitime ve saplanma noktasına odaklanan yoğun bir psikoterapi modelidir. Genellikle haftada 3–4 seans sıklıkla yürütülür ve 2 ila 4 ay kadar sürer.
Yeniden Yaslandırma Terapisinin seans odasındaki temel adımları şunlardır:
- Tanısal Değerlendirme ve İz Sürme: Terapist, bireyin geçmiş gelişimsel kayıplarını ve somut yitimi inceleyerek yasın tam olarak hangi noktada kilitlendiğini saptar, sağlıksız özdeşimlerin ve bağlantı nesnesinin izini sürer.
- Kişilerarası Sınırların Ayrıştırılması (De-identification): Terapist, danışanın kaybettiği kişiyle düğüm olmuş bağı çözebilmesi için danışanın kendi duyguları ile ölen kişinin tutum ve söylemlerini birbirinden ayırmasına yardımcı olur.
- Bağlantı Nesnesinin Seansa Getirilmesi ve Yüzleşme: Terapist, danışandan sakladığı bağlantı nesnesini seansa getirmesini ister. Danışan nesneye dokunmaya, onu incelemeye ve zihnine gelen serbest çağrışımları dile getirmeye teşvik edilir.
- Duygusal Fırtınanın Açığa Çıkarılması ve Kapsanması: Bağlantı nesnesiyle temas sağlandığında, yıllardır bastırılan ya da dondurulan yoğun öfke, suçluluk, hüsran, pişmanlık ve keder fırtınası serbest kalır. Terapist eşduyumlu duruşuyla bu ağır duyguları kapsar (kontenyer işlevi) ve danışanın acıyı deneyimlemesine izin verir.
- Nesnenin Gücünü Yitirmesi ve Sonlandırma: Yoğun duygusal deşarjın ardından bağlantı nesnesi üzerindeki büyülü ve narsistik yatırım çözülür; nesne sıradan bir eşyaya dönüşür. Danışan nesneyi artık ister saklar, ister çöpe atar, isterse birine verebilir.
4. Klinik İyileşme ve Yaşama Yeniden Yatırım
Yeniden yaslandırma sürecinin başarısıyla birlikte:
- Ölen kişiye duyulan çifte değerli (öfke ve suçluluk dolu) tutumlar işlenir; ölen kişi zihinde kendilikten ayrışarak "geleceği olmayan, sevgi dolu içsel bir anıya" dönüştürülür.
- Yaslandırma öncesinde bağlantı nesnelerine ve geçmiş fantezilerine gömülmüş olan ruhsal enerji serbest kalır ve birey yeniden geleceğe, ilişkilere ve kendi yaşam amaçlarına yatırım yapmaya başlar.
4. Anıların Yeniden Yapılandırılması ve Yaşama Yeniden Katılım
- Kayıp Öyküsünün Düzenlenmesi: Kişilerarası Psikoterapi (KAP) ve dışavurumcu yöntemlerde; kaybedilen kişiyle olan ilişkinin olumlu ve olumsuz yönlerinin gözden geçirilmesi, fotoğraf albümlerine veya anı eşyalarına bakılması, mezarlık ziyaretleri gibi katarsisi sağlayan ritüeller teşvik edilir.
- İlaç Kullanımına Dair Yaklaşım: Yas sürecindeki yoğun kederli duyguları körelten ve bastıran rutin ilaç kullanımlarının yasın doğal gidişatını bozabileceği vurgulanır; öncelik duyguların dışa vurulması ve işlenmesidir.
Şimdi detaylandıralım:
Yas sürecinin nihai evresini oluşturan Anıların Yeniden Yapılandırılması, Yaşama Katılım ve Terapiyi Sonlandırma (Terminasyon) dinamikleri, bireyin iç dünyasındaki yitimi kabullenerek geçmişin yükünden özgürleşmesini ve geleceğe yönelmesini kapsar.
1. Anıların Yeniden Yapılandırılması ve Belleğin Yeniden Pekiştirilmesi
- Epizodik Belleğin Aktifleşmesi ve Güncellenmesi: Seans odasında kayba dair epizodik anıların (spesifik zaman ve mekanda yaşanmış sahnelerin) güvenli bir terapötik ilişki bağlamında yeniden canlandırılması, nörobiyolojik düzeyde belleğin yeniden pekiştirilmesi (memory reconsolidation) sürecini başlatır.
- Duygusal Anıların Dönüşümü: Kaybedilen kişi düşünüldüğünde zihne üşüşen dehşet, çaresizlik veya suçluluk dolu soğuk ve travmatik görüntüler; terapide işlenen şefkat, haklı öfke ve özlem duygularıyla birleşerek geçmişe ait sevgi dolu, sıcak anı parçacıklarıyla güncellenir.
- Bozulan Öykünün Onarılması: Kayıp olayı fiziksel olarak değişmese de onun zihindeki anlamı radikal biçimde değişir. Birey kendisini çaresiz bir kurban olarak gören "bozulan öyküyü" geride bırakarak, kendi dayanıklılığını ve etkenliğini merkeze alan yeni bir otobiyografik kendilik öyküsü inşa eder.
2. Kaybedilen Kişiyi "Geleceği Olmayan Bir Anıya" Dönüştürmek
- İçselleştirme ve Özdeşim: Yasın başarıyla tamamlanması, kaybedilen ötekini iç dünyada ayrı ve saplantılı bir nesne olarak tutmaya çalışmaktan vazgeçip; onun olumlu niteliklerini, değerlerini ve yaşam mirasını özdeşim (identification) yoluyla kendiliğe katmakla gerçekleşir.
- "Ölene Öldü Diyebilmek": Nesneye duyulan bağımlılık ve fantezi düzeyindeki tutunma çözüldükçe, kaybedilen kişi zihinde "geleceği olmayan, sevgi dolu içsel bir anıya" (psişik eşe) dönüşür. Birey suçluluk hissetmeksizin dış gerçekliği kabul eder ve "ölene öldü" diyebilecek olgunluğa ulaşır.
3. Yaşama ve Yeni İlişkilere Yeniden Katılım
- Ruhsal Enerjinin Serbest Kalması: Kabullenmenin gerçekleşmesiyle birlikte; daha önce inkar savunmalarına, kilitlenmiş yasLandırma süreçlerine veya bağlantı nesnelerine gömülmüş olan ruhsal enerji serbest kalır.
- "Şimdi ve Burada"ya Dönüş: Birey geçmişin melodisine göre hareket etmeyi bırakarak bugünün ritmine ayak uydurur. Öz-yetkinliğini kazanan birey; yeni mesleki amaçlara, yaratıcı çalışmalara ve romantik/sosyal ilişkilere yeniden derinlemesine yatırım yapma kapasitesi (sevebilme ve çalışabilme yetisi) kazanır.
4. Terapiyi Sonlandırma (Terminasyon) Dinamikleri
- Ayrılma Kaygıları ve Sonlandırma Üçüsü: Terapinin sonlandırma evresi (genellikle bitiş tarihi netleştikten sonraki 3 ila 6 aylık dönem), ayrılma ve kayıp dinamiklerinin seans odasında "şimdi ve burada" ilkesiyle çalışıldığı nihai bir yas alanıdır. Hasta bu evrede anksiyete, hiddet ve üzüntüden oluşan "sonlandırma üçüsünü" yoğun olarak yaşantılar.
- İllüzyonların ve Tümgüçlülüğün Kaybı: Sonlandırma sürecinde hasta sadece terapistten ayrılmanın yasını tutmaz; aynı zamanda hem kendisinin hem de terapistin tümgüçlülüğüne (omnipotence) dair beklentilerinden, narsisistik illüzyonlarından ve kusursuz bir iyileşme fantezisinden vazgeçmenin de yasını tutar.
- Gözden Geçirme Düşleri ve İçselleşmiş İyi Nesne: Bitiş yaklaştıkça hastanın zihninde şükran duygularını, özgürleşmeyi ve kazanılan yapıyı yansıtan "gözden geçirme düşleri" belirir. Terapist, hastanın zihninde idealleştirilmiş ya da değersizleştirilmiş bir figür olmaktan çıkarak; tüm olumlu ve olumsuz yönleriyle "iyi, gerçekçi ve kusurlu bir nesne" olarak güvenle sabitlenir. Hasta artık terapisti olmadan da kendi zihinsel işlevselliğini sürdürebilecek ruhsal özerkliğe kavuşur.
Kaynakça
Freud, S. (1917). Mourning and melancholia. In The Standard Edition of the Complete Psychological Works of Sigmund Freud (Vol. 14, pp. 237–258). Hogarth Press.
Greenberg, L. S., & Paivio, S. C. (1997). Working with emotions in psychotherapy. Guilford Press.
Volkan, V. D. (1981). Linking objects and linking phenomena: A study of the forms, symptoms, and therapy of complicated grief. International Universities Press.
Volkan, V. D., & Zintl, E. (1993). Life after loss: The intricacies of grief. Scribner.
Worden, J. W. (2018). Grief counseling and grief therapy: A handbook for the mental health practitioner (5th ed.). Springer Publishing Company.
Psikohelp
Psikohelp Editör Ekibi
Psikohelp ekibi tarafından hazırlanmıştır.
Bu Konu İle İlgili Uzmanlar
Travma Sonrası Stres Bozukluğu konusunda size yardımcı olabilecek uzmanlarımız
Haşim BELTEN
Klinik Psikolog
Zahide BELTEN
Klinik Psikolog
Şenay DERELİ KÜÇÜKARDA
Klinik Psikolog
İlgili Psikolojik Testler
Makalenin konusu ile eşleşen aktif testleri inceleyin.
Yorumlar (0)
Düşüncelerinizi paylaşın ve diğer okuyucularla etkileşime geçin
Yorum Yapın
Henüz yorum yapılmamış
İlk yorumu yapan siz olun!